"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Rasim Özdenören özel sayısı

HECE Dergisi’nin yeni özel sayısı Rasim Özdenören’e (*) ayrıldı: “Yedi Güzel Adamdan Biri - Rasim Özdenören”

Yazıları dışında onu tanıdığınızda, konuşmasıyla bütün karşıt düşünceleri hoşgörüyle ele aldığını, tartıştığını fark edersiniz.
Özel sayının giriş sayfasında yer alan tanıtım saptamaları, bir ustanın özetlenmiş, edebiyat, düşünce ve hayat öyküsünden notlar sayılabilir:
“Usta bir öykücü, usta bir anlatıcı. Sahici bir deneme yazarı. Dert sahibi bir düşünür. Bölünmemiş midir? Bölünmüştür de kendini bütünlemiştir. Yerlidir, sabit kademdir. Zihni, entelektüel yüzü daha ziyade batıya, kalbi daima kıbleye dönüktür: Kâbe’ye. Sohbeti büyütür, çoğaltır insanı. Hayıflandırır öyküsünde yer alamadığınıza, yaşıt olmadığınıza...”
* * *
ÖZEL sayı IX bölümden oluşuyor:
I. Bölüm: Hayatı, Kişiliği, Düşüncesi; II. Bölüm: Öykü, Roman, Oyun; III. Bölüm: Yazı ve Eserlerinin Açısı; IV. Bölüm: Tanıklıklar; V. Bölüm: Mektuplar; VI. Bölüm: Soruşturma; VII. Bölüm: Kaynakça; VIII. Bölüm: Dizin, IX. Bölüm: Albüm.
Rasim Özdenören’in Ben ve Bilincim yazısında, bir yazarın dünya görüşünün edebiyata yansıyışı kadar, edebiyatın, okuduklarının da yaşamını biçimlendirişini okuyoruz:
“Ben bilincimin toplamıyım.
Bilincin parladığı anın zenit noktası, onun ‘Ben kimim!’ sorusuna verdiği cevabın isabet ettiği yerde belirir.
Bilincin kendine hazırladığı tuzağın çoğunca farkına varamaması ilginç bir olaydır.
Bir hayvan da içinde debelendiği tuzağı bilemez. O anda kendisini bilemediği gibi...
Bir yazarın bilinciyse kendinden haberlidir; Hem kendinden hem nesnesinden...
...........
Sartre’a katılıyorum, insan yapıp etmelerinin hasılasıdır. Ama aynı noktada ondan ayrılıyorum da... Çünkü o, şu sorunun cevabını veremiyor: İnsanın yapıp etmelerinin nihaî kaynağı neye, nereye dayanıyor?”
* * *
RASİM ÖZDENÖREN özel sayısında; onun çeşitli yönlerini, çeşitli türdeki eserlerini inceleyen, eleştiren yazarlar, onu bir bütün halinde tanımamızı sağlıyor.
Mehmet Narlı’nın Rasim Özdenören’in Öykülerinde Şehir, benim ilgimi çeken bir yazı.
Necati Mert, Şahin Köktürk’ün yazıları da dikkatle okuduğum yazılar.
Bir yazarın denemeleri, yalnız bu türe değil, yazarın diğer ürünlerine de ışık tutar.
Mustafa Şerif Onaran’ın Rasim Özdenören’in Denemeleri’ni yukarda ileri sürdüğüm gerekçe nedeniyle okumalısınız.
Selâhattin İpek’in Rasim Özdenören Dili yazısı da, anahtar niteliği taşıyan yazılardan biri.
* * *
RASİM ÖZDENÖREN özel sayısı kitaplığımızda bulunması gereken bir toplam.
Sanırım, okurlar onu bu incelemeler, araştırmalar, eleştirmeler ışığında daha iyi tanıyacaklardır.

(*) Yedi Güzel Adamdan Biri - Rasim Özdenören, Hece, Özel Sayı: 21, Ocak 2011.

X