Gündem Haberleri

    Ramazan günleri kardeş sofralarımız epey boşalır

    Hürriyet Haber
    27.03.2005 - 01:25 | Son Güncelleme:

    Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın Büyük Üstadı Kaya Paşakay, ramazanda ‘kardeş sofrası’nda çok az kişi olduğunu söyledi. Kimi mason da iftarını açıp sofraya geliyor. Büyük Üstad, ateistlerin asla mason olamayacağını anlattı. Masonluğa giren, üç kutsal kitaptan biri üzerine elini koyarak yemin ediyor.

    Masonlar için genellikle dindar değildir derler. Üyeler arasında dini vecibelerini yerine getirenlerin oranı, sayısı nedir? Mesela beş vakit namazını kılanlar, pazarları düzenli olarak ayine gidenler veya diğerleri.

    Şöyle bir örnek vereyim. Ramazanda bizim kardeş sofrası dediğimiz sofralar büyük ölçüde boşalır. Kimse kimsenin ne yaptığını bilmez ama yemeğe kalmadan gider kardeşler. Bunun haricinde iftarını açar, ondan sonra gelir. Kimi Musevi kardeşler, cuma günü çalışan localara üye olmamayı tercih ederler. Şabat başladıktan sonra bazı şeyler yapmamak için. Bunlar benim gözlemlerimle tespit ettiklerim, yani ne bir istatistik var ne de bir ölçüm. Masonlar dini vecibelerine son derece bağlı kişilerdir.

    CENAZE TÖRENİMİZ FARKLI

    Masonlar cenaze namazı kılarlar mı?

    Her mason, ait olduğu dinin icaplarına göre sünnet veya vaftiz edilir, evlenir ve zamanı geldiğinde cenazesi kaldırılır.

    Masonlar mezar başında özel bir tören yapıyor. El ele tutuşuyor. Bunun gizli bir anlamı mı var?

    Buna tören demek yanlış olur. Cenaze toprağa verildikten ve tüm dinsel dualar okunduktan sonra, masonlar zincirlerinden bir halkanın koptuğunu simgelemek üzere, mezarın etrafında el ele tutuşarak daire oluştururlar, ölen kardeşin bulunması gereken yerde zincir kopuktur. İkinci harekette, hayatın devam ettiğini, hiçbir şeyin ölmediğini simgelemek üzere de, açık kalmış zincirin iki tarafındaki eller birleştirilerek zincir kapatılır. Bu hareketin folklorik değeri vardır, ritüellerde yeri yoktur ve yalnızca Akdeniz ülkeleri masonluklarında uygulanır. Anglosakson ve Kuzey Avrupa masonluklarında bu gelenek yoktur.

    3 kitaptan biri üzerine yemin ederek başlarız

    Dünyada ülke adını kullanmayan tek locasınız. Niye Türkiye sözcüğünü kullanmıyorsunuz?

    Doğru, bu tek bizde olan bir durum. Alt kimlikle masonluk yapıyoruz. ‘Hür ve Kabul Edilmişler’ alt kimliğiyle. Büyük Üstad, Romanya’nın da fahri Büyük Üstad’ıdır. Çok kısa bir süre önce kurulmuştur Romanya Locası, ancak Romanya Milli Locası diye anılır.

    Peki Türkiye adını almak için bir başvuruda bulundunuz mu?

    Büyük Üstad:
    Buna dair çalışmalar yapılıyor.

    Ahmet Örs: Ben bu konuda pek umutlu değilim.

    Büyük Üstad: Ahmet Üstadımız dedi ki, umutsuzum. Umutsuz da, ümitvar da olsak, masonları, kökü dışarıda ithamından arındırmak, temize çıkmak için başvuruda bulunmamız gerektiğine inanıyorum. Biz başvuralım da, onlar reddetsinler.

    Onu ne zaman yapacaksınız?

    Çalışmalar sürüyor. Aslında Türkiye sözünü kullanmayı çok istiyoruz. Her ülkenin masonluğu millidir. Ulusal bir kimliği vardır. Her ülkenin masonluğu eşit düzeyde birbirleriyle çalışırlar. Kimse kimseye bağımlı değil, her ülkenin masonluğu hür irade ve kararlarıyla kendi egemenliğini ortaya koyar. Ancak esas unsur, o masonluğun az önce ifade ettiğim ‘Anderson kuralları’na uygun olması keyfiyeti var.

    Nedir o kurallar?

    Buna ‘intizam kuralları’ diyoruz. 9 maddelik kurallar zinciri, bunu düzenliyor. Bir numaralı kural; Allah’a ve ruhun ölmezliğine inanmaktır. İkinci önemli kural; tüm loca çalışmalarının, locaya girerken edilen yeminlerin ‘yemin kürsüsü’ üzerinde açık duran 3 kutsal kitap üzerine el basarak yapılmasıdır. Biz bu inanç şartını taşımayan kimseyi asla içimize almıyoruz.

    ATEİSTLER KAPIMIZIN ÖNÜNDEN BİLE GEÇEMEZ

    Ateistler mason olamaz mı?

    Ateistler katiyen kapımızın önünden bile geçemezler. Putperest de buraya giremez. Şart olan semavi dinlere inanmaktır.

    Ya Budistler?

    1989’dan sonra intizam beyannamesine bir ek yapıldı ve ‘Tüm Dünya Düzenli Masonluğu’ kendi hür iradesiyle bunu kabul etti. Kitabı olan Uzakdoğu din ve felsefesine inanan kişiler de, tek Tanrı’yı barındıran inanışları benimsemiş kişiler de kabul görüyor. Yani Budistler giriyor.

    Bizim özel bir yeminimiz var

    Diğer milli değerleriniz neler?

    Size çok önemli bir ilkemizden söz edeceğim. Bizim, dünya masonları haricinde sadece Türk masonluğuna özgü bir vecibemiz var; bu çok dikkat çekicidir. Sadece Türk masonluğunda vardır ve başka hiçbir yerde bulunan bir vecibe değildir. Bu da mason olan her Türk’ün toplumdaki cehaletle ve taassupla savaşma borcudur. Yani taassupla ve cehaletle mücadele edeceğimize yemin ederiz. Bu, yurduna ve ailesine bağlı kalacağıdır. Bunlar bizdeki karakteristik vecibelerdendir.

    Alkollü birader masada masonik sırları açıklıyor

    TÜRK
    masonluk tarihinde 1962’de İstanbul Büyükada Anadolu Kulübü’nde yaşanan bir olayın özel yeri var. O yılın yaz aylarında ‘Sadık Dostlar ve Müsavat Locası’nın kardeşleri, eşleriyle bir akşam yemeği düzenlerler. Bu yemek sırasında kardeşlerden biri içkiyi kaçırınca locanın sırlarını masadaki herkese anlatmaya başlar.

    Aslında masada yabancı yoktur. Ama kurallara göre, loca sırlarının ‘hemşirelere’ yani eşlere bile anlatılması yasaktır. Daha da vahimi, içkiyi kaçırıp konuşmaya başlayan kişinin ‘Üstadı Muhterem’ olmasıdır. Söyledikleri yan masalardan da işitilmiştir.

    Bu olay Türk masonluk tarihine, ‘sırların ifşa edilmesi’ ile ilgili ‘ilk rezalet’ olarak geçecektir. Nitekim konu Büyük Daimi Heyet’in 27 Ekim 1962’deki toplantısına getirilecek ve bundan böyle ‘abartılı hareketler yapan kardeşlerin’ takip edilmesi kararı alınacaktır.

    Büyükada Anadolu Kulübü’nde masonik sırları açıklayan bu ‘Üstadı Muhterem’ kimdi?

    Daha sonra yapılan toplantıların kayıtlarına, bu kişinin ünlü felsefeci Orhan Hançerlioğlu olduğu şeklinde kayıt düşüldü.

    (Bkz: Türkiye’de Masonluk Tarihi-Celil Layiktez, Cilt 2)



    Toplantı ‘Atatürk’ adıyla açılır

    Diğer önemli maddeler neler?

    Örnek bir vatandaş , iyi bir aile babası olacak veya buna benzer özellikler. Temel vecibelerimiz bunlar, masonluk millidir.

    Yerleşmiş inanca göre Masonlarda milli ve dini duygular gelişmemiştir sanılır.

    Doğru değil. Masonların evrensel değerleri vardır. Ama genel, evrensel değerlerin yanında çok önemli bir değer daha vardır. Bu da vatanına sahip çıkmaktır. Bütün temel toplantılarımızda Türkiye Cumhurbaşkanı’nın, Atatürk’ün daima adı anılarak toplantı açılır. Buna karşı olmak, bunları benimsememek, ateist olmaktan daha büyük bir sorun yaratacaktır.

    Yabancı ülke locası için mason pasaportu

    Peki bir Türk mason, örneğin Fransa’ya gittiğinde ne olur?

    Türk mason Fransa’ya gittiğinde, bizim tanıştığımız Fransa Milli Büyük Locası’nın toplantısına aynen Türkiye Büyük Locası toplantılarına girermiş gibi girer, büyük bir sevgi ve saygıyla karşılanır, hatta lisan bilmese bile yardım edilir. Tabii buradan aldığı mason pasaportuyla.

    Nasıl bir kimlik bu?

    Fotoğrafı olan, kişiyi tanıtma amaçlı, üyesi olduğu locadan alınmış, belirli süresi olan bir kimliktir.

    İçerideki törenleri anlatmayacağımıza yemin ederiz

    Şimdi biraz ritüellerine girelim mi masonluğun? Çok merak edilen taraflarından birisi de bu gizli seremoniler ve masonlukla ilgili o imajın oluşmasında önemli rolü olan ritüeller. Özellikle giriş için, bunlar hálá devam ediyor mu?

    Her topluluğun kendi içinde belirlediği gelenekleri vardır ve biz de bunu kendi belirlediğimiz şekillerde devam ettiriyoruz. Hepsi bunların sembolik ifadeleri olan şeylerdir. İşin doğrusu şudur: Girişte yapılan ritüeller vardır, bunlara dair bilgiyi her yerden bulabilirsiniz ancak bizler buraya geldikten ve üye olduktan sonra bunları dışarıda konuşmayacağımıza dair yemin ederiz.

    Pergel, gönye ne anlama geliyor? Gizli anlamları mı var?

    Pergel, gönye, çekiç, yontulmuş ve yontulmamış taş vesaire gibi sembolik ifadeler barındıran şekiller vardır. Bunların basit anlamları olduğu gibi mesela, çekiç gücü temsil eder veya buna benzer, özel anlamları da vardır ki bunların ne olduklarına dair konuşmayacağımıza da yemin ederiz. Derecelerimizle ilgili birtakım işaretlerin ne olduğunu, hangi anlama geldiğini anlatamayız.

    El sıkışırken mason kendini tanıtır mı

    Masonlar el sıkışırken bir parmağıyla birbirlerine dokunurlarmış. Bu doğru mu? Her el sıkışınızda bunu yapar mısınız?

    Doğru tabii. Birbirlerine haber verirler ve eşit seviyede olduklarını belirtirler. Masonlukta bir hiyerarşi mevcuttur. Belirli bir sevgi saygı değerlerine dayanan, belirli bazı aşamalara sahiptir. Bu hareketi de en basitinden ve hissettiğinde yapar. Günlük hayatta da o şekilde tokalaşmayız zaten. Belirli yerlerde bu olacaktır ki, onu da kimsenin anlamayacağı bir şekilde yaparız. Zira ben kişisel olarak mason olduğumu herkese açıklama hakkına sahibim, ancak bir başka kardeşimin mason olduğunu açıklama hakkına sahip değilim. Onu anlama hakkına da sahibim, yani o bana bir şey hissettirir ve ben de hissedersem, bunu kendisine belli ederim. Olay tamamen budur.

    Sizi yoklamak, aldatmak isteyen olur mu?

    Bazen bizi denemek için bu hareketi de yaparlar, ona da dikkat etmemiz gerekir.

    Aileleri bilirler mi?

    Eşi, anne-babası, çocukları bilirler, ancak diğer bireylere açıklamak zorunda değillerdir. Zaten temel prensiplerden birisi de açık toplantılar diye ifade ettiğimiz toplantılara eşini getirmektir.

    Masonluk temelinde Mevlana düsturu

    Masonluk genellikle Hıristiyan kökenli bir dayanışma biçimi olarak resmediliyor. Nitekim son dönem okuduğumuz pek çok kitapta Hıristiyan kökenli olarak tanımlanıyor veya ifade ediliyor.

    Fikri masonluk, 1717’de Londra’da bir araya gelen dört locanın girişimiyle Londra Büyük Locası’nı kurarak başlamış. Ancak masonluğun fikri ve felsefi temelleri tamamen Anadolumuzdan gelen, ki onlar şöyle derler ‘ışık Doğu’dan gelir’, Batı için Doğu bizim Anadolu topraklarıdır. Dolayısıyla bizim Anadolumuzun düşünürleri başta Mevláná olmak üzere, Yunus Emre olmak üzere, Hacı Bektaş-ı Veli olmak üzere onların bu insan sevgisi, tolerans, şefkat, yardımlaşma, hoşgörü düşünceleri masonluğun temelini teşkil eder. ‘Ne olursan ol gel’ düsturu Mevláná’nın en bilinen sözüdür ve masonluğun evrensel motifi de budur. İngilizler bu esinlenmeyle bu işi sistematize etmişlerdir. Biz sonra bunu tekrar ithal etmişiz. Temelinde kendilerinin de ifade ettiği gibi ‘ışık Doğu’dan gelir’ sözü doğrultusunda, anafikir bu topraklarda yeşermiştir.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı