« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Ralli pilotluğunun en zor tarafı sevdiklerinden uzakta kalmak

Finli ralli pilotu Mikko Hirvonen, dünya şampiyonluğunun eşiğinde. 2011 sezonunun bitimine iki yarış kala Fransız Loeb’ün yedi yıllık hegemonyasına son vermek üzere. Hirvonen ile İngiltere’de Castrol Edge’in düzenlediği özel etkinlikte bir araya geldik. Yan koltuğunda ustalığına şahitlik ederken bu yılki büyük çekişmenin sırlarını da sorduk

Alp ULAGAY
SON GÜNCELLEME

- Bu yıl Dünya Ralli Şampiyonası’nda müthiş bir çekişme var. Bunun sebebi nedir?
- Geçen yıl Loeb’ün arkasından sezonu ikinci bitirmiştim. Bu yıl sezonun bitimine iki yarış kala puan puanayız Loeb’le. Sanki sezon baştan başlıyor. Benim, Loeb’ün hatta Ogier’nin şansları eşit. Bunun sebebine gelince; bu sezon başında Dünya Otomobil Federasyonu FIA’nın elektronik kontrolleri kaldırması otomobiller arasındaki farkları azalttı. İş daha çok pilotların becerisine kaldı.
- Bu sezonun dönüm noktası olarak eylüldeki Avustralya Rallisi’ni sayabilir miyiz?
- Avustralya Rallisi’ni kazandım ama o yarış sadece benim değil, Ford takımı olarak dünya şampiyonasında iddialı hale gelmesini sağladı.
- Dünya Şampiyonası’nda bir sezon Avrupa, Amerika, Asya arasında seyahat ederek geçiyor. İkametiniz İsviçre’de ama hayata nasıl geçiyor?
- Bu kadar yoğun bir takvimde ülkem Finlandiya’da bulunmaya gayret ediyorum. Ama bu pek de mümkün değil. Çünkü o kadar çok seyahat ediyorum ki! Örneğin bu yıl yaklaşık 240 günü ralli ve antrenmanlar için seyahat ederek geçirmiş olacağım. Bu yüzden arada kalan her boşlukta Finlandiya’ya gitmeye çalışıyorum. Örneğin sezonumuz aralıkta bitiyor diğeri ocakta başlıyor. Neredeyse hiç boşluğumuz yok. Tatil imkanım varsa hemen Finlandiya’ya gidiyorum.
- Ralli pilotluğu yıllardır işiniz. Bu işin en zor tarafı nedir?
- İşimi çok seviyorum ama ralli pilotluğunun en zor tarafı sürekli seyahat edip sevdiklerimden uzakta kalmak. Dört ve altı yaşlarındaki iki oğlumu seyrek görebiliyorum. Ama çok ufak yaştan beri buna alışıklar.
- Takımınız Abu Dhabi Ford’un merkezi İngiltere’de. Merkeze sık gitmeniz gerekiyor mu?
- Pek sık değil. Zaten teknisyenlerimiz yıl boyunca bizimle birlikte. Bir sorun olduğunda hep yanı başımızdalar. Bu sebeple M Sport’un merkezine yılda 3-4 hafta gidiyorum.
- Birkaç yıldır dünya şampiyonluğunu kovalıyorsunuz ve 31 yaşına da geldiniz. Sizce bir rallici kaç yaşında zirveye çıkar?
- Bir rallicinin zirvede olduğu yaşlar 25-35. Ama bugün takım arkadaşım Latvala gibi pilotluğa çok genç başlayıp daha erken yaşta tercübe edinenler de var. Öte yandan Loeb’e bakın! 37 yaşına geldi va hâlâ zirvede. Demek ki kesin ölçütler yok zirve yaşı için.
- Önceki sezonlarda Türkiye Rallisi’nde de yarıştınız. Neler hatırlıyorsunuz Türkiye’ye dair?
- Türkiye Rallisi’nde ilk yapıldığı 2003’te de yarışmıştım. O zaman ralli Antalya civarında yapılıyordu. Antalya’da üç kez yarıştım. Geçen yıl ralli İstanbul’a taşındı. Bence Antalya, ralli parkuru olarak çok daha çekiciydi. Türkiye tekrar WRC takvimine gelirse İstanbul yerine Antalya’yı tercih etmelisiniz. Ayrıca İstanbul gibi büyük şehirlerde ralliye seyirci çekmeniz de çok daha zor. Antalya’daki rallilerde çok daha fazla seyirci olduğunu hatırlıyorum.

HIRVONEN’LE SÜRÜŞ KEYFİ

İngiltere’nin Cumbria bölgesinde Castrol Edge’in etkinliğinde Mikko Hirvonen’le sürüş yapma imkanı da buldum. Otomobili trafikte son derece sakin kullanan, hız yapmaktan sakınan benim gibi biri için çok sıradışı bir deneyimdi. Tüm güvenlik önlemleri alınmış şekilde Ford Fiesta WRC’nin kopilot koltuğuna kuruldum. “Kahve ikram edecek misiniz?” soruma, “Ne istersen ikram ederim”diye esprili bir yanıt aldım. Sonra ormanlık arazideki 1.5 kilometrelik toprak parkurda Hirvonen’in ustalığını en yakından gördüm.  “Yoldan çıktık” dediğim anlarda tabii ki virajı aldı ve “Vay vay” nidalarım arasında parkuru bitirdi.

AİLECE RALLİ DÜNYASINDAYIZ

Finlandiya’da ralli çok geleneksel bir spor dalı. Biliyorsunuz futbolda pek bir varlığımız yok. Buz hokeyinde küçük nüfusumuza karşın ABD ve Rusya gibi devlere kafa tutabiliyoruz. Ama çok iyi ralli pilotları yetiştiriyoruz. Biz de ailece ralli dünyasının içindeyiz. Babam Finlandiya Şampiyonası’nda yarışmış bir ralliciydi. Benim de ilk sürücülük yıllarımda kopilotluğumu kız kardeşim yapmıştı. Bir dönem de kopilotum kuzenimdi.

OMUZLAR İÇİN BOKS İDEAL

Bu spor müthiş bir fizik kondisyon gerektiriyor. Örneğin boks yapıyorum.  Boks omuzları çalıştırmak için harika bir spor. Ayrıca durgun suda kano kayak yapıyorum. Motosiklete biniyorum. Buz hokeyi oynuyorum.

BÜYÜK ÇEKİŞME VAR

2011 Dünya Ralli Şampiyonası’nda büyük bir çekişme var. Son yedi yılın şampiyonu Fransız Sebastien Loeb son iki yarışı bitiremeyince üç sürücü kafa kafaya geldi. Hirvonen son iki yarışta 40 puan alıp Loeb’ü yakaladı. Son iki yarış öncesi Loeb’ün ve Hirvonen’in 196 ve diğer Fransız Ogier’nin 193 puanı var.


Bunları da Beğenebilirsiniz