"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Rakibimiz Fazilet'tir

Ertuğrul ÖZKÖK

Başbakan Bülent Ecevit, önceki gün bir sohbette kendisine sorulan bir soruya ilginç bir cevap veriyor.

Soru şu:

‘‘18 Nisan seçiminde rakibiniz kimdir?’’

NEDEN FAZİLET

Ecevit bu soruya şu cevabı veriyor:

‘‘Rakibimiz Fazilet Partisi'dir.’’

Bu sözler ne anlama geliyor?

Ecevit, en büyük parti olarak Fazilet'i mi görüyor?

Yoksa ANAP ve DYP'den çok Fazilet'e karşı bir kampanya yürüteceğini mi gösteriyor?

Bir üçüncü ihtimal daha var.

Ecevit, oy alabileceği en verimli alan olarak Fazilet'in tabanını görüyor.

Bana göre, Ecevit'in sözlerinin en geçerli nedeni bu üçüncü ihtimal.

Çünkü DSP, bugüne kadar yürüttüğü politikalarla Fazilet'in tabanına çok ters düşmedi.

Belki bu sözler bazılarına çok ters gelebilir.

Çünkü sekiz yıllık eğitimin en ağır yükünü DSP'li Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay yüklendi.

Uluğbay ayrıca türban olayında tavizsiz davrandı.

Ecevit, hükümeti kurmakla ilk görevlendirilişinde ‘‘Fazilet'e gitmem’’ diyerek açık bir tavır koydu.

Bütün bunları yapan bir siyasetçi, şimdi Fazilet'in tabanından ne bekleyebilir?

Benim cevabım şu:

Çok şey...

Her şeyden önce bu taban, bir siyasetçi için en verimli demografik kesimi oluşturuyor.

Bu kesim, merkezdeki öteki partilerin içinde bulunduğu duruma tepki gösteren bir özelliğe sahip.

Ayrıca Mercedes araba kullanmamak, VİP salonlarına girmemek, düğünlere katılmamak da bu kesimin takdir ettiği popülist davranış biçimleri.

İKİNCİ ADRES

Bu açılardan bakıldığında, Fazilet'ten sonra DSP'yi ikinci adres olarak görmelerini sağlamak mümkün olabilir.

Ecevit, 12 Eylül'den önce de, sonra da kendi çizgisini çok iyi korumuş siyasetçilerden birisi.

Kırk yılı aşkın siyasi hayatı boyunca, üzerine konmuş tek leke, toz yok.

Üstelik bütün o popüler davranışları yaparkan ‘‘Yapmacık’’ olmuyor.

O nedenle öyle davranışlar, üzerinde iğreti biçimde durmuyor.

İşte bu nedenle DSP'nin önümüzdeki seçimde Fazilet'in kendi bahçesi olarak gördüğü bu nüfus kesimi üzerinde etkili olması şaşırtıcı olmayacak.

ÇİLLER FAKTÖRÜ

Ecevit, Fazilet'le görüşmedi. Ama Fazilet'e oy veren kesimlere ters düşecek davranışlar içine de girmedi.

Bu arada askerlere rağmen Fethullah Hoca'yı savundu.

En sert çıkışlara karşı bile direndi.

Belki de bütün bunlardan dolayı, ‘‘Rakibim Fazilet'tir’’ diyerek, seçimde etkilemeye çalışacağı kesimi işaret ediyor.

Tabii o kesim üzerinde çalışan bir parti daha var.

DYP lideri Tansu Çiller de gözlerini aynı kesime dikmiş durumda.

Ve bazılarına göre Çiller, o kesimden dikkate alınacak ölçüde oy koparıyor.

Bunu seçimde göreceğiz.

Ama benim tahminim, o kesimin Çiller'den çok Ecevit'e daha sıcak bakacağı yolundadır.

Çünkü Ecevit sadece söylemi değil, aynı zamanda davranış biçimleri ile de o kesime daha yakın bir konumdadır.

MERKEZDE YUMUŞAMA

Önceki akşam Ecevit'e yakın bir kişiyle sohbet ederken DSP'nin seçim kampanyasını pozitif mesajlar üzerine kuracağını öğreniyorum.

Daha önce ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz da bize, pozitif kampanya yapacaklarını söylemişti.

Bu durumda azınlık hükümetinin iki ayağı seçim stratejisini olumlu mesajlar üzerine kuracak.

Bu durumda DYP'nin negatif kampanya yapması nasıl bir sonuç verir?

Bunu da birlikte göreceğiz.

Ama Ecevit seçime dört ay kala çok önemli bir işi başardı. Merkezin üç partisini ortak bir platformda buluşturarak ortamı yumuşattı ve seçim sonrası için de iyi bir iklim hazırladı.

Bunun yararını seçimden sonra görebiliriz.



X