"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Rakı satışları neden düşüyor

<B>TEKEL’</B>in eski içki özellikle de ‘rakı’ uzmanı bir mensubu ile konuşurken bize ilginç bilgiler veriyor:

Rakı üreten üç firma var; (Yeni Rakı, Tekirdağ; Efe ve Burgaz) bunların üretimi ile rakı satışlarının oranı nedir?

- Son beş yılda 70 milyon litreden 45 milyon litreye düştü... En büyük darbe 17 Ağustos depreminden sonra oldu; şimdiki hükümetin vergi oranlarıyla rakı tüketimini iyice düşüyor... Sanırım Tekel’in özelleştirmesinden bu yana rakıdaki düşüş oranı %28’leri buluyor. Devlet, satışlar düşerken vergi gelirlerini aynı oranda tutmak istiyor.

En çok satılan ‘Marmara’ şarabının fiyatı ne oldu?

- Şişesi 3.5 milyondu, son ÖTV artışı ile 6 milyona çıktı. Ama rakı tüketimi yanında şarap tüketimi yukarıya doğru bir ivme kazandı. Ancak yeni bir durum ortaya çıktı, bu zamlar karşısında üretici şarabını satamazsa üzüm ürecileri ne yapacak? Bu pazar dengesi çok önemli; artık üzümcü de kalitesine dikkat edecek. Bir yıldan beri Tekel’in güvencesi yok.

Almanya’da ‘Ak Rakı’yı çıkartan mühendis Nasuh Demir, Almanya’da olduğu gibi Tekel özelleştirmeyi yaparken ‘alkol üretim tekeli’ni elinde tutması gerektiği görüşünde... Türkiye’de de böyle bir ‘alkol tekel’i olsaydı, üreticiler de alkolü buradan alsalardı, ‘kayıtdışılık’ önemli ölçüde kontrol altına alınmış olmaz mıydı?

- Nedense geçen iktidar farklı uygulama yaptı. Özelleştirmede, entegre tesis şartı getirildi; bununla herkes alkolünü üretmesi gerekiyor. Ney’in zaten Tekel’den kalan alkol üretimi vardı; Efe ve Burgaz da kurdular. Örneğin, ‘Yeni Rakı’yı hariç tutarsak, öteki markaların kalitelerini biraz daha düzeltmeleri gerekiyor. En önemlisi üzüm alkolünü iyi yapmaktır, yoksa rakı üretmek değil...

Bunların nedeni ‘ideolojik zam’dır

AKP
hükümeti işbaşına geldikten sonra ilk işi Tekel’in içki bölümünü özelleştirmek oldu. Belki ‘günah’ işlemekten korkmuşlardır. Buna karşın bir yolunu bulup rakı, şarap ve biraya sismematik olarak zam yapmaya başladılar. Sahte rakının bir yerde sorumlusu bu iktidar değil midir? Bu zamlar karşısında üçkağıtçılar piyasaya sahtesini çıkarttılar ve canların gitmesine yol açtılar.

Bu iktidar ‘üzüm’ü sevmiyor. Tekirdağ ve Şarköy’de bu yıl özelleştirilen Tekel yeterince alım yapmadı; üzüm bağlarda kaldı, üretici ağladı sızladı. Bu kafa ile gidilirse bağların söküldüğünü görürsek kimse şaşmasın.

AKP artık kendini mutlu sayabilir. Aynı geçmişte Büyükşehir’in lokallerinde içkiyi yasaklaması gibi...

E.Ö.-TEKİRDAĞ

İÇME VERGİSİ

SAHTE rakının nedeni yalnızca ‘kayıtdışılık’ değil, rakıya ve şaraba yapılan ‘ideolojik zam’dır. Sahte rakıdan ölenlerin vebali başta Başbakan ve Maliye Bakanı’nın üzerine olmaz mı?

İktidar, sadece satışlardan değil ‘içenlerden’ de vergi almalıdır!

S.SAN

Taklit edilemez ‘hologram’da var

ANKARA İl Tarım Müdürü’nün ifade ettiği gibi sahte rakıyı ayırt etmek imkansız hale gelmiştir.

Sahte rakıda sorunun giderilmesinin tek yolu denetimdir. Fakat etkin bir denetimin ne Tarım Bakanlığı, ne Sağlık Bakanlığı ve belediye yetkilileri tarafından sağlanması mümkün değildir.

Günümüz teknolojisinde artık özel birkaç hologram ürünü hariç diğerlerinin benzerlerini yapmak son derece kolay hale gelmiştir.

Yeni T.C. pasaportlarında kullanılacak Hologram Industries firmasının DID özelliğini de içeren Hologram ürünü bu problemi tamamı ile ortadan kaldırabilir. Bu ürünün özelliği kırmızı renkte görünen bir yazı ya da imajın 90 derece döndürüldüğünde yeşile dönüşmesidir. Bu özellikle ürünü dünyada bir tek Hologram Industries firması son derece ileri ve taklit edilemez bir teknoloji ile Avrupa Merkez Bankası güvenlik standratlarında üretmektedir. Böylece kontrol edilmesi son derece kolay olan bu özellikle vatandaşın kendisi bile alkol almadan önce kendi denetimini yapma şansına kavuşabilir.

Ülkemizin en büyük problemi olan ‘yapmak için yapmak’ hastalığından kurtulması ve ‘Hologram kullandım’ deyip geçiştirmek yerine aynı masraflarla gerçek güvenlik sağlayan teknolojileri kullanmalıyız.

Kanaat ÖZTEKİN-Acıbadem-İSTANBUL

Övmek serbest eleştirmek yasak

CUMHURİYET’
ten Hikmet Çetinkaya, 1975’den beri Fethullah Gülen’i izliyor ve yazıyor. Çetinkaya, bir dönem Gülen’in yakın arkadaşı olan Nurettin Veren’le yaptığı söyleşiyi ‘Fethullaçılarla iç hesaplaşma’ başlıklı yazı dizisiyle yayınlamaya başlamıştı. İstanbul Milletvekili Emin Şirin’in de ‘Gülen’in komplo teorilerini’ ve Veren’in iddialarını Meclis gündemine taşıdığı soru önergesinin de yeraldığı yazı dizisi, dün 3. gününde mahkeme kararınca yasaklandı. Üsküdar 5. Asliye Hukuk Yargıcı Mustafa Cahit Mergin’in, Gülen’in avukatının başvurusu üzerine ‘kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle aldığı ihtiyatı tedbir kararı üzerine Çetinkaya Gülen’i övmek ve propagandasını yapmak serbest, eleştirmek ve sorgulamak yasak’ diye tepki gösterdi.

AB, Asi Nehri’ni sakın görmesin

ASİ
Nehirindeki kirlilik artarak sürüyor. Şehrin kanalizasyonu hala nehire akıtılıyor. Eski Tabakhane’nin olduğu yerde atık derilerin döküldüğünü, kimyevi maddelerin kanalizasyon sistemiyle akıtıldığını gördüm. Bu yüzden Asi nehrinin kokusuna dayanılmıyor. Antakya merkezde arıtma ünitesi faaliyete geçirilmediği için, toplanan para heba oldu. Asi’nin balıklarını artık yiyemiyoruz.

Nehre çöp dükülüyor, lastik atılıyor, hayvan otlatılıyor. 70’li yıllarda yüzerdik burada, yazık!

Mesaj panosu

ZEYTİNBURNU
Merkezefendi, Güney Yanyol Sokağı’nda bulunan Zeytinburnu Belediyesi’nce kullanılan çöplük arazi çevreye mikrop saçıyor. Zeytinburnu belediyesi, şikayetleri ‘çöp toplama istasyonu’ ve ‘aktarma merkezi’ gibi kandırıcı isimler karşılığında savuşturuyor. Halkın sağlığıyla ilgili görevini ihmal ve suistimal ederken, İl Çevre Müdürlüğü de bir şey yapamaması da çok hazindir.

Prof. Sabri TÜMER

BEŞİKTAŞ’
tan Mustafa Doğan, Serencebey Yokuşu’ndaki Fırat İşhanı’nın 6.katında teras kısmında kaçak çatı ve üst kat kaplama inşaatının sürdüğünü bizim gibi belediyeye de ihbar etmiş. Belediye Başkanı İsmail Ünal dün aradı, ‘O yerden haberdar olduğumuzda (dün) yıktık’ dedi.

ODTÜ Mezunları Derneği bünyesinde kurulan Büyük Orta Doğu Projesi Çalışma Grubu’nun, 5 Mart Cumartesi günü 13.00’teki ‘Tarihsel Perspektifte BOP’ söyleşisinin konuşmacısı; Prof. İlber Ortaylı. Yer; Ankara ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Salonu; 0312-286 79 79
X