Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Rakı için seferberlik...

    A.A
    15.10.2007 - 11:22 | Son Güncelleme:

    Alkollü ürünlerdeki vergileme ve Tütün Fonu, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında sorun olmaya devam ediyor.

    AB'nin tam üyelik müzakerelerinde vergileme faslının açılmasının ön koşulu olarak Türkiye'nin önüne getirdiği, alkollü ürünlere alkol derecesine göre vergi ve Tütün Fonu için ekonomi yönetimi de arayışlarını sürdürüyor.

    Maliye Bakanlığı, alkollü ürünlerden alınan özel tüketim vergisi konusunda sektör temsilcileriyle bir toplantı yapmaya hazırlanıyor. Toplantıda firmaların vergileme rejimiyle ilgili görüş ve önerileri alınacak. Daha sonra AB'nin talepleri de dikkate alınarak, orta bir yol bulunmaya çalışılacak.

    Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da, İzmir Ticaret Odası'nın kendisini ziyareti sırasında, aynı zamanda Efe Rakıyı üreten ELDA A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş'a, alkollü ürünlerdeki vergileme rejimini, sektörün de görüşünü alarak belirleyeceklerini söylemişti. Unakıtan, 'Bütün bunları beraberce gözden geçirelim. AB ile müzakerelerde, alkollü ürünlerdeki ÖTV konusunda kavga edip duruyoruz. AB, alkol oranı yükseldikçe verginin yükselmesini, alkol oranı düştükçe verginin azalmasını istiyor. Ama burada da rakı sorun oluyor. (Rakı bizim milli içkimiz) diyoruz ama onlar, bu konuda oldukça ısrarlı. Biz, burada sektörle birlikte hareket edeceğiz. Siz de bizim yanımızda olacaksınız” demişti.

    2008'DE DÜZENLEME TAAHHÜDÜ

    Bu arada Tütün Fonunun kaldırılmasına sıcak bakmayan Türkiye, AB'ye, alkollü içkilerle ilgili yeni bir düzenleme sözü verdi.
    AB Uyum Programında, alkol ve alkollü içkilerde vergileme ölçüleri ve oranı konusunda gelecek yıl yeni bir düzenlemeye gidileceği taahhüdünde bulunuldu. Bu düzenlemenin ÖTV oranlarında değişiklik yapılmasına ilişkin bir Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulamaya konulacağı da belirtildi.
    Maliye Bakanlığı yetkilileri, bu düzenlemenin, AB'nin yüksel alkol derecesi nedeniyle vergi artışı istediği rakıya dokunmadan, diğer alkollü ürünlerin ÖTV'sinde bir miktar indirim şeklinde gerçekleştirilebileceğini ifade etti.

    ÜST KURUL DA DEVREYE GİRİYOR

    Öte yandan Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu da (TAPDK), Tütün Fonu ve alkollü içkilerdeki vergi düzenlemeleri için devreye giriyor.

    TAPDK Başkanı Kazım Çalışkan, Türk tütüncülüğünün Tekel'in özelleşme çalışmaları nedeniyle dönüşüm noktasında bulunduğunu ve bu nedenle Tütün Fonu'nun devamını istediklerini ifade etti. TAPDK'ın fonksiyonlarından birinin de, tütün üretimini koordine etmek, yönlendirmek ve düzenlemek olduğunun altını çizen Çalışkan, şunları söyledi:

    “Türk tütüncülüğünün de geleceğini planlamamız lazım. Türk tütüncülüğündeki önemli aktörlerden birisi, Tekel. Tekel, 2007 yılı itibarıyle üretici ile son sözleşmelerini yaptı. Mevcut yasal düzenlemeler itibariyle Tekel, tütün alamayacak, 2008'de yeni sözleşme yapılmayacak. Ama başka bir yasal düzenleme olur, başka bir kuruma bu konuda fonksiyonlar verilir, onu bilemiyorum.

    Ama bizim de bu konuda planlama yapmamız lazım. Özellikle Tekel'in üretimde bulunduğu, başka özel sektör firmalarının ise üretim yapmadığı ve tütün almadığı Doğu ve Güneydoğu gibi bölgelerde 1 eylem planı geliştirilmesi lazım. Oralarda devre dışı kalacak belli tütünler var. Ki bunlar Türk tütününün sembolü olmuş. İşte bizim buralarda o menşeli tütün üretimini sürdürebilmemiz için bir organizasyon yapmamız lazım. Çok küçük ölçekli, numune ölçekli bile olsa organizasyon yapmamız lazım. Arkadaşlar, bu konuda çalışıyor.”

    UZOYU SAYDILAR RAKIYI DA SAYSINLAR

    AB'nin tütün tarımını desteklediğini ve üreticiye prim verdiğini de vurgulayan TAPDK Başkanı, “Biz vermiyoruz. O zaman bizim çiftçimiz dezavantajlı duruma geliyor. Bizim de çiftçimizi korumak için böyle bir fona ihtiyacımız var. Bu önemli bir argüman. Tütün Fonu'nu en azından 2010'a kadar koruyacağız” açıklamasında bulundu.

    AB'nin alkolde de bastırdığını ve rakıya farklı ÖTV istediğini kaydeden Çalışkan, Maliye Bakanlığı'na konuyla ilgili görüşlerini anlatacaklarını bildirdi.
    Türkiye'nin AB'ye bu alanda eli daha güçlü, daha savunulabilir argümanlarla, daha örneklenmiş çalışmalarla gitmesi gerektiğini de dile getiren Çalışkan, şöyle devam etti:

    "AB'nin aldığı çeşitli kararlar var. Kendi içinde çelişen kararları da var. Mesela Uzo, Yunanistan'ın milli içkisi sayıldı. (Yunanistan'ın Sakız adasında bilmem nereden elde edilen ve Yunanistan'a has milli bir içkidir) dendi. AB de bu argümanı kabul etti. Daha sonra Rum Kesimi, AB'ye girdi. Bu defa Rum kesiminde üretilen Uzo'ya da (Rum Uzo'su) denildi. 2 ayrı ülke ve 2 ayrı Uzo varsa, o zaman Uzo o ülkenin milli içkisi değildir.

    Bizim burada elimizde savunulacak sağlam argümanlar olduğunda, sonuç alabileceğimizi düşünüyorum. Rakı doğrudan bizim ürünümüz. Rakıyı üreten firmalar da gidecekler, Dış Ticarete başvuracaklar, Dünya Ticaret Örgütünden milli içki belgesi alacaklar. Firmalar, bize başvurursa, biz de taraf olur, bu işin aktörü oluruz. Rakının şu avantajı var. Yeni Rakı, (Türk Rakısı) diye Tekel tarafından tescil ettirilmişti. Tescil edilmiş bir ürün. Yani Alman Rakısı yok. Biz Dünya Ticaret Örgütüne tescil ettirmemiş olsak bile, işin savunabileceğimiz boyutları var.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı