Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Rahat uyu Türkiye, CHP’de kurultay var

MUHALİF kadro CHP’de muhteşem bir başarıya imza atıyor, helal olsun onlara, tüzük kurultayı toplanıyor.

CHP neden iktidara gelemiyor, geçmişte ciddi sorumluluk taşıyan herhangi bir CHP yöneticisi kendisine bu soruyu soruyor mu? Pek sanmıyorum.

CHP’ye iktidar kapısı açabilecek yeni bir program üzerinde kafa patlatıyor mu, geçmişte ciddi sorumluluk taşıyan herhangi bir CHP yöneticisi? Pek sanmıyorum.
İktidarın uygulamalarını günü gününe izleyerek, onlara alternatif arayışlara giriyor mu, geçmişte ciddi sorumluluk taşıyan herhangi bir CHP yöneticisi? Pek sanmıyorum.

Ama eminim, geçmişte ciddi sorumluluk taşıyan herhangi bir CHP yöneticisi Çemişkezek ilçe yönetim kuruluna Ali mi gelsin, Veli mi, Kördere Mezrasından Ahmet mi bize yakın, Mehmet mi, Sağırhan Köyünden Hasan’ı mı ilçe yönetimine alalım Hüseyin’i mi, gibi Türkiye’nin en stratejik, en hayati konularıyla ilgili gece yarılarına kadar mesai harcıyor.

Ne de olsa, CHP’ye iktidar fırsatı ve Türkiye’nin sorunlarına çözüm bu ayrıntılarda gizli. O muhalif kadro bunu herkesden daha iyi biliyor.

RET YA DA KAYYUM

Onlar neden muhalif? Merak ediyorum, milletvekili seçilseydi, aralarında acaba kaç kişi bugün yine muhalif kanatta yer alırdı?

Genel Merkeze muhalif ekip bir süredir olağanüstü tüzük kurultayı için imza topluyor. İmzalar yeterli sayıya ulaşıyor ve geçtiğimiz çarşamba Genel Merkeze iletiliyor. Genel Merkez’in önünde şimdi iki seçenek var.

1-45 gün içinde kurultayı toplamak.

2-Hayır, kurultayı askıya almak.

Askıya alırsa, yani toplamaz ise, kurultay isteyenler mahkemeye başvuruyor. Mahkeme ya bu isteği dikkate almıyor ya da parti yönetimini kayyuma devrediyor.

Mahkemenin iki yönde de verdiği kararlar var.

TÜZÜK BAHANE

Dün CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’e soruyorum. Tekin:
“Kimse merak etmesin, tüzük kurultayı toplanacak”.

Tüzük kurultayı aslında bahane. Gerçi genel başkan seçimi yok ama, kurultay parti içi muhaliflerin güç denemesi. Tüzük, müzük altında yatan gerçek bu.

Türkiye’nin zaten şu anda en çok ihtiyaç duyduğu, aradığı, varlığıyla sevinç duyacağı konu CHP tüzük kurultayı. Ne Uludere katliamı, ne Van depremi sonrası, ne yargının pek çok kararı, ne dış politika açmazları, ne Avrupa’daki ekonomik krizin Türkiye’ye muhtemel etkileri, ne iktidarın otoriter eğilimleri, bunların önemi yok.

Hele tüzük kurultayı bir toplansın, Türkiye bir anda nurlu ufuklara uçacak. Rahat uyu Türkiye, yaşasın CHP olağanüstü tüzük kurultayı.

Yeni rota HSYK’ya başvuru

HRANT Dink’in avukatları bundan sonra ne yapacaklarına karar vermek üzere bir araya geliyor. Aynı biçimde Ankara Barosu da durum değerlendirmesi yapıyor. Belki başka benzer arayışlar da var. Bunların ortak noktası Hrant Dink cinayeti davasında alınan karar sonrasında mahkemenin kendi bünyesinde beliren anlaşmazlık.

Türk Hukuk tarihi ilk kez çok farklı bir olaya tanıklık ediyor. Aynı mahkemenin bir yargıcı ile savcısı milletin gözü önünde kapışıyor.

Hrant Dink cinayetinin görüldüğü davada yargıç, “dosyada yeterli delil yok” derken, savcı “delil var” diyor. Ayrıca, cinayetin arkasında herkes “örgüt var” derken, çok daha çarpıcı, tahliye edilen sanık Erhan Tuncel’in avukatı da, yine “örgüt var” diyenler kervanına katılıyor.

Herkes örgüt var, derken, mahkeme kararında örgütün varlığına ilişkin bir işaret yok. İşte, buradan hareketle çeşitli kesimler konuyu Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) yansıtmayı düşünüyor.

Mahkeme kararıyla ilgili olarak HSYK’ya gitmek söz konusu değil. Karara itirazın yolu Yargıtay. Buna karşılık:

Mahkeme kararında hizmet kusuru varsa, HSYK’ya başvuru yolu açık.

Gerek Dink’in avukatları, gerekse Ankara Barosu işte bunu görüşüyor. Başvururlar ya da bu yolu seçmezler, bunu bilemem, ancak bu konuyu araştırıyorlar.

Başvururlar ve HSYK kabul ederse, konuyu incelemek amacıyla müfettiş görevlendiriyor.

Aloğlu’nun fazileti

TÜSİAD genel kurulunda divan başkanı Sedat Aloğlu sürpriz bir tavırla:
“AKP tüzüğüne göre, ancak üç dönem milletvekili olmak mümkün, oysa bu yanlış, kimin, kaç dönem milletvekili olacağına halk karar verir. Amerika’da bu böyle.”

TÜSİAD genel kurulunda durup dururken Aloğlu’nun bu çıkışı tebessümle karşılanıyor. Aloğlu, dolayı yoldan “aman başımızdan gitmeyin” demeye getiriyor.

Başbakan, partinin genel başkan yardımcıları, bakanlar, AKP tabanı tüzüğün üç dönemle ilgili kısıtlamasına itiraz etmezken, Aloğlu AKP’ye bağlılığını tek atışta kanıtlıyor.

İktidara yakın olmanın faziletinde yöntemler demek ki, hayli farklı.

X