Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Rahat bırakın şehidimizi

    Hürriyet Haber
    07 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 07 Kasım 2001 - 00:01

    TÜRKİYE'nin Afganistan'a asker gönderme kararı almasından bu yana neredeyse bütün gazetelerin birinci sayfalarını aynı Bordo Bereli astsubayımızın fotoğrafları süslüyor. Aslanlar gibi, yakışıklı bir asker. Asker simgesi olacak kadar asker bir adamın fotoğrafları. Hürriyet'te, Milliyet'te, Sabah'ta ve diğerlerinde. Afganistan'a gidecek askerlerimiz adına gazetelerde hep onun fotoğrafını gördük. Fakat ben bu fotoğrafı bir yerden hatırlıyordum. Altında adı sanı olmayan, kim olduğu bilinmeyen bu ‘‘meçhul asker’’in kim olduğunu bulmaya çalıştım. Hürriyet'te hummalı bir çalışma yaptık ve sonunda bulduk. Bu ‘‘meçhul asker’’ aslında meçhul değildi. Onun adı Ümit Başaran, ya da arkadaşlarının söylediği şekliyle ‘‘Ümit Başçavuş’’tu. Gerçek bir kahramandı. PKK'nın ikinci adamı Şemdin Sakık'ı Kuzey Irak'ta ‘‘paketleyen’’ ekibin içinde yer almıştı. PKK'ya karşı en önemli mücadelelerde hep ön saflardaydı..Ve her gün gazetelerin birinci sayfalarında gördüğümüz fotoğrafı ise Arnavutluk'ta çekilmişti. Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel'in Arnavutluk ziyareti sırasında onu koruyan ekipte de yine Ümit Başçavuş vardı. Ve ne yazık ki, Ümit Başçavuş uzunca bir süredir aramızda değildi. Birinci sayfaların ‘‘simge askeri’’ Karşıyakalı Ümit Başaran, ne yazık ki, geçen yıl şehit düşmüştü. Hem de sık sık katıldığı tehlikeli görevlerden birinde değil. Malatya'da düşen Casa uçağında kaybetmiştik Ümit Başçavuş'u. O geçen 18 Mayıs'tan bu yana toprak altında. Ama fotoğrafı her gün gazetelerimizin birinci sayfasında. Sanki Afganistan'a gidecek ekipte yer alıyormuşçasına. Ailesini bilmem ama ben ‘‘Başçavuşumu’’ birinci sayfalarda gördükçe üzülüyorum. Yeter artık. Basmayın o fotoğrafı. Her gün acıları tazelemeyin... İlk giren zor çıkarSEVGİLİ Ertuğrul Özkök önceki gün Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda karşılaştığı Ecevit'i anlatarak içimizi ferahlatmak istedi.Hakkında çeşitli ‘‘bunama tevatürleri’’ çıkarılan Ecevit'in hafızasının yerinde olduğu yolunda bir izlenimi vardı Özkök'ün. Çünkü Ecevit yaklaşık 20-25 yıl öncesini net bir biçimde hatırlayarak Özkök'ü şaşırtmıştı. Böylesi bir hafıza, bunama söylentilerini yalanlıyordu. Ancak bir doktor okurum, Ecevit'in geçmişi bu kadar net hatırlamasının bugünkü hafıza durumunun garantisi olamayacağını belirtiyor ve şöyle diyor:‘‘Tıbbi demansta semptomlar şöyle sıralanır:Afazi yani konuşma bozukluğu.Apraksi yani motor fonksiyonlarda bozukluk.Agnozi yani duyu organlarında bir sorun olmadığı halde cisim tanımada zorluk. Bunların yanısıra en önemli semptom ‘yakın hafıza kaybı'dır. Hasta iki saat öncesini hatırlayamaz ama 20 yıl öncesini müthiş bir netlikle hatırlar.’’Yani özeti şu; Ecevit, Ertuğrul Özkök’le 20 yıl önceki bir anısını hatırlayabilir ama Ertuğrul Özkök'le Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu'nda karşılaştığını hatırlayamayabilir. Tıp diyor ki: ‘‘Hafızada first in last out’’ olur... İlk giren son çıkar. Bu arada olan millete olur. Buz gibi vergilerHİKÁYE bir okurdan. ‘Büyük Frederick, saraya davet ettiği Prusyalı asillere hitap ederek, ‘Baylar, sürekli yeni vergiler koymamıza rağmen gelirimiz artmıyor. Bunun sebebini bilen var mı?' demiş. Davetlilerin her biri çeşitli ekonomik teoriler ortaya atmışlar.Hiçbiri tam bir açıklama yapamamış. Sonunda sıra Ziethen isimli bir generale gelmiş.General, masa başındaki herkesi susturduktan sonra eline iri bir buz parçası almış. Buzu etrafındakilere gösterdikten sonra yanındakinin eline vermiş. Ve buzun elden ele dolaştırıldıktan sonra krala iletilmesini istemiş. Buz parçası, elden ele kralın önüne geldiğinde bir bezelye tanesi boyutuna inmiş.İhtiyar general, Büyük Frederick'e dönmüş ve sormuş: Gelirinizin hazineye gelinceye kadar niye eridiğini anladınız mı?’’Okurum devam ediyor:‘‘Sayın Altaylı, bir ülkede bürokratların altında 200 milyar liralık otomobiller olursa, milletvekilleri yeniden seçim kazanmak için bütçeden kendilerine pay ayırırsa, bu devleti ne vergiler, ne dış yardımlar, ne de Derviş'ler kurtarabilir.’’NE ZAMAN ADAM OLURUZ?Devleti küçültmek için önce milletin yok olmasını beklemediğimiz zaman.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı