Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Radyoda prömiyer

    Hürriyet Haber
    28.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Üretken, ancak eserleri seyrek seslendirilen çağdaş bestecilerimizden biri İlhan Usmanbaş. 100'ü aşkın eserinin bugüne kadar ancak yarısı seslendirildi. Açık Radyo'daki (FM 99.4) ‘‘Boşluğa Atlayış’’ta, yaklaşık iki aydır Usmanbaş'ın eserlerine ayrılan 15 bölümlük bir program dizisi sunuluyor. Bugün saat 14.30'da yayına girecek ve geceyarısından sonra 02.00-03.00 arasında tekrarlanacak olan ‘‘Boşluğa Atlayış’’ta İlhan Usmanbaş'ın Behçet Necatigil'in ‘‘Kareler’’ adlı şiir dizisi için yazdığı eser ilk kez yayınlanacak. Usmanbaş'ın 30'a yakın eserinin sunulacağı program dizisini Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi Mehmet Nemrutlu, Aykut Köksal'la birlikte hazırlıyor. Program, altı hafta sonra, besteciyle eserleri üzerine yapılan söyleşiyle sona erecek. Son programı beklemeden Usmanbaş'ı aradık ve ‘‘Kareler’’ üzerine konuştuk.

    Daha önce müziğiniz üzerine böylesine kapsamlı bir program dizisi yapılmış mıydı?

    Yurtiçinde ve yurtdışında eserlerim bazı programlarda sunuldu. Fakat bu tür özel program yapılmadı.

    Eserlerinizin seyrek seslendirilmesi şevkinizi kırıyor, üretkenliğinizi azaltıyor mu?

    Alıştığımı söyleyebilirim. Başka bir ortam tanımadığım için, eserlerim daha sık seslendirilseydi ne olurdu, bilemiyorum. Umutsuzluğa düştüğümü söyleyemeyeceğim.

    Programlı müzik, özellikle edebi metin üzerine yazılan müzik bestecinin özgürlüğünü kısıtlayan bir tür olarak bilinir. Şiir üzerine müzik yazarken özgürlüğünüzün kısıtlandığını, belli bir yoldan yürümeye zorlandığınızı hissetttiniz mi?

    Müzik tarihinde en önemli yenilikler, edebi metin ve sahneye konulma açısından bakıldığında, özgürlüğün en kısıtlandığı tür olması gereken operadan gelmiştir. Bu nedenle şiir üzerine müzik yazarken özgürlüğümün kısıtlandığını hissetmedim. Hatta, şiirin bazı durumlarda bestecilerin düşüncelerine atılım imkánı verdiği söylenebilir. Sanırım şairlerin bu durumdan korkması gerekiyor. Çünkü şiirin özgün formu müzikle deforme olabiliyor.

    1970'te, Behçet Necatigil, İlhan Berk ve Ece Ayhan'ın şiirleri üzerine yazdığınız üç eserden önce bu alanda çalışmanız olmuş muydu?

    1952'de Ertuğrul Oğuz Fırat'ın eserinden ‘‘Üç Müzikli Şiir’’i besteledim. 1959'da Carlos William'ın bir şiirini, daha sonra Eluard'ın bir şiirini yaylı çalgılar dörtlüsü ve şan için besteledim.

    Neden Necatigil, Berk, Ayhan ve neden bu şiirler, diye sorsam?

    O dönemdeki arayışlarıma yakın düşüyorlardı. Müzikte rastlantısal ögeleri kullanmak istiyordum. Metinler bu anlayışa yakındı. Önce Ece Ayhan'ın ‘‘Bakışsız Bir Kedi Kara’’ başlıklı dokuz şiiri üzerine çalıştım. Sonra Berk'in ‘‘Şenlikname’’ adlı bir şiiri ve Necatigil'in <ı>Yeni Dergi'de yayımlanan ‘‘Kareler’’ başlıklı dokuz şiiri ele alındı. Bir buçuk yıllık süreçte üç eser tamamlandı.

    Anlatım açısından üç şiire de aynı üslupla mı yaklaştınız?

    Ses ve çalgısal anlatım açısından üç şiir farklı biçimlerde ele alındı. ‘‘Şenlikname’’de metin tam olarak okunurken bazı yerlerde şarkıya dönüşür. Ece Ayhan'ın şiirinde metin çok hızlı, çok yavaş ya da Türkçe dışına çıkabilecek şekilde deforme edilerek okunuyor. Piyano eşliği de alışılmışın dışında.

    Ya Necatigil'in ‘‘Kareler’’i?

    Bence, bu şiirlere ‘‘Káreler’’ de denebilir. Geometrik biçim yerine, sözcük kara-karanlık anlamıyla ele alınabilir. ‘‘Akşam oldu, yine bastı káreler’’deki gibi. ‘‘Sesler, konuşmacılar ve çalgılar için müzik’’ biçiminde tanımlanabilecek bu eserde şiirlerin sayfa üzerindeki rastlantısal ögeleri vurgulandı. Koro ve perküsyon kullanıldı.

    İlk kez ne zaman seslendirildi?

    Geçen yıl MSÜ Devlet Konservatuvarı öğrencileri seslendirdi.

    18 yıl sonra eserinizi dinlediğinizde, hálá kendinize yakın hissettiniz mi; değişiklik yapmayı düşündünüz mü?

    Bir yıl bile insanı eserinden uzaklaştırabiliyor. Bazen tam tersi oluyor. ‘‘Kareler’’ seslendirilmeden yorumcularla birlikte çalıştık. Eser yavaş yavaş yeniden hayata döndü. Şef Serdar Yalçın bazı söyleme zorluklarından bahsetti, küçük değişiklikler yaptım.

    Necatigil'le eser üzerine konuştunuz mu?

    Konservatuvarda birlikte çalışıyorduk, Almanca okutmanıydı Necatigil. 1976'da eserden bahsettim. Şiirinin bestelenmesi sanırım onu biraz şaşırttı. Yorumu dinleyemediği için üzerinde konuşamadık. Ancak ‘‘Kareler’’i ‘‘Káreler’’ biçiminde ele aldığımı söylediğimde beni tashih etmedi.

    Usmanbaş eserlerinde 'opus' numaraları kaça ulaştı; bugüne dek seslendirilmeyen eserleriniz içinde öncelikle hangisinin seslendirilmesini isterdiniz?

    Eserlerime opus numarası vermiyorum. Şu anda sayıları sanıyorum 119'a ulaştı. Hangisi önce, derseniz seçim yapamayacağım.

    Şu anda hangi eser üzerine çalışıyorsunuz?

    Yedi ve sekizinci yaylı çalgılar dörtlüsünün bölümleri üzerinde çalışıyorum. Sanıyorum bu yaz iki eseri tamamlayacağım.

    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı