"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Radyo Ben

Nasıl olacak tam olarak bilmiyorum.<br><br>İstediğim gibi olacak mı, emin değilim. Aslında işin o kısmını çok da düşünmüyorum.

Sadece fikri hoşuma gitti, o yüzden riski göze alıp birazcık denemeyi düşünüyorum. Fikrimi değiştirmezsem tabi...

 

Hastalandığımdan beri üzerinde kafa patlatıp bütün yazı arşivimi, stoklarımı gözden geçirdim, çalışıyorum.

 

Nasıl anlatacağımı da tam bilemediğim için, konuya dalmak zorundayım.

 

Fikrimin adı “Radyo Ben”.

 

Hani eskiden radyo dinlerdik ya...

 

İnanılmaz etkileyici ses ve okuma marifetleriyle tiyatrocularımız bize bazen kısa hikayeler, oyunlar ve romanlar okurlardı ya... “Arkası yarın!” dendi mi, nefesimizi tutardık ya...

 

İşte ona benzer bir şeyin amatörcesini sizlere bu ekran karşısında, sessiz sedasız yaptırabilmeyi hayal ediyorum.

 

Kendi sesinizle, kendi kendinize, köşemde gördüğünüz bir yazıyı “Radyo Ben” adlı “kendi kanalınızda” içinizden, kimseye çaktırmadan sessiz sedasız; ama keyifle okumanızı hayal ediyorum.

 

Aslında,

 

Bu bahaneyle bazı günler, sizlere kısa hikayelerimden, kitap parçacıklarımdan köşecikler yazmayı planlıyorum. Hep hayalini kurduğum şeyi burada yapmayı istiyorum.

 

Kaygı gütmeden.

 

Kim ne der, okunur mu, umursanır mı hiiiç düşünmeden.

 

İnternet harika bir şey. İmkanları sınırsız. İnanılmaz bir oyuncak bu! Neden ben de kendi hayallerimi yapmayayım?

 

Hem zaten burası bir çeşit radyo gibi benim için. Bana sadece yazıyormuşum gibi gelmiyor ki. Sanki sanal alemde konuşuyorum, birileri de duyuyor, hatta cevap veriyor. Okuyan bir “özel yetenekli, bu konuda eğitimli” ses de yok.

 

Biz bizeyiz işte şuracıkta.

 

Ne büyüleyici değil mi!

 

Bir “Arkası Yarın” da ben sanal alemde yazıyla yapsam ne olur, nasıl olur acaba diye kendi kendime heyecan edindim.

 

Radyo Ben’ in ufak tefek bazı kuralları var tabi.

 

Ekrandaki yazıyı okurken iç sesinizi bir tiyatrocu gibi kullanmayı deneyeceksiniz. Nasıl olsa kimseye rezil olma derdiniz yok. Rahat olun, koyverin gitsin. Oynayın yani...

 

Nasıl mı?

 

Virgüllerde soluklanıp ünlemler de heyecanlanıp üç noktada azıcık durup düşünüp öyle devam edeceksiniz.

 

“Arkası yarın” satırı geldiğinde de,

 

Ekranı tıklayıp

 

Maziye dalıp

 

Kendi hikayenizin hayalini kurmayı deneyeceksiniz.

 

Okumak, hayal kurmak dünyanın en güzel meditasyonu.

 

Radyo Ben’ de hayal dünyasına dalmayı ve kafanızı dinlemeyi amaç edineceksiniz.

 

İşte Radyo Ben bu.

 

İçinde gündem yok. Hikaye var.

 

Hikayeler yolda. Haftaya başlamayı planlıyorum, utana sıkıla. Ne de olsa kolay kolay beğenmeyen bir milletiz. Ve... çok korkuyorum, karnım da ağrıyor aslında; ama korkumun ecele faydası yok.

 

Zulada bir kenarda yalnız başlarına duran hikayelere kıyamıyorum. Onları ne yapacağımı bir türlü bilemiyorum. Kendi başlarına içimde kalacaklarına, hepsini özgür kılmayı amaçlıyorum.

 

Umarım ucundan acık da olsa başarırım.

 

Denemeyi istiyorum.

 

Haftaya Radyo Ben’ de buluşmak üzere,

 

Herkesi bekliyorum.

 

Yonca

“Radyocu”

X