Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Radikal İslam’ kaygısıyla yeni ordu

“1-Esad kısa dönemde Suriye’nin başından gitmez.

2-Özgür Suriye Ordusu içine radikal İslami unsurlar sızmıştır, zaten iyi yönetilmiyor, yeni bir ordu kurmak gerek.

3-Tampon bölge olmaz, koruması zordur.

4-Kampları iç bölgelere taşımanız daha iyi olur”.

Bunlar Amerika’nın düşünceleri. Ankara aylardır tutturuyor ki, “Esad gidici”. Amerika’ya pek öyle gelmiyor. Yeni ordu konusu ise, Amerika için hayati önemde.

Türkiye’de artan terör, Afyon’daki patlama ve diğer iç politika konuları nedeniyle, Suriye haberleri eskisi gibi heyecan vermiyor. Belki sadece Suriyeli muhaliflerin bulunduğu kamplar dikkat çekiyor.

Oysa, CIA Başkanı Petraeus’un geçenlerde İstanbul, bir kaç gün içinde ABD Genelkurmay Başkanının Ankara ziyareti Suriye’de yeni oluşumların habercisi.

CIA RAPORLARI

Esad’ı devirmek üzerine kurulan Özgür Suriye Ordusu Amerika’yı rahatsız ediyor.

Washington’a göre, “bu ordu içinde El Kaide’ye kadar uzanan radikal İslami örgütler var”. Her ne kadar, bu ordunun başındaki Albay bunu reddediyorsa da, Amerika ikna olmuyor. Nasıl olsun ki, Amerikan Basınına bakılırsa, bölgede cirit atan CIA ajanları verdikleri raporlarda “radikal İslami örgütlerin” altını kırmızı kalemle çiziyor.

Özgür Suriye Ordusu yerine şimdi Suriye Ulusal Ordusu adında yeni bir örgüt kuruluyor. Bu ordu daha iyi silahlara kavuşacak, daha iyi eğitilecek, sayısının daha çok artmasına çalışılacak. Amerikan Basını CIA Başkanının Ankara’yı bu yönde ikna ettiğini yazıyor. İş, Türk-Amerikan ortaklığı ile kotarılacak.

Gerçi, Amerika’daki seçimleri beklemek gerekiyor ama, anketler Obama’ya şans veriyor. Obama son günlerde arayı hafif de olsa, açıyor.

Bununla beraber, yeni ordu kurmak için seçimleri beklemek şart değil.

YEŞİL KUŞAK

Suriye’de tekbir getirerek insanların başı kılıçla kesiliyor. Suriye’de bir milyon 200 bin kişi evini terk ediyor. Suriye’nin pek çok yeri bombalanıyor. Suriye’de her türlü insan hakları ihlali yaşanıyor.

Buna rağmen, Türkiye Suriye cephesinde yalnız kalıyor.

Amerika bunu görüyor, yalnızlığın giderilmesi ve yeni Suriye planları ile ilgili CIA Başkanını, Genelkurmay Başkanını buraya gönderiyor.

Amerika’nın asıl kaygısı, Esad devrilirse, onun yerini alacak olan Özgür Suriye Ordusu’nun yapısı, radikal İslam. Amerika dönüp dolaşıp bunu vurguluyor. Şimdi Türkiye ile birlikte bunu temizlemek istiyor.

Bir zamanlar “Yeşil Kuşak” politikasıyla Orta Doğu seferini başlatan Amerika, bunun kendi aleyhine nasıl geri teptiğini İran örneğiyle yeteri kadar yaşıyor.
Şimdi Suriye’yi üfleyerek bitirmek çabasında.

Avcı bu hızla bir yere çarpar

MİLLİ Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı’yı hiç tanımıyorum, ömrümde bir kez bile görmedim.

Milli Takımın başına geçtiğinden beri davranışlarına, konuşmalarına bakıyorum. Fazla sinirli, fazla iddialı, eleştiriye tahammülü yok, yersiz çıkışlar yapıyor, ara sıra komik durumlara düşüyor. Galip gelsek de, yenilsek de, Avcı tam bir tip. Hızla antipati topluyor, farkında değil.

Hollanda’ya 2-0 yeniliyoruz, Avcı sahnede: “Gördüğünüz gibi, biz her takımı yenecek güçteyiz”. 2-0 yenilmişiz, ne sayıklıyor bu Avcı?

Estonya’yı 3-0 yeniyoruz, çok iyi, Avcı yine sahnede: “Bana değil, oturduğum koltuğa herkes saygı göstermeli”. Kimsenin koltukla filan derdi yok. Hala, onun da farkında değil.

Başarılı olur olmaz, bilemem. Olsun olmasın, çevresiyle ipleri kopartırsa, hiç şaşmayacağım. Bu kadar hız zararlı, frenler tutmaz, bir yere çarpar.

Uzağa gitme o binaya bak

12 Eylül’ün otuz ikinci yılı acıları yeniden hatırlatıyor.

Ayrıca, demokrasi ve özgürlükler açısından 12 Eylül dönemi ile bugünü karşılaştıran pek çok yazı ve görüş var. 12 Eylül’ün bazı yasaları hala duruyor. Yasalar bir yana, davalar ve hapisler o günlerdeki gibi.

Farklı bir konu daha var. 12 Eylül DİSK’i kapatıyor. DİSK’in Ankara’daki binasını askerler Anayasa Mahkemesine veriyor. Mahkeme otuz yıl o binada çalışıyor, iki yıldan beri yeni binasında.

DİSK’in o binası DİSK’e hala verilmiş değil. 1983’den beri gelmiş geçmiş bütün iktidarların bunda payı var.

 

 

X