Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Radikal çekirdeğin tahakkümü kırıldı

    Hürriyet Haber
    18 Temmuz 2001 - 00:00Son Güncelleme : 18 Temmuz 2001 - 00:01

    Ankara Temsilcimiz Sedat Ergin sabah saatlerinde Başbakanlıkta'ydı. Orada iki saate yakın kaldı, havayı kokladı.Saat 11.00 sıralarında döndüğünde bana ilk söylediği şey şu oldu:‘‘Sanki Enis Öksüz gidiyormuş gibi bir hava var.’’SABAHKİ HAVABir izlenimini daha anlattı.‘‘Kabinede üç ortağın her birinden üç bakan eksiltme de yapılabilir. Hatta bu dört bakana bile çıkabilir.’’Bu ikisi de haftalardır beklenen kararlardı.Ancak öğleden sonra Başbakan Bülent Ecevit, ‘‘Hükümette revizyon yok’’ açıklamasını yapınca doğrusu canım sıkıldı.O nedenle gazetemizin ilk baskılarındaki yazımın başlığı, ‘‘İçerde başka, dışarda başka konuşuyorlar’’ dı.Kıbrıs baskısındaki ilk manşetimiz de Enis Öksüz üzerineydi.‘‘Sus...Allah Aşkına Sus’’ diye manşet atmıştık.Bu manşeti attığımız saatlerde dahi Ankara'dan, ‘‘Enis Öksüz gidiyor.‘‘ haberleri geliyordu.Çünkü, aynı saatlerde Türkiye neredeyse bir panik havasına giriyordu.Beni arayan bir işadamı, ‘‘Sattığım maldan aldığım paranın yüzde 25'i kur farkına gidiyor’’ diyordu. Yine aynı saatlerde Türkiye'nin çok sayıda şirketinde alarm zilleri çalıyor, ‘‘Acil durum toplantıları’’ yapılıyordu.İşçisinden, köylüsüne, işadamından, öğrencisine, esnafından ev kadınına bütün Türkiye parmağını Devlet Bahçeli'ye çevirmişti.Görünmeyen bir koro, ‘‘Al bu bakanı artık görevden’’ diye bağırıyordu.Çünkü Öksüz artık, Türkiye'nin dibine vuruşunun ‘‘Sembol hedefiydi.’’Devlet Bahçeli'yi MHP Kongresi'nde Genel Başkanlığı aldıktan sonra tanıdım.Ama itiraf edeyim, onunla asıl tanışıklığım, Başbakan Yardımcısı olduktan sonra oldu.İMAJDA GEDİKBana hep, tam bir devlet adamı izlenimi verdi.Bir de partisine olan hákimiyetini ve liderlik karizmasını çok çarpıcı buluyordum.O nedenle, Enis Öksüz ve ona benzer tribün bakanlarının tavırlarına karşı gösterdiği tolerans beni hep şaşırttı. Orada Bahçeli'nin imajına açılmış bir gedik görüyordum.Benim tanıdığım Bahçeli dünkü kararı alan liderdir.Çekinmeden, ülkesinin geleceğini düşünerek.Ama, yine de şunu söylemem gerekiyor.MERKEZ OYLARBu çok geç alınmış bir karardır.Türkiye çok daha önceden, dolar bu manasız ve izahı mümkün olmayan noktaya gelmeden de bu karar alınabilirdi.Öyleyse neden bu kadar gecikildi?Ben bunu eskiden beri ‘‘Radikal çekirdek’’ teorisi ile izah edebiliyorum.Refah Partisi gibi MHP de, kendini ‘‘Ülkücü’’ olarak tarif eden, radikal bir çekirdekten doğmuş partiler.Her iki parti de bu radikal çekirdeğin ideolojisi ile seçimlere girmiş, ancak hiç bir zaman yüzde 4-5 gibi oy oranlarını geçememişti.Ne zaman ki merkez partiler seçmene hiçbir umut vaadedemez duruma geldi, bu partiler de umut haline dönüştü.Bunun sonucunda da radikal çekirdekten gelen partiler yüzde 15-20 gibi oylara tırmandılar.İşte bu noktadan itibaren bu partilere yeni bir strateji gerekiyordu.Partiyi ‘‘Radikal çekirdeğin’’ tahakkümünden kurtarıp, merkezdeki insanlara güven verecek bir zemine çekmek. Bu, MHP'ye yeni ufukları açacak stratejiydi.Ama ne yazık ki bu tür partilerde ilk aşamada tam aksi yaşanıyor.‘‘Radikal çekirdek’’ bir anda ‘‘Parti elimizden gidiyor’’ psikozuna kapılıp, abuk sabuk işler yapmaya başlar.Bunun en kolay yolu da, icracı bakanları ‘‘Parti militanı’’ haline dönüştürmektir. Ve arkasından çöküş başlar...Refah Partisi böyle gitti.MHP de aynı yola girmek üzereydi.Tahmin ediyorum ki Bahçeli bunun farkına vardı ve MHP'yi de, Türkiye'yi de bir badirenin kenarından kurtardı.Şimdi yeni bir dönem açılıyor.Hükümet üzerine düşenleri yaptı.Şimdi sıra piyasalarda, bankacılarda, Borsa'da...Artık hiçbir bahaneleri kalmadı.BENCİL ÇEKİRDEKMHP radikal çekirdeğinin tahakkümünü kırdı. Şimdi sıra bankacıların içlerindeki bencil çekirdiği kırmalarında.Bu Türkiye hepimizin.Ve başka Türkiye yok...
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı