Dünya Haberleri

DÜNYA

    Putin meydan okudu

    A.A.
    15.10.2007 - 16:19 | Son Güncelleme: 15.10.2007 - 16:31

    Vladimir Putin, Almanya-Rusya görüşmelerinin ardından düzenlenen basın toplantısında "Tabii ki İran'a gideceğim, tehditleri dinlesem hiç evden çıkmamam lazım" dedi. Angele Merkel de "İran tutum değiştirmezse yaptırım şart" diye konuştu.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Wiesbaden kentinde Almanya-Rusya görüşmelerinin genel kurul toplantısına katıldıktan sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ortak basın toplantısı düzenledi. Merkel, İran'ın nükleer programına ilişkin soru üzerine, "İran'ın şeffaflık göstermesi ve BM kararlarını kabul etmesi gerekir. Müzakerelerden vazgeçmeyeceğiz, ancak İran tutumundan vazgeçmezse yeni yaptırımlar şart. Yine de görüşmelerde ilerleme sağlanacağına inanıyorum" diye konuştu.

    Putin ile yaptığı görüşmelerde İran'ın nükleer programının yanı sıra Orta Doğu ve Kosova'nın geleceği, ayrıca ABD ve Rusya arasında yürütülen müzakereleri ele aldıklarını ifade eden Merkel, Rusya ve Almanya arasında çok sıkı ekonomik ilişkilerin bulunduğunu ve bunların hızla geliştiğini, "Northstream" adı verilen doğal gaz boru hattının da gerçekleşmesini istediklerini kaydetti.
    STALİN'DEN SONRA BİR İLK
    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin'den sonra Tahran'ı ziyaret eden ikinci Rus lideri olacak. Rus İnterfaks ajansı, dün gece adını açıklamadığı bir güvenlik yetkilisine dayandırarak verdiği haberde, Putin'in istihbarat yetkilileri tarafından Tahran ziyareti sırasında olası bir suikasta karşı uyarıldığını duyurmuştu.
    STALİN'E DE SUİKAST İHBARI YAPILMIŞTI
    Stalin, Avrupa'da ikinci bir cephe açılması için, Winston Churchil ve Franklin Roosevelt ile 1943 yılında İran'da bir araya gelirken, gezinin gündemine, Nazi Almanyası'nın Roosevelt'e yönelik suikast planı damgasını vurmuştu.
    Tahran'da, Nazi Almanyası'na karşı Avrupa'da ikinci bir cephenin açılması gibi hayati bir konu için toplantıya hazırlık yaparken Hitler'in Roosevelt'e yönelik suikast planı hazırladığı bilgisini alan Stalin, bu girişimi engellemek için yedek birlikler ve terörle mücadele uzmanlarını Tahran'a göndermişti.


    Almanya'da yapılan bir kamuoyu yoklamasının Alman halkının çoğunun Almanya-Rusya ilişkilerinden memnun olmadığını ortaya koyduğu şeklindeki bir değerlendirme üzerine de Merkel, kamuoyu yoklamalarına her zaman şüpheyle baktığını belirterek, hükümetler olarak Wiesbaden'de buluştuklarını, "Petersburg Diyaloğu" toplantıları çerçevesinde de her iki ülkenin değişik kesimlerinden insanların bir araya geldiklerini, bunun da ilişkilere verilen önemin bir göstergesi olduğunu söyledi.

    Merkel, düzenli temasların, öğrenci ve iş adamları arasında karşılıklı ziyaretlerin de önemli olduğunu, bu sayede mevcut ön yargıların kırılabileceğini kaydetti. Putin de Merkel ile Afganistan'daki durum, AB-Rusya ve NATO-Rusya konseyleri, ayrıca İran'ın nükleer programı hakkında konuştuklarını belirterek, "Buradan şimdi doğrudan İran'a gidecek misiniz?" sorusunu da "Tabii ki İran'a gideceğim, bu benim görevim. Tüm tehdit ve uyarıları dinlesem hiç evden çıkmamam lazım" diyerek cevapladı.

    İran'a yapacağı ziyaretin çok önceden planlandığını ve Hazar Denizi'ne komşu ülkelerin Tahran'da yapacakları toplantı çerçevesinde İran yönetimiyle de temaslarda bulunacağını ifade eden Putin, İran krizinin barışçı yoldan çözülmesi için çabaların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

    Sabırla müzakereleri sürdürerek Kuzey Kore ile yapılan nükleer silah görüşmelerinde de başarılı olduklarını kaydeden Putin, "Baskı bir işe yaramaz. İran halkı hiçbir şeyden korkmaz. Bu konuda sabırlı olmamız lazım. Bu nedenle doğrudan temaslar da çok önemli" dedi.

    Bir Alman gazetecinin, Rus gazeteci Anna Politkovskaya cinayetiyle ilgili olarak başsavcılığın henüz hala nihai açıklamayı yapmadığına dikkati çekmesi üzerine de Putin, başsavcılığın, cinayetin aydınlatılması konusunda son aşamaya gelindiğini bildirdiğini, ancak  yine de dava sonuçlanıncaya kadar hiç kimsenin suçlu görülmemesi
    gerektiğini söyledi.

    Almanya ve Rusya arasındaki sosyal ve ekonomik ilişkilerin büyük ölçüde geliştiğine de işaret eden Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin nasıl geliştirilebileceğinin düşünülmesi gerektiğini, ancak kendisinin bu konuda yapılanlardan daha fazla bir imkan göremediğini, Merkel ile çok açık ve güven dolu bir ilişkileri olduğunu sözlerine ekledi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı