Gündem Haberleri

    Psikologlardan ailelere tavsiyeler

    Hürriyet Haber
    30.12.2001 - 14:16 | Son Güncelleme:

    Türk Pskiloglar Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Nesrin Hisli Şahin, Bursa`da ortaya çıkarılan bir rehber öğretmenin çocuklara yönelik cinsel taciz ve porno skandalı ile ilgilianne ve babalara seslenerek, "Tek tek kötü olaylara bakıp sanki bu olay her an sizin de çocuğunuzun başına gelebilirmiş gibi bir endişeye kapılmayın" dedi.

    Prof. Dr. Şahin, yazılı açıklamasında, çocuklara yönelik cinsel taciz ve pornografi olayının herkesi etkilediğini belirterek, 'kötü' ve 'çarpıtıcı' olayın medyada veriliş şekline dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.  Anne ve babaların, çocuklarını büyük bir güven içinde teslim ettileri bir eğitmen tarafından olay gerçekleştirildiği için paniğe kapılabileceklerini kaydeden Prof. Dr. Şahin, şöyle devam etti:

    "Anne ve babalar, 'artık kime güvenebileceğimizi bilemiyoruz' diye umutsuzluğa düşebilirler. Çocuklarının ihtiyacı da olsa bu meslek elemanlarından elde edilebilecek yardımı almaktan kaçınabilirler. Ya da kendi çocukları da benzer şeyler yaşadılar mı kaygısıyla çocuklarını gereksiz yere incelemeye ve de belki de sorgulamaya kalkabilirler. Oysa ki bu tür davranışların herbirinin çocuklara ayrı ayrı zararı dokunabilir."
       
    Prof. Dr. Şahin, insan zihninin nasıl çalıştığını inceleyen bir temel bilim alanının uygulamacıları olarak anne ve babalara bu konuda şu önerilerde de bulundu: 

    Tek tek, kötü olaylara bakıp, sanki bu olay her an sizin de çocuğunuzun başına gelebilirmiş gibi bir endişeye kapılmayın. Çünkü unutmayın, insan zihni, böylesi önemli bir olay karşısında, olay çok ender de olsa, aldanıp, sanki her an yeniden olabilirmiş gibi düşünebilir. Ne kadar ender olarak ortaya çıktığını unutur. Diğer deyişle, `olasılık ya da ihtimal`, olayın büyüklüğü karşısında gözardıedilebilir. Özetle, böyle olayların sizin de başınıza gelme ihtimali çok düşüktür.

    Anne-babaların çocuklarını bu tür konularda doğrudan sorgulamaması çok önemlidir. Anne-babalar, çocuklarının evdeki `olağandışı` davranışlarına dikkat etmelidirler. Okul başarısında beklenmedikbir düşme olmuş mu? Çocuk eskisinden farklı olarak okula gitme konusunda birdenbire bir isteksizlik ifade etmeye başlamış mı? Eskisine kıyasla daha fazla içine kapanmış mı? Eskisine kıyasla daha öfkeli ve saldırgan mı? Arkadaşlarıyla ilişkileri eskisinden daha farklı mı? Oyunlarında ya da arkadaş konuşmalarında, eskisinden farklıolarak, yaşlarına uygun olmayan bazı cinsel içerikli sözcükleri kullandıkları oluyor mu? Daha önce olmayan, uyku problemleri, kabusları var mı? Durduk yerde, kendisine yakın insanların kendisine dokunmasına izin vermemeye başlamış mı? Daha önce olmayan bir şekilde,kendine bir hayal dünyası yaratıp, zamanını bu gerçek dışı dünyada geçirmeye başlamış mı? Özbakımına eskisinden farklı olarak artık hiç dikkat etmiyor mu? Ya da durduk yerde, tam tersi olarak, aşırı titiz, aşırı mükemmelliyetçi davranışlar içine mi girmiş?

    Yukarıda sayılan bu belirtiler mutlaka bir cinsel taciz habercisideğildir. Ancak, sebep ne olursa olsun bu belirtilerle çocuk bir sorunu olduğunu ve yardıma ihtiyacı olabileceğini ifade etmektedir.

    Eğer çocuklar, medyadan duydukları ya da okudukları bu tür haberlerle ilgili olarak sorular soruyorlarsa, çocuklara ilgi, anlayışve sevgiyle yaklaşmak, sorularına hiç endişelenmeden cevaplar vermek çok önemlidir. Çocukların sorularını 'Bırak böyle şeyleri, merak etme!' diyerek geçiştirmemek çok önemlidir. Bu tür bir 'geçiştirme' yada 'duymamazlık', çocuklara bu konuların, utanç verici olduğu ve konuşulmaması gerektiği mesajını verecektir. Oysa ki çocuklar, bu tür konuları anne-babalarıyla, öğretmenleriyle konuşabileceklerine, bu konularda sorular sorabileceklerine inanmalıdırlar.

    Anne-babalar bu tür sorular karşısında, "Evet, çocuğum. Çok üzücü bir olay, ama bir okuldaki bir görevli öğretmen bunu yapmış. Bazan böyle bir insan çıkabilir ve çocuklara zarar verebilir. Çocukları korkutup anne-babalarına, öğretmenlerine de söylemelerini engelleyebilir. Çocuklar da korktukları için bu kişi yakalanamaz. Bu kötülüklerini sürdürebilir. Oysaki çocukların bu olaylarda hiç suçu yoktur. Onlar korktukları, çaresiz kaldıkları, o kişi kendilerinden çok büyük olduğuiçin seslerini çıkarmazlar. Ama böyle davranmak işe yaramaz. O insan başka çocuklara da zarar verir. Onun yerine en iyisi, diğer öğretmenlere, anne-babalara bu insanı anlatmaktır. Çünkü diğer öğretmenler o insan gibi değildir. Ama merak etme, bu tür olaylar her zaman olmaz. Senin okulun, öğretmenlerin çok güvenilir insanlar ve senannene-babana her şeyini anlatabilirsin. Biz her zaman senin yanındayız ve seni koruyacağız" diyerek çocuklarına, hem, sorular sorabilecekleri; hem kendilerini açabilecekleri; hem de güvende oldukları mesajını, aynı anda verebilmelidirler.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı