Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Prof. Gökalp'in ilahici danışmanı

    Hürriyet Haber
    18 Temmuz 2001 - 00:00Son Güncelleme : 18 Temmuz 2001 - 00:01

    Ankara'dan bir okurumuz, Tarım Bakanı Prof. Hüsnü Yusuf Gökalp'in, ‘‘ülkücü sebze ve meyve yetiştirme girişimini’’nin arkasındaki isimleri biliyor musunuz diye soruyor.'Gün 91' ekmek buğday çeşidi ve 'Sazak 91' çeşidi; 12 Eylül öncesinde öldürülen MHP'li Gün Sazak adına verilmiş.Daha da önemlisi... Bunu, araştırmacı bilim adamlarını zorlayarak yaptıran Dr. Gürbüz Mızrak'mış... Bu kişi, meşhur İstiklal Marşı'nın ilahi gibi okunmasında yer alan kişiymiş. Televizyonlardan hatırlarsınız.Okurumuz anlatıyor:‘‘Kendisi Bakan Gökalp'in gizli danışmanıdır; bakanlıktan çıkmaz. İlişkiler, Müsteşar Yardımcısı Bekir Öztürk -şimdi TSE Genel Müdürü- vasıtasıyla yürütülür. Hatta bakanın açıkladığı buğday taban fiyatının hazırlanması da -sorun yaratan fiyatlar- bu kişi tarafından yapılmıştır. Ayrıca TAGEM'de kadrolaşma da bunun eseridir. Kendi akrabaları taşra kadrosundan TAGEM'de çalışır. Örnek; yeğeni Oğuz Mızrak...’’Bitki ve tohumlara adı verilen diğer ülkücüler kimdir. Bekleyiniz.Hakça bir düzen umuduyla...Çatalca'dan 'sosyal demokrat yeni yapılanmada ilk adım' imzasıyla kamuoyuna yapılan çağrıda şöyle deniliyor:‘‘Biz Çatalca'da yaşayan sorumlu yurttaşlar olarak ülkemizi bugünkü duruma getirmiş olan, ancak mutlu ve zengin yarınlara taşıma umudu vermeyen mevcut siyasi partilerden umudumuzu kesmiş bulunmaktayız. Bundan böyle, çağdaş katılımcı demokrasi, ileri teknoloji, yurtta ve dünyada barış, sağlıklı çevre, insan hakları, üretim ve istihdamı hedef alarak cumhuriyetimizi ve ulusumuzu tüm dünyada en saygın noktaya taşımayı amaçlayan bir sosyal demokrat yeni yapılanmanın yöntemlerini belirlemek ve gerçekleşmek için yola çıkıyoruz. Hedefi AB standartları olan ve ulusumuzu çağdaş dünyanın liderleri arasına katarak önce partide, sonra ülkede ve nihai olarak da tüm dünyada insanların özgürleşmesini ve demokrasinin yaygınlaşarak hakça bir dünya düzeni kurmak isteyenlerle birlikte olmak umuduyla... Yarın (Perşembe) saat 10.30'da Sofram Restaurant'daki bir toplantıya herkesi çağırıyoruz.’’Doların danasına zam geldiSAYIN Prof. Osman Altuğ bir haftadır süren dolar patlaması nedir?Haziran ayında Türk halkına borç takası diye yutturulan, aslında TL cinsinden borçların dolara çevrildiği bir operasyondur. Bankalarda dolar mevduatına uygulanan faiz % 7-9 aralığındaydı. Kemal Derviş, başarılı bir operasyon olarak sunduğu borç ertelemesini % 16 ile gerçekleştirdi ne yazık ki... Dolayısıyla doların anasına değil danasına, yani doların faizine % 16 üzerinden yıllık % 70 zam yaptı.Peki bu ne anlama geliyor?Örtülü bir devalüasyondur. Şimdi bu örtülü devalüasyon açığa çıktı ve bunu her ay % 10-10 anasına, yani dolar-TL kuruna yedirerek yapıyorlar. Ne yazık ki, ABD'de dolar cinsinden yıllık faiz % 5, Türkiye'de bankalarda % 7-9; Derviş ise borç ertelemesini % 16'dan yapıyor. Bu durumda devlet, bankalara bankalardan daha fazla faiz vermiş oluyor.Bu bizi nereye götürür?Ülkede üretim iyice durur. Fabrikalar kapanmaya devam eder, çekler-senetler ödenmez. İşsizler ordusu artar. Paradaki sıfırlar büyür. 20 milyonluk banknot tedavüle çıkar. Paradaki sıfırların artması ile rejimlerin devamı arasında yakın ilişki vardır. Örneğin, Hitler öncesi Almanya'da bir ekmek, bir 1 milyar marktı. Hitler, 'herkese iş, herkese aş' diyerek iktidar oldu. Bu paranın tarihinde acı bir derstir. Yakın geçmişte Yugoslavya'da da paradaki sıfırlar arttığını, rejimin bittiğini unutmayalım.Hükümetteki istifalara ne diyorsunuz?Paranın yönetimi eşittir azametin günahı... Hükümet azametli ve büyük olduğu için parayı iyi yönetemedi; kurban aradı. Önce Tantan kurban edildi; çünkü kara paraya savaş açmıştı. Yüksel Yalova da tütünden gitti. Şimdi de Telekom'dan Enis Öksüz gitti. O da IMF-Derviş politikalarına karşı çıktı. IMF yap der, yapılır; doğrusu ya da eğrisi tartışılamaz. Ama borçlunun duacısı, alacaklısıdır. IMF de bizim için dua ediyor; bizim borçların üzerine yatmamamız için... En iyi hükümet, borcunun üzerine yatmayan hükümettir, IMF'i dinleyen hükümettir.‘Derin halk’ın sözcüsü CHP'dirSERDAR Turgut'un yazısını gözyaşları ve alkışlarımla okudum.Sözünü ettiği 'derin halkın' tek sözcüsü CHP olmalıdır.CHP, Serdar Turgut'un işaret ettiği o dönemin ruhunu, 1920'lerin, 1923'lerin ruhu yansıtacak tek örgüttür.Derin halka CHP sahip çıkmalıdır.CHP, Serdar Turgut'un bu yazısını binlerce fotokopi yapıp Türkiye'ye dağıtmalıdır ve bu yazıya sahiplenmelidir.Çoşkun TRAKYALIMesajBODRUM, Türkbükü sakinleri haykırıyor: ‘‘İmdat!... Bütün gece uyuyamıyoruz. Böyle giderse buraları terk edeceğiz. Havana, Maki, Ship-Ahoy ve Güverte'nin gürültü kirliliği ile kim mücadele edecek? Eğlenmek herkesin hakkı ama uykuda insanların belki de en kutsal haklarından biri...Göl-Türkbükü yalnızca eğlenmeye gelenlerin buluştuğu bir mekan olmaması gerek. Bunun için ilgilileri göreve çağırıyoruz. Eğlenmek herkesin hakkı ama uyku da belki en kutsal hak.’’TBMM internet sayfasından, konu ile 1. derece ilgili olan sayın Bakanımız Yaşar Okuyan'ın e-mail adresine ulaşamadığımdan; SSK Erenköy Fizik Tedavi Merkezi'nde yaşanan anlamsız ve garip uygulamalara kim el atacak? Hastane yönetimi hasta ve refakatçiler üzerinde psikolojik baskı uyguluyor. Hastanın yatış safhasında kendisine ve refakatçisine verilen broşürdeki kurallar, personelce faşizan bir baskıya dönüşüyor. Alınan bağış, galoş paraları derhal incelenmeli ve korumaların tavrı da soruşturulmalıdır.Ali GÜNDÜZ-Elektrik mühendisi
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı