Prens prensesi neden sevmedi?

Yıllar önce Nâzım Hikmet atmıştı düğümü: “Sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?” Elma sevmese de olur ama ya prens? Prens prensesi sevmezse kim çıkacak kerevete? Filiz Aygündüz, aşkın kör kuyusuna, bağımlılığa taşıyor okurunu. ‘Prens Prensesi Sevmedi’yi okurken baş karakter Deniz bizi aşk tahterevallisinde bir aşağı bir yukarı taşıyor.

Zeynep MİRAÇ
23.02.2015 - 01:40 | Son Güncelleme :

Romanın ana karakteri Deniz, ilk günden “İlişki istemiyorum” diyen ama arkasını da dönüp gitmeyen bir adama âşık. Bu aşk uğruna da çok acı çekiyor. Deniz’in hikâyesini ona üzülerek mi yoksa kızarak mı okumamızı istiyorsunuz?

- Anlamaya çalışarak okumanızı isterim. Bana göre, hem mağdur hem mağrur bir tarafı var Deniz’in hikâyesinin. Bir yanıyla bağımlı ve ”Acaba gerçekten bu kadın âşık mı” diye bize sorduruyor. Diğer taraftan da “Aşkın ölçüsü nedir ki? Bu kadın basbayağı âşık” diyoruz. Ben kendisine üzülmekle kızmak arasında çok gittim geldim... Son duygum şefkatti.

Deniz diyor ki “Sevilmek, üzerinde çalışmalar yapılması gereken bir şey değil”. Kaybetme korkusuyla başa çıkmak için çabalıyor bir yandan da. O çaba, amacına ulaşamayacağını kendine unutturmak için mi?

- Tabii, zaten kendisi de söylüyor: “Durmamalıyım, çünkü durursam canım yanacak”. Aslında bağımlıların büyük bir çoğunluğu durumun farkında. Bir şeylerin ters gittiğini biliyorlar. Bu gerçeği unutmak için de sarf ediliyor o çaba. Öte yandan Deniz’in çocukluğundan itibaren sevilmesi için önüne birtakım kurallar konmuş. Koşulsuz, herhangi bir çaba sarf etmeden sevilmenin ne olduğunu bilmiyor. İlişkisinde de bir adamın kendiliğinden, bir kadını sırf o olduğu için sevebileceği düşüncesi yok kafasında.

Prens prensesi neden sevmedi

Ömer, Deniz’i sırf o olduğu için sevseydi, Deniz bu ilişkiyi yürütebilir miydi?

- Gerçekten bilmiyorum. Çünkü biz Ömer’in hikâyesini bilmiyoruz.

Bir aşkın ve romanın iki kahramanı varsa, biz Ömer’in hikâyesini neden bilmiyoruz?

- Deniz bir şeylerin ters gittiğini anlıyor. Arkadaşlarının da önerisiyle bir terapiste gitmeye başlıyor. Aslında en büyük isteği, psikiyatrdan Ömer’in hikâyesi hakkında bilgi almak. Gerçekten ilişki sorunları nedeniyle psikiyatriste giden kadınların büyük bir çoğunluğunda bu vardır: Doktora adamı anlatıp ona dair ipuçları yakalamak. Sonra bu bilgilerle onu değiştirmeye çalışmak. Ama kitaptaki terapistin dediği gibi, bunlar Ömer’in terapisinin konusu. Ben okur için de aynı şeyi yapmak istedim. Deniz’in yaşadığı duyguyu okur da yaşasın. İlişkide olduğu kişinin hikâyesiyle ilgilenmeden kendi hikâyesi üzerinden bakabilsin sorunlarına. Aslolan bizim hikâyemiz çünkü. Okuyanın kendi hayatında da işine yarayacaksa bu kitap...

Prens prensesi neden sevmedi

Nasıl bir işe yaramasını bekliyorsunuz?

- Ortaokul lise yıllarımdayken, 30’lu-40’lı yaşlarındaki kadınların hayatı kavramış, bütün meselelerini halletmiş, ‘olmuş’ kadınlar olduklarını zannederdim. Şimdi 43 yaşındayım ve hiç de öyle değilmiş. 30’lardan itibaren kadın öyle bir ‘olmuş’ seviyesine gelmiyormuş. Tam tersi, “Ben kimim? Neyim? Hayatla ilgili ne gibi meselelerim var? Ne bekliyorum?” sorularını sormaya başladığı yaşlarmış bunlar. Kitabın o sorularla ilgili derdi olan kadınlara bir parça yardımcı olmasını isterim. Çünkü bu roman yalnızca bağımlı bir aşka dair değil; içinde değersizlik duygusu da var, ölüm korkusu, suçluluk duygusu, narsisizm, baba-kız ilişkisi de....

NE KADAR ZORMUŞ KADIN OLMAK!

Prens prensesi neden sevmedi
Bu roman yalnızca bağımlı bir aşka dair değil; içinde değersizlik duygusu da var, ölüm korkusu, suçluluk duygusu, narsisizm, baba-kız ilişkisi de...

Bunların dışında Türkiye’ye dair önemli bir çatışma da var. Bugünün kentli kadınlarının bir kesimine dair... Geçmişlerindeki muhafazakâr dünyayla, vardıkları yeni ve nispeten daha esnek dünya arasındaki çatışma. Deniz’in 30 yaşında bir hayat acemisi olmasının nedeni bu mu?

- Evet. “Ne kadar zormuş kadın olmak” diyor Deniz. Hep kız çocuklarının okumasını konuşuyoruz ama bir de okuyup meslek sahibi olduktan sonra bu ülkenin onlara dayattığı muhafazakâr değerler var. Deniz’de olduğu gibi kadınlar bu değerleri içselleştiriyor. Bu değerlerle birlikte hayata atıldıklarında bir çatışmanın içine düşünüyorlar. Deniz’in acemiliği bundan.

“Önüme konan ‘İlişki istemiyorum’ gerçeğini reddediyordum”. Bu, herhalde pek çok kadının benimseyeceği bir cümle. Neden gerçeği reddeder kadınlar?

- Gizli bir kibir, sahte bir özgüven var o reddedişin altında: “Ben öyle bir şey yapacağım ki, sonunda benimle birlikte olacak”. Kadınlık bilgisi anlamında bize bir tek bu öğretiliyor galiba. Bunu kadınlara kadınlar öğretiyor hatta: “Bir erkeğin karşısında şöyle davranırsan peşinden koşar, böyle davranırsan ağzının içine bakar, kaçarsan kovalanırsın”... Bir erkeği elde tutmayla ilgili kadınların inandığı, hâlâ birtakım kadın dergilerinde de yazan eskimiş formüller var. Bu yanlış bilgileri kuşaktan kuşağa aktarıyoruz. Hiç kimseyi isteği dışında hayatımızda tutamayacağımızı da nedense kabullenmiyoruz.

Prens prensesi neden sevmedi

Deniz diyor ki, “Bu benim iyileşme hikâyem”. İyileşmek o adamı hiç olmamışçasına unutmakta mı yoksa -belki sevmeye devam etse de- hayatını başka öncelikler üzerinden kurmakta mı?

- İyileşmek, kendi temel problemlerinin farkına varıp onları çözmekten geçiyor. Deniz’in hikayesinde ise iyileşmenin ölçütü ‘prensin prensesi sevmediğini’ kabul etmek.

Kitaptaki bir soruyu tekrar edeyim: “İnsan niye haftada bir iki saat biriyle vakit geçirmek için kalan zamandaki mutsuzluğu göze alır?”

- Çünkü birtakım sorunları vardır. Belki de o sorunları unutmak için geri kalan zamandaki mutsuzluğu göze alır. Acı çekmenin, mutsuzluğun aşkla açıklanabileceğine inanmıyorum. Biz istemezsek kimse bizi incitemez.

Prens prensesi neden sevmedi

BURASI İLK REGL OLDUĞUNDA YÜZÜNE TOKAT ATILAN GENÇ KIZLARIN ÜLKESİ

Deniz, devasa projelerde çalışan bir mimar. Büyük yapılar ona emanet ediliyor. Ne var ki kendi bedeni üzerinde söz sahibi değil.

- Evet, bedeniyle ilgili karar mekanizmasının annesi ve babası, hatta toplum olduğunu görerek büyüyor. Bize hiçbir zaman kadınlık bilgisi öğretilmiyor. Okurken, işe girerken, sonuna kadar yardım ediyorlar. Ama kimse bizi karşısına alıp da kadın olma bilgisini anlatmıyor. Burası ilk regl olduğunda yüzüne tokat atılan genç kızların ülkesi. Yıllar önce Duygu Asena, “Erkeklere nasıl sünnet yapılıyorsa kadınlara ilk regl olduklarında benzer bir kutlama yapılsın” önerisi getirmişti. O öneriyi getirdiğiyle kaldı.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün