Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Popüler roman...

    SEMİH GÜMÜŞ
    04.05.2017 - 12:50 | Son Güncelleme: 04.05.2017 - 12:51

    Popüler roman Batı’da bütün gün kollarına tünenebilecek bir korkuluk olarak görülürken burada hakaret olarak karşılanıyor. Bu da tuhaf olmalı.

    “Aşk Hikâyesi (Love Story) filmini görmeye giden kişinin eleştirel eğilimi ne olursa olsun, duygulanmaması ve ağlamaması için taş yürekli olması gerekir.” Umberto Eco, ‘Popüler Roman Kahramanları’ kitabında bir taş yüreklinin bile filmin yol açtığı duygusal yoğunluk karşısında çözüleceğini bu sözlerle belirtiyor. Kendimden biliyorum ki doğru. “Bunun da son derece basit bir nedeni var” diyor, “Bu tür filmler seyirciyi ağlatacak şekilde tasarlanır.”

    Popüler romanın çıkış noktası, varlık nedeni budur. Elden bırakılmadan okunması için, demek bunu sağlayacak bir hikâyesi olmalı. Hikâye de yetmez, o hikâyeyi sürükleyecek bir olay örgüsü gerekir. Olay örgüsü gerilimi ve korkuyu ya da tutkuyu ve mutluluğu sağlayan çekici güçtür.
    Demek popüler romanın yapım sırrı hikâyeden önce önce olay örgüsünde aranır, onun da elbette zor anlaşılır olmayan ve okurların kendi hayatlarında hep karşı karşıya bulundukları duygulara etkisi göz önünde tutularak. Kişiler bu ikisinden sonra gelir. Çünkü karakter yaratma çabasının gerektirdiği yüksek nitelikli yapımbiçimleri okuru zorlamaya başlar. Sözcüklerle yapılmış bir kurmaca kişinin psikolojisini kavramak, gerçek kişilerin psikolojisine girmekten bazen daha zor da olabilir. Yalnızca Raskolnikov’un ya da Oblomov’un iç dünyasını anlamak için iki romanı en az birkaç kere okumak gerekirse günlük hayatımızın uzunca bir bölümünü onlara nasıl ayıracağız.
    Umberto Eco da ‘Suç ve Ceza’nın sonuna geldiğimizde, romanı iyi anlamış olsak bile, olay örgüsünün ortaya attığı bütün sorunların çözüme kavuşmayacağını belirtiyor. Okudukça öyle olduğu görülüyor. Bunun bir nedeni romanın belirsizlik yaratan üslubu. Öbür nedeni de üslubun yanı sıra, olay örgüsünün psikolojik ve ideolojik boyutlarla iç içe örülmesi, böylece anlatı içinde atılan düğümlerin gitgide karmaşıklaşması ve birbiriyle çelişen yorumlara neden olması.
    Hemen her yazar ilk yapıtlarında niteliği öne çıkarır ve yürüyeceği yolu sonra yaptığı seçimler belirler. Eco, Ian Fleming’in, 007 dizisinin ilk romanı ‘Casino Royale’de ‘edebi etkiler oyunundan’ uzak durmasının olanaksızlığından söz ediyor. Ian Fleming’in sonraki 11 romanının başarısının temelleri bu romanındadır ama James Bond’un bir popüler kültür ikonu olmaya başlamasıyla birlikte, sonraki romanlarında iyiler ve kötüler ile ‘Özgür Dünya-Doğu Bloku’ karşıtlığı ve son kerteye uçurulan aksiyon, dizinin çizgisini de değiştirir. Bu yüzden “Fleming’in romanları, değişik şekillerde McCarthy’cilik, faşizm, kural dışılık ve şiddet tapınması, ırkçılık vb. ile suçlanmıştır.”
    Popüler roman Batı’da bütün gün kollarına tünenebilecek bir korkuluk olarak görülürken burada hakaret olarak karşılanıyor. Bu da tuhaf olmalı. Nitelikli edebiyat ayrımını kendisi için yok sayarken kurmacanın olmazsa olmaz yapımbiçimlerini yadsıyan, yazınsal dil yerine işlevselliği yüzünden düzanlatımlı bir dil seçerek yolunu ayıran popüler roman yazarları dokunulmazlık istiyor. Bu örneklerle malul bir sapla saman hikâyesi yaşanırken ticari yayıncı, piyasa ve okur çoğunluğu, koruyup kolladıkları popüler edebiyatı elektrikli tellerle çevirmiş durumda.
    Oysa orada duran yazarlara bakıldığında da aynı sendrom var: İlk yazılanlar sonrakilerden hep daha iyi. Akla hangi yazar geliyorsa bakılabilir, aynı. Elbette niçin böyle olduğu sorulabilir, nedenleri belli olsa da.
    Üstelik burada popüler olan ile en kolay olan üst üste konmuş. Dan Brown ya da Patricia Highsmith kendilerini Faulkner ya da Philip Roth ile karşılaştırmazken popüler olanın yüksek nitelikte yapılabileceğini de gösteriyor. Burada sıkıntı yaratan düzeysizlik, bu arada nitelikli edebiyatla ilgisi olmayan piyasa dergilerinin yanında, ortalığı harman yerine çevirmiş durumda. Kargaşa durulur mu bilmiyorum, kitle kültürüyle baş etmek her zaman zordur ama bir edebiyat ayrımı mutlaka yapılıp belirginleşecek.

    Popüler roman...POPÜLER ROMAN KAHRAMANLARI
    Umberto Eco
    Çeviren: Kemal Atakay
    Alfa Yayınları, 2017
    269 sayfa, 19 TL.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı