Ege Haberleri

EGE

    Polycarp'ın mezarı bulundu

    Burcu TANER / HÜRRİYET
    18 Eylül 2013 - 01:16Son Güncelleme : 18 Eylül 2013 - 12:31

    HER şey 1973 yılının bir eylül günü başladı. İzmir’in tanınmış tarihçilerinden Yaşar Ürük, kentini araştırmak için Milli Kütüphane’nin kapısından içeri girdi.

    Giriş o giriş... O günden bu yana tarihin izinde geçen 50 yıl karşılıksız kalmadı. Ürük, Ege’de, Hıristiyan aleminin Meryem Ana’dan sonra ikinci hac adresi olacak Aziz Saint Polycarp’ın Osmanlı döneminde başına kavuk takılarak Yusuf Dede Türbesi’ne dönüştürülen ancak Cumhuriyet döneminde birden bire ortadan kalkan mezarını buldu. O mezar, Kadifekale’de bir ilkokul bahçesinin duvarının altında. Şimdi sıra bu tarihi değeri inanç ve kültür turizmine dönüştürmekte...

    Ankara’da Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde okurken İzmir’in tarihini araştırmayı hayatının en büyük tutkularından biri haline getiren Yaşar Ürük, tiyatroculuğunun yanı sıra şiirleri, fotoğrafları, güfte ve besteleriyle ‘10 parmağında 10 marifet’ bir değer olarak 36 ödüle imza atmış. Ürük’ü son dönemde en fazla heyecanlandıran uğraşı ise 1990’dan bu yana üzerinde çalıştığı Aziz Saint Polycarp’ın mezarı. “Bilgi paylaştıkça güzel” diyen Yaşar Ürük, mezarın bulunma öyküsünü ve yerini Hürriyet’le paylaştı.

    Polycarpın mezarı bulundu

    Antik Stadyum’da öldürüldü
    Ürük’ün verdiği bilgiye göre, Hazreti İsa’nın havarilerinden, incil yazarı St. John’un müritlerinden önemli bir din adamı olan ve İ.S. 115’te İzmir’deki Hıristiyanların piskoposu olarak seçilen Saint Polycarp, o yıl, Romalılar tarafından düzenlenen Asya İli Kentleri Birliği Şenlikleri’nde Antik Stadyum’da öldürüldü. Yaşar Ürük, “Polycarp, önce odunların üstünde yakılarak öldürülmeye çalışılmış, başarılı olunamayınca kalbinden hançerlenmiş. Öldürüldükten sonra da Antik Stadyum dışında bir noktaya gömülmüş, kısa süre sonra da aziz ilan edmiş” bilgisini verdi.

    Polycarp’dan Yusuf Dede’ye
    Hıristiyanlarca kutsal görülen bu mezarın uzun zaman önemli bir ziyaret merkezi olduğunu da aktaran Ürük, “Mezar, İzmir’in Türkler tarafından fethinden sonra da bu önemini korudu. Bunda İslamiyet’in Hıristiyanlık’ı ve ulu kişilerini kutsal kabul edip saygı göstermesinin büyük rolü var. Ancak mezarın her geçen gün ilgi odağı olması ve bazı sıkıntılar yaratması, dönemin kadısının, mezarın başına kavuklu bir taş dikerek ‘Yusuf Dede’ adıyla Müslüman mezarına çevrilmesine neden oldu” dedi.

    Polycarpın mezarı bulundu

    Buldu, bekledi ve açıkladı
    Yusuf Dede’nin mezarını aramaya 1990’da başladığını, 2000’de bulduğunu ancak gerekli bulguları edinmek ve açıklamak için zaman geçtiğini ifade eden Yaşar Ürük, “Çok sayıda gezgin eserlerinde bu yeri ayrıntılı biçimde tarif ediyorlardı ve Yusuf Dede yatırının 19. Yüzyıl sonlarındaki halini gösteren çok sayıda da fotoğraf vardı. Öncelikle Antik Stadyum’un yerini hemen hemen birebir saptadım. Çünkü o alanın üzerinde mevcut yapılaşma adeta stadyum şeklinde kümelenmişti. 20. Yüzyıl başlarında bazı fotoğraflarda stadyum alanının tarla olarak parselasyonu da görülüyordu. Bu parselasyon günümüze yapı adaları olarak hemen hemen aynı noktalarda ulaştığından mezarın yerini özellikle güney yönlerden bakış açısıyla saptamak daha kolay hale gelmişti” diye konuştu.

    Okul duvarının altında
    Ürük, çalışmanın sonucuna ulaşma hikayesini de şöyle anlattı: “Sonuçta 10 yıllık çalışma sonucu 2000’de mezarın yerini kesin olarak saptadım. Mezar, eski adı zaten Yusuf Dede Caddesi olan günümüzdeki Rakım Elkutlu Caddesi’nin Kadifekale’ye tırmanışa geçtiği bölümde yer alan İnkılap İlkokulu’nun 729. Sokak’la kesiştiği köşeden, okul giriş kapısına uzanan duvarın arkasındaydı. 1930’ların başlarından günümüze ulaşmış bir notta, ‘Polycarp’ın mezarı böylelikle okulun duvarı altında kaldı’ yazdığını görünce vardığım sonuçtan iyice emin oldum.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı