Polo Ralph Lauren: Türk erkekleri kadınlardan daha tutucu görünüyor

Demet CENGİZ BİLGİN
15.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Lüks dünyasının Amerikan oyuncularından Polo Ralph Lauren’in Avrupa ve Ortadoğu Başkanı Brian Duffy, “Türkiye’ye gelmemiz için çok talep vardı. Türkiye’de müthiş bir potansiyel var” dedi. Duffy, erkekleri kadınlardan daha tutucu bulduğunu söyledi.

POLO Ralph Lauren, 44 yıllık Amerikan lüks marka. Hem Avrupalı rakiplerine göre genç hem de Amerikalı ama hepsiyle gayet iyi rekabet ediyor. 5 milyar doları aşan ciroya sahip. Son dönemde toptandan çıkıp, kendi adını taşıyan mağazaları artırmaya yöneldi. Şu anda tüm dünyada 333 mağazası var. Bu kapsamda lisansörlerinden operasyonları devralıyor. En son Asya’da bu işlemi gerçekleştirdi. Türkiye’ye ise 2008 yılında geldi. Polo Ralph Lauren Avrupa ve Ortadoğu Başkanı Brian Duffy ile Ankara mağazasının açılışında konuştuk.
Krize rağmen iyiydi
*  Türkiye’ye biraz geç gelmediniz mi?
- İstanbul’daki mağazamızı 2008 yılında İstinyaPark’ta açtık. Krizin ortasına denk geldi ama buna rağmen çok pozitif tepkiler vardı. Hem tüketici iyi tepki verdi hem de buradaki partnerimiz Unitim, gayet tecrübeli ve işin ehli. Türkiye’de kısa, orta, uzun bütün vadelerde müthiş bir potansiyel var.
*  Sizi Türkiye’ye getirmek isteyen pek çok grup oldu. Neden Unitim’i seçtiniz?
- Hem bizi hem de pazarı çok iyi biliyorlardı. Türkiye’ye gelmemiz için inanılmaz bir talep vardı. Pek çok grup bizimle görüştü ve biz onlar arasından Unitim’i seçtik.
İnanılmaz gelişim
*  İstanbul’daki lüks pazarı size göre de inanılmaz bir büyüme göstermedi mi?
- Ben buraya her geldiğimde İstinyePark’tan çok etkileniyorum. Lüksün bütün oyuncuları bir avlunun çevresine dağılmışız. İnanılmaz! Gelişim harika. Türkler dışarı çıkmayı seven, interaktif bir millet. Sadece İstanbul değil Ankara’daki açılışta da gayet iyi tepkiler aldık. Ankara da lüks için iyi bir pazar.
Türklerle bağları eski
*  Ankara ve İstanbul’da yeni mağaza planları var mı?
- Diğer fırsatları kesinlikle değerlendireceğiz. İstinyePark’taki mağazayı genişlettik, çocuğu da ekledik. Kesinlikle Nişantaşı ve Bağdat Caddesi’nden uzak kalamayız. İstanbul’u gezdikçe hayrete düşüyorum. Ayrıca Türk tüketicisiyle yeni tanışmıyoruz. Bağlarımız çok eski.
* Çok eski derken?..
- Biz global bir markayız ve dünyanın çeşitli yerlerinde Türkler bizim iyi müşterilerimiz arasında. Amerika’da, Avrupa’da tanışıyorduk zaten; bir de Türkiye’de kavuştuk. Türkler için yeni bir marka değiliz yani.
*  Dünyada lisansörlerden operasyonları satın alıyorsunuz ama Türkiye’de bir partneriniz var. İleri de operasyonu alabilir misiniz?
- Böyle bir niyetimiz yok. Durumdan memnunuz.
Erkekler daha tutucu
*  Tüketici tercihleri açısından bir farklılık görüyor musunuz Türkiye’de?
- Kadın koleksiyonlarının satışında hiçbir fark yok. Aksesuvar, ayakkabı, çanta Türkiye’de global satışlarımızla çok benzerlik gösteriyor  Fakat Türk erkeğinin daha muhafazakar olduğunu söylemeliyim. Ama gelişen pazarlarda bu tipik bir durumdur; hep karşımıza çıkar. Kadınlar daha açık erkekler biraz daha tutucudur.

Ortadoğu’da, Japonya’da lükste gerileme yok

*  Ortadoğu’daki karışıklıkları hissediyor musunuz?
- Ortadoğu’da uzun süredir varız. Dubai’de 2 yıl önce mağaza açtık. Kuveyt, Katar, Bahreyn’de mağazalarımız var. 2008-2009 krizlerinden az etkilendi. Hemen toparladı. Gayet iyi pazarlar. Şu anda da hissedilen bir olumsuzluk yok.
*  Ya lüksün en büyük pazarlarından Japonya? Oradaki felaket size nasıl yansıdı?
- Japonya’da büyük bir lüks pazarı var. Çok eskiden inanılmaz büyüme rakamları vardı ama uzunca bir süredir yatay vaziyette. Fakat Asya’nın diğer kesimlerinde ciddi
bir büyüme var. Japonya’daki deprem ve tsunami kısa süre etkiledi ama etkisi uzun sürmedi. Biz de oradaki işlerimize zaten toplam Asya olarak bakıyoruz. İrlanda, Yunanistan’da da tüketim azaldı ama çok büyük pazarlar değiller. Avrupa’daki büyük pazarlarımız İngiltere, Almanya, Fransa’da durum istikrarlı. Turizm de gayet iyi.

Fransız görünümle Fransızları çekti

*  Paris’te açtığınız mağazaya Fransızlar nasıl yaklaştı? Malum onlar kendi markalarıyla çok gurur duyarlar. Siz Amerikalısınız.
- Paris’te St. Germen’de dev bir mağaza açtık. Restoran da var. Fransızlar gayet iyi bir reaksiyon verdiler. Orayı Fransız mimarlarla birlikte tasarladık. Tarihi Fransız bir dekorasyon… Ralph Lauren ürünleri ve Fransız görüntüsü… Restoran da gayet başarılı. Yemekler de Amerikan ve Fransız mutfağının bir füzyonu aslında.

Borsa yatırımı sürekli kılıyor

*  Halka açılmış ilk moda markalarından birisiniz. Borsada olmanın sakıncası var mı?
- Biz tam 14 yıl önce halka açıldık. Hissedarlarımızla gayet iyi bir ilişkimiz var. Borsada işlem görmek bence gayet iyi. Öncelikle nakit ihtiyacı her kurum için önemli. Borsa bunu karşılamış oluyor. Moda markalarının çoğu zaten ya halka açık ya da halka açık dev bir grubun bünyesinde. Yatırımların sürdürülebilir olması çok önemli.

Avrupalı lüks marka tarih satıyor

*  Lüks dünyası Avrupalı markaların kontrolünde. Amerikalı olarak zorlanıyor musunuz?
- Lüksün merkezi elbette Avrupa. Hatta daha spesifik Paris ve ardından Milano geliyor. Biz Amerikan lüks markasıyız. Avrupalı markalar hem Avrupa’da hem Asya’da hem de Amerika’da güçlüler. Amerikalı markalar ise kendi anavatanlarında ve Asya’da güçlüler, Avrupa’da ise büyüyorlar. Amerika çok büyük ve etkili bir pazar. Amerikalı markalar lüks fenomenine geç katıldılar. Amerikan kültürü de milleti de yeni. Elbette bizim 18’inci yüzyıl el işçiliğinden falan bahsetmemiz mümkün değil. Farkımız komple bir yaşam tarzı markası olmamız.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı