Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Politikacıyı bu kadar kolay harcamayın

Demokrasiyi kaldırsak, bir diktatör yönetiminde veya faşist bir iktidarla daha mı rahat edeceğiz? Gelin riyakarlık eden, yalan söyleyen milletvekillerini cezalandıralım. Ancak, ilkeli, çalışkan ve ciddi parlamenterlerimizi harcamayalım.

Bazı köşe yazarlarında olsun, dost sohbetlerinde olsun, zaman zaman aynı görüşler duyuluyor.

 

Ay bıktım politikadan. Kanallar hep politika dolu. Kim seyreder ki bunları... Hele şu politikacılar yok mu sinir oluyorum. Sadece riyakarlık, sadece yalan...”

 

Ben de bu tip sığ yaklaşımlara sinir oluyorum. Garip bir kolaycılık.

 

Sanki demokrasiyi kaldırsak, bir diktatör yönetiminde veya faşist bir iktidarla daha rahat edecekmişiz gibi bir tutum.

 

Sanki politikacılığı yok etsek, politikacıları toptan yasaklasak rahat ediverecekmişiz gibi bir yaklaşım. Tabii ki politikacılarımız birer inci tanesi değiller. Tabii ki aralarında riyakarlık yapanlar da var, yalan söyleyen de. Ancak politikacı, yerine bir başkasını koyamayacağınız demokratik sistemimizin vazgeçilmez unsurudurlar. Onlarsız demokrasi olmaz.

 

Gelin riyakarlık eden, yalan söyleyen milletvekillerini cezalandıralım. Onları doğru yola zorlayalım. Ancak, ilkeli, çalışkan ve ciddi parlamenterlerimizi harcamayalım. Bu kadar hoyrat olmayalım. İyilerle kötüleri birbirine karıştırmayalım. “Hepsi yalancıdır” gibilerinden bir genellemeye gitmeyelim. Unutmayın ki, politikacılık iyi yapıldığında çok zor bir meslektir. Binlerce insanla kucaklaş, öpüş, onların dertlerini dinle, ardından Meclis çalışmalarına katıl. Yasa hazırla, lideri izle ve seçmeninin dertleriyle uğraş. Uzaktan eleştiriyle bakanlar, işin bu yanını bilmezler.

 

Aynı şekilde, CNN TÜRK, SKY TÜRK, NTV gibi haber kanallarını da hor görmeyin. Çok zor koşullarda çalışıyorlar. Sizlerin evinize adayları getiriyor. Sizler deniz kıyılarında serinlerken, o gencecik gazeteciler, Allah’ın sıcağında çalışıyor ve demokratik sistemimizin ayakta kalmasına büyük katkıda bulunuyorlar.

 

Teşekkür edeceğimize, bu insanları taşlıyoruz. Ayıptır, yazıktır.

 

                                             *                               *                               *


POLİTİKACI DA HADDİNİ BİLMELİ

 

Benim genel inancım, herhangi başka meslekte nasıl “iyiler” ve “kötüler” varsa, politikacılar arasındaki durum da farksızdır. Politikacıların arasında, son derece değerliler olduğu gibi,politikacılığı sanki ceplerini doldurmak veya siyasi güç gösterisine dönüştürmek isteyenler de vardır.

 

Gazetelerde karşılaşırız, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye, sarhoş araba kullanırken yakalandığı polisi azarlayan milletvekillerinin toplumda yarattıkları tepki ve genelinde siyasete verdikleri zarar çok büyüktür.

 

Hele bir de milletvekilliğini cebini doldurmak için kullananları düşünün. Bu kişiler yüzünden, tüm siyaset yaralanıyor.

 

Politikacının herkesten fazla halka yakın olması, halkın sempatisini ve güvenini kazanması gerekir. Oysa bakıyoruz, bazıları ya aşırı sinirlilikten veya bazıları gibi kendilerini “Allah’ın bu ülkeye hediye ettiği en değerli varlık” gibi görüyor olmalarından dolayı, tam aksine halkı terslerler. İşte son örneğini, TBMM Başkanı Arınç verdi ve çok kişiyi şaşırttı.

 

Arınç genelde son derece kibar bir insandır. Bu defa ne olduysa olmuş ve açmış ağzını, yummuş gözünü. Her şikayetçiyi paylamış.

 

Arınç, hata etmiş.

 

Bu şikayetçiler CHP’li olabilirler, hatta sırf kışkırtmacılık yapmaları için ortaya çıkarılmış dahi olabilirler. Yine de, TBMM Başkanı’nın kullandığı dil yanlıştır. Kötü örnek olmuştur. Onu gören politikacılar, kibarlığı ve siyasetçiliği böyle algılarlarsa hiç şaşırmayalım.

 

Politikacılık mesleğinin ne kadar güç olduğunu hepimiz biliyoruz. İnsanların bitmeyen istekleri, beş verseniz on isteme alışkanlıkları, çalışma koşullarının yetersizliği bu mesleği daha zorlaştırıyor.

 

Bizler, gerçekten de politikacılarımızı teşvik etmiyoruz. İyi bir performans verebilmeleri için gereken maddi desteği de sağlamıyoruz. Aksine, hepimizin gözü onların aldıkları parada. Verimliliklerini sorgulamıyoruz da, ceplerine girene daha çok dikkat ediyoruz.

 

Tekrar etmekte yarar var.

 

Politikacılarımız, demokrasimizin temel taşlarıdır. Eğer demokrasi istemiyorsak, o zaman politikacıları yerden yere vuralım.

 

Politikacılarımız da, üstlerine düşen sorumluluğu ciddi biçimde yüklenmelilerdir. Çalıp çırpmak, başkalarına tepeden bakmak ve sadece söz üretmenin politikacılık ile bağdaşmadığını bilmelilerdir.

 

Unutmayalım, demokrasiden başka çıkış yolumuz da yok...

X