Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Polisiye, trajedi ve aşk

    Hürriyet Haber
    07.11.2017 - 15:45 | Son Güncelleme:

    Polisiye yazarı Harun Candan üçüncü romanı ‘Yarım Ay’da, bir kadın cinayetinin peşinden koşan âşık bir erkeğin hikâyesiyle, üçüncü sayfa haberlerine sıkışmış hayatların derinliklerine dikkat çekiyor.

    Âşık olmak insana tuhaf bir kurgulama zihni verir. Hele aşk henüz dile gelmemiş ise insan her şeyi istediği gibi kurgulamakta ve kendi canını dilediği gibi yakmakta özgürdür. İşiniz bir şekilde edebiyatsa bu kurgulama biçimleri envai çeşit olabilir. Kurguladığınız olayların tahmin ettiğiniz gibi olmadığını öğrendiğiniz an, rahatlar ama anında başka şeyler kurmaya başlarsınız. Öyle mi yoksa böyle mi sorularıyla uğraşmak ciddi bir zaman kaybı olsa da besleyicidir.

    Polisiye yazarı Harun Candan’ın üçüncü romanı ‘Yarım Ay’ Doğan Kitap tarafından yayımlandı. 1987 doğumlu Harun Candan’ın ilk romanı ‘Hayalhane’ 2014 yılında, ikinci romanı ‘Yağmur Dinecek’ ise 2016’da yayınlanmıştı. Genç yaşının avantajlarından yararlanarak kendini hızla geliştiren Candan, bu son romanında da büyüklü küçüklü öyküleri heyecan verici bir kurguyla birbirine örüyor.

    Polisiye romanların en keyifli yanı okurun hikâyeye yerleştirilmiş açığı bulup finalden önce katili bulmaya çalışması, bu konuda yazarla heyecanlı bir saklambaç oyununa girişmesidir. Harun Candan bu oyunda bir hayli başarılı. ‘Yarım Ay’da henüz ifade edilmemiş bir aşkı bir cinayetle başlatıyor ve katilin kim olduğunu bulmanıza asla son ana kadar izin vermiyor.

    ‘Yarım Ay’ İstanbul’da, Sahaflar Çarşısı’nda başlıyor ve okuru da alıp çeşitli şehirlere seyahatler ediyor. Sahaflar Çarşısı’nda yan yana dükkânlarda çalışan edebiyat fakültesinden terk genç bir adam ve sanat tarihi okumaya başlayan genç bir kadın arasında tanışlıktan komşuluğa, komşuluktan arkadaşlığa dönüşen ilişkiler, zamanla birbirine açıklamaktan çekinilen bir aşka evriliyor. Ve kadının intihar süsü verilmiş bir cinayetle katledilmesiyle devam ediyor. Ve kahramanımız önce sırra kadem basıp kaybolan ve ardından ölüm haberiyle sarsıldığı kadının hikâyesinin peşine düşüyor. Can ve Selene’nin aşk hikâyesi başka bir boyutta devam ediyor. Sonuçta aşk hayal gücünün imtihanıdır.

    Harun Candan bu hikâyeyi anlatırken İstanbul’un tarihi semtlerinde dolaşıyor ve o semtlerin hikâyelerini de akışına dâhil ediyor. Sahaf dükkânıda çalıştığı Arif Bey, anlattığı kıssaları ve eline geçen Mercan’daki küçük bir karakola ait oldukça eski bir zamandan kalma (tevellüdü: 1278) tutulan notları okuyor ve aktarıyor. Bugünden çok eski bir geçmişe ve sonra yeniden bugüne dönen hikâyenin hissesini Arif Bey dile getiriyor: “Aşk, aya kayıkla çıkmak gibidir”.
    Kadın cinayetlerinin her yıl daha da arttığı bir coğrafyada yaşarken bir kadın cinayetinin peşinden koşan âşık bir erkeğin hikâyesi üçüncü sayfa haberlerine sıkışmış hayatların derinliklerine dikkat çekiyor ister istemez. Hayat; bilinmeyen, anlatılamayan, kaçınılan, uzak durulan öykülerin oluşturduğu engebeli bir coğrafya gibi. Bunun farkında olsa gerek ki Candan cömert davranmış, birkaç romanlık bir malzeme ve sağlam bir kurguyla yazmış ‘Yarım Ay’ı. Bir polisiyenin meraklı kurgusu içinde, trajediyi ve aşkı anlatmış.

     ADALET ÇAVDAR

    adaletcavdar@gmail.com

    YARIM AY
    Harun Candan
    Doğan Kitap, 2017
    351 sayfa, 29 TL.

    Polisiye, trajedi ve aşk

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı