Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Polis ve Avrupa Birliği

    Hürriyet Haber
    16 Mart 2005 - 00:00Son Güncelleme : 16 Mart 2005 - 00:01

    İstanbul’da çevik kuvvet polisinin kadınlara attığı dayak çok taraflı bir hastalığı haber veriyor:1.Sadece İstanbul polisi değil, sadece tümüyle polis örgütünün zihinsel ve ruhsal sağlığının irdelenmesi gerekiyor. Avrupa Birliği normları konusunda bilgilendirilmiş bir polis örgütünün böyle bir davranışta bulunması çok anlamlı. Bir komplo da söz konusu olabilir. Ama Avrupa Birliği olgusu ve yeni yasalar dolayısıyla zorba gücünü yitirme gerçeğiyle karşı karşıya gelen polisin bu nedenden dolayı bunalıma girmiş olması büyük bir olasılık.2. Kimi hükümet üyeleri, politikacılar ve gazete yazarları Avrupa ülkeleri polislerinin de kendi göstericilerine kaba davrandığını, özellikle küreselleşme karşıtı gösterilerde göstericileri dövdüklerini ileri sürüyorlar ve örnekler veriyorlar.İddialar ve örnekler doğrudur ama Avrupa ülkeleri polislerinin kaba ve zorba davranışları Türk polisinin şiddetini mazur gösteremez.3. Avrupa Parlamentosu’nun aldığı kınama kararı ve Avrupa Birliği ileri gelenlerinin Türk polisini, dolayısıyla Türkiye’yi kınaması, daha doğrusu Türkiye’ye karşı çifte standart uygulaması hiç de şaşırtıcı olmamalı. Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye karşı ikiyüzlü davrandığı, ikiyüzlü kararlar aldığı bilinmiyor mu? Oyun oynanırken, maç oynanırken oyunun ve maçın kurallarını değiştirdikleri bilinmiyor mu?AKP iktidarı ilişkilerini bu ortamda, değişen kurallara boyun eğerek sürdürmeyi kabul ettiğini ne yazık ki kaç kez kanıtladı. Bu durumda yapılacak bir şey yok.AKP iktidarı Avrupa Birliği’nden ve Avrupa Parlamentosu’ndan eşit muamele görmek istiyorsa, Kıbrıs, Ermeni ve Kürt sorunlarında Türkiye’nin tezlerinde direnmekten vazgeçmemelidir.Bakalım Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu ne yapacak o zaman! Sorun bu!Polis dayağını savunmak ve mazeretler ileri sürmek, “sizin polisler de dövüyor!” demek şiddeti meşrulaştırmak anlamına gelir. Avrupa Parlamentosu genel kurulu Türkiye’yi uyarmak konusunda haklıdır.4. Bu olay Başbakan R.T.Erdoğan’ın özgürlük ve demokrasi konusundaki gerçek düşüncelerini ortaya çıkardığı için yararlı olmuştur.Erdoğan konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:“Medyamız polise verdi veriştirdi. Türkiye’yi Avrupa’ya, dünyaya ihbar etti. TV’lerin görüntüleri defalarca göstermeleri doğru değil. 11 Eylül saldırılarından sonra ABD TV’lerinde bir şey görebildiniz mi?”Başbakan Erdoğan Türkiye’yi 1950’lerin Türkiyesi, halkı da Milli Görüş tarikatlarının yığışımı olarak görüyor galiba.Bush yönetimini ve dünyayı sarsan rezaletleri Avrupa ve ABD’nin gazete ve televizyonları ortaya çıkardı. Irak’ta nükleer silah olmadığını, Ebu Garip’teki işkence görüntülerini, ABD askerlerinin Felluce’de yaptıklarını gene aynı gazete ve televizyonlardan öğrendik.***Demokrasi, biat ve itaata dayanan tarikat düzenine benzemez. R.T.Erdoğan’ın bu yaştan sonra bunu öğrenmesi çok zor.Bizim işimiz de zor!..
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı