Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Poligon

Reşit ÇAĞLAYANGİL

YAŞAMIN İÇİNDEN

Yağmurdan kaçarken

MUĞLA'da yaşıyorlardı. Aydın, Motor Meslek Lisesi'ni bitirmiş üniversite sınavına hazırlanıyordu. Bir imalathanede çalışıyor, dershaneye devam ediyordu. 18 yaşındaki Aydın, çevresi tarafından seviliyordu. Ailesine de çok düşkündü. İki yaş küçük kızkardeşi Aylin'i liseye getirip götürüyordu.

AYLARDAN nisandı. Bu aya özgü yağmurlar bir yağıyor, bir duruyordu. Ortalık bir anda sele boğuluyor, bir anda da gökyüzü pırıl pırıl oluyor, güneş insanın kemiklerini ısıtıyordu. Aydın, işte böyle bir günde kardeşini okuldan aldı. Yavaş yavaş yürürlerken, güneş bulutlar arasında kayboldu, ortalık karardı ve bardaktan boşanırcasına yağmur başladı.

İKİ kardeş, Devlet Hastanesi'nin bahçesindeki üzeri kapalı kameriyesine sığındı. Banka oturup yağmurun dinmesini beklerlerken, ortalık bir anda aydınlandı, bir ışık seli kameriyenin yakınındaki ağacı yaktı, ardından gökgürültüsü ortalığı kapladı.

O anda iki kardeş elektrik çarpmış gibi savrularak, hareketsiz yere yığıldı. Yardıma koşanlarca acil servise alınan iki kardeşten Aydın'ın ölmüş olduğu anlaşıldı. Aylin ise vücudunda yanıklarla ağır yaralı kurtuldu.

SAVCININ incelemesiyle olay anlaşıldı... Ağaca düşen yıldırım, yerlerin ıslak olması nedeniyle kameriyedeki 2 kardeşi etkilemişti. Ayağında lastik ayakkabı olan Aylin kurtulurken, kösele ayakkabı giyen Aydın can vermişti.

İftiracılar kovulacak

EMNİYET Genel Müdürlüğü son zamanlarda teşkilat mensuplarının birbirlerine yönelik ihbarların artması, ayrıca silsile yolunun atlatılıp dilek ve şikayetlerin devletin çeşitli kademelerine bildirmesi üzerine bir genelge yayınladı.

GENEL Müdür Doç. Dr. Turan Genç imzalı genelgede, karalamaya, birbirlerinin önünü kesmeye yönelik ihbarlara dikkat çekilip, iftira olduğu anlaşılırsa şikayetçinin meslekten atılacağı vurgulanarak şöyle denildi:

‘‘TEŞKİLATIMIZDA görevli bazı personelin dilek ve şikayetlerini, yetkili birim amirleri yerine Cumhurbaşkanlığa, Başbakanlık, TBMM veya kişilere ilettikleri görülmekte. Bunlar da yine genel müdürlüğümüze gönderilmekte ve incelenmekte. Personelin sorunlarını çözmek için danışma büro amirlikleri kuruldu. Yönetmeliğe göre şikayetler en yakın amirden başlayıp silsile yoluyla yapılır. Bu nedenle zorunluluk olmadan rütbe sırasına uymayıp başvuruda bulunanlara Disiplin Tüzüğü gereği ‘Kınama’ cezası verilir. Başvuruların suç atma veya iftira olduğunun anlaşılması halinde yine Disiplin Tüzüğü gereği‘Meslekten çıkarma’ cezası verilir. ’’

Ramazan torbası polisten

İZMİR'de muhtarlar mahallelerindeki yardıma muhtaç kişileri tespit edip, Valilik Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na bildirdi. Valilik bu kişilere yardım torbası hazırlattı. İçinde kuru gıdaların bulunduğu torbalar, karakola gönderildi. Her karakol kendi bölgesinde daha önceden adresleri tespit edilen kişilere ekip otolarına koydukları torbaları ulaştırdı. Polis, bu hizmet karşılığında vatandaştan bol bol övgü aldı.

TEBESSÜM

MAFYA babası haraçları toplamak icin sağır ve dilsiz tetikçi buldu. Baba, yeni tetikçinin polisin eline geçerse, fazla bir sey anlatamasının mümkün olamayacagını düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark edip tetikçiye adamlarını gönderdi. Adamları haliyle sağır dilsizle anlaşamadı. Bunun üzerine 'Baba' sağır dilsizi yanına getirtip bir de işaret alfabesi bilen tercüman buldurdu. Tercüman işaretle sordu: ‘‘Para nerede?..' Sağır ve dilsiz yanıt verdi: ‘‘Ne parası.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi anlamıyorum.’’ Tercüman tercüme etti. ‘‘Neden bahsettiğinizi anlamiyormus..’’

Baba, tabancasını sağır dilsizin beynine dayadı.. ‘‘Şimdi sor bakalım, para nerede?...’’ Tercüman tekrar sordu... Sağır dilsiz isaretle yanıt verdi: ‘‘Central Park’ta, Batı 78. Cadde'ye açılan kapıdan girince soldan üçüncü ağacın kovuğunda 100 bin dolar var.’’

Baba öfkeyle gürledi: ‘‘Ne dedi?..’’ Tercüman yanıtladı: ‘‘Dedi ki hálá neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. Ayrıca diyor ki, o tetiği çekmeye de gücünüz yetmezmiş!..’’

PERDE ARKASI

Sapla saman mı kaldı?

BALİNA Operasyonu'nda geçtiğimiz günlerde Defterdarlık çevrelerini şok eden gözaltılar yaşandı. Yamanlar Vergi Dairesi Müdürü tutuklandı. Defterdar Yardımcısı ile Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürü tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Defterdar Mete Gönenç dev bir teşkilat olduklarını, sapla samanı birbirine karıştırmamak gerektiğini söyledi. Hayalicilerin ifadelerinde vurguladıkları ‘‘En kolay vergi iadesi İzmir'den alınır’’ sözlerinin abartıldığı öne sürüldü.

GÖNENÇ'in görevden alınacağı dedikoduları ortada. Kurum çalışanları uzun süredir huzursuz. 3 ayda 2 vergi dairesi müdürünün tutuklandığı, bir defterdar yardımcısıyla bir vergi dairesi müdürünün de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı ortamda, ‘‘Sapla samandan söz edilemez’’. Çünkü soruşturmaya uğrayan kişilerin makamları Defterdarlık bünyesinde can alıcı yerler, kritik noktalar. Defterdar da görev silsilesi içinde amirleri durumunda... ‘‘Ödemelerden benim haberim olmaz’’ demekle sorun çözülmez.

BU arada şunu da ekleyelim... Polisin Defterdarlık çalışanlarına yönelik operasyonu, duyduğuma göre, bitmedi. Nataşalı alemlere katılıp, vergi iadesi durdurma yazılarını sümen altı ettiği iddia edilen bazı üst düzey görevlilere henüz sıra gelmemiş.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI