Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Please hold the line ile çok havalıyız ama yine aynı kafadayız

Mehmet Akif Ersoy’un ölüm yıldönümünü ve mezar yerini metrobüslerdeki ekrandan halka duyuran İBB Toplu Ulaşım Müdürlüğü bu uygulamayı başka kimler için yapmış diye öğrenmek istedim; aradığım kişiye bir türlü ulaşamadım...

Hayatım boyunca en nefret ettiğim iş, devlet dairelerinin özellikle de hastanelerin santrallerini aramak zorunda kalmak olmuştur. Ya oradan oraya top gibi atılırım, ya dahili numarayı bilmediğim için azarlanırım ya da cümlem ağzımda yarım kalmışken ‘hat kesilir!’
Geçen hafta bindiğim metrobüste bilgi ekranına takıldı gözüm. Daha önce sadece hatlarla ilgili anonsların yapıldığı ekranda bu kez şöyle bir ibare gördüm: “Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un 74. ölüm yıldönümü. Mezarı Edirnekapı Şehitliği’ndedir.”
Edirnekapı durağına da yaklaşıyorduk. Biraz bekledim arkasından da, “Bu durakta inip şu yolu takip ederek gidebilirsiniz” filan yazacak mı diye ama yazmadı...
Aklıma takıldı, belediyeyi bir arayayım da öğreneyim, daha önce ne bileyim belki 10 Kasım’da filan da böyle bir uygulama yapıldı mı diye...
İBB’nin toplu ulaşım müdürlüğünün (212) 453 78 78 no’lu telefonunu aradım. “Ruhsat için 1’i, yol belgeleri için 2’yi, diğer birimler için 3’ü, dilek ve şikayetleriniz için 4’ü tuşlayın” diyor. 3’e baktım benlik bir şey yok, eh madem bunlardan hiçbiri benim aradığım yer değil, en kolayı, dilek ve şikayet bölümünden telefonu açan kişiye akıl sorarım diye 4’ü tuşladım. Bir sessizlik...
Hadi bir daha tuşla, yine sessizlik...
Belediye dilek ve şikayetleri servis dışı bırakmış herhalde diye, bu kez internet üzerinden bulduğum bütün metrobüs, belediye, toplu ulaşım telefonlarını tuşlamaya başladım. Yaklaşık iki saatlik kendi kendime yaptığım telefon trafiğiyle bir sonucu varamayacağımı ve derdimi telefona çıkan herkese defalarca anlattıktan sonra ve bir süre sonra aynı kişilerle yeniden konuşmaya başladığımı fark edince ciddi bir kısır döngü içinde olduğumu anladım.

O ANONS HALA ORADA MI!

İlk kez pes etmedim...
Klasik bir devlet dairesi mantığı işte...
Herkes bu konuda bir başkasının yetkili olduğunu söylüyor ancak o bir başkasının kim olduğu bir ortaya çıkmıyor!
Bağlandığım telefonlar açılmıyor, açılsa da bu konuda kimse bir şey bilmiyor...
Telefonu açan kişi iyi niyetle mi başından savmak için mi bilmem, beni bir başkasını aramam ve ondan bilgi almam gerektiğine bir şekilde ikna ediyor...
Ben her ‘o başkası’nı aradığımda da kulağımda ‘please hold the line-please hold the line’ sesi yankılanıyor.
Ancak bu işler maalesef operatörü İngilizce yapmakla olmuyor.
‘Please hold the line’la çok havalıyız ama vatandaş artık hatta kalmak değil devlet dairesinde kendine bir muhatap bulmak istiyor...
İngilizce ‘hatta kalın’ sesini duydukça devlet dairelerine iyice yabancılaşıyor...
Bu arada bir görevli insafa geliyor da bana ‘bildiği kadarıyla’ durumu açıklıyor: “Yeni bir uygulama. Mehmet Akif Ersoy ile başladık ama o anons hala orada hala duruyor mu? Hımmm, dün kaldırılmış olması gerekiyordu. Ben bir uyarayım arkadaşları...”

Oya Germen çok gergin

Yok, öyle son haftalarda hakkında çıkan ‘yüzünü gerdirdi’ haberlerinden dolayı değil... Öyle şeyleri kendine dert etmiyor. Estetik ameliyat olmuş olsa, zaten bunu çıkıp herkese anlatıyor hatta yol bile gösteriyor.
Germen’in hakkında son birkaç aydır Reha Muhtar ile aşk yaşadığı haberleri çıkıyor. Germen, senelerdir imaj danışmanlığını yaptığı Reha Muhtar’la ilgili bu haberlere bozuluyor ama onu da dert etmiyor. Fakat en son ‘Muhtar’ın yalısına taşındı’ haberi Germen’i fena gerdi.
Birkaç hafta önce haklarında ‘Metrocity’de ev tuttular, birlikte yaşıyorlar’ haberi çıktığında sağı solu aramış, “Bu Metrocity hangisi acaba” diye sormuştu. Gitmediği, bilmediği bir yere taşınmış da haberi yokmuş...
Ancak bu kez iş değişti. En son bir gazetede ‘Muhtar’ın yalısına taşındı’ haberi çıkınca Oya Germen de sessizliğini bozma kararı aldı.
“Ya mahkemeye vereceğim ya da çıkıp kendimi köprüden atacağım” diyen Germen olayları bu noktaya getiren süreci de şöyle anlattı: “Yıllardır iş ilişkim var Reha Bey’le. Bu haberler çıktığında onun özel hayatında sıkıntılar olduğu için ben hiç üzerime alınmadım, sesimi de çıkarmadım. Ancak ben sustukça bunlar beni Reha Bey’in yalısına da taşıdı. Bilen nasıl olsa doğrusunu biliyor diye düşündüm ama şimdi yakın arkadaşlarım bile bana bu haberleri sormaya başladı. Ya bu haberleri çıkaranları mahkemeye vereceğim ya da çıkıp kendimi köprüden atacağım!”
X