Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

PKK var, BDP yok, nasıl olacak

PKK ile görüşmek için tüm kapılar açık. Oslo ya da bir başka yer. Yer önemli değil, PKK ile görüşmek temel düşünce.

PKK ile görüşürken, masada Öcalan’ın bulunacağı da çok açık. Kendisi fiilen orada olmayacak ama, Öcalan’dan PKK temsilcilerine iletilecek öneriler masada ele alınacak. Buna hiç kuşku yok.
PKK var, Öcalan var, ancak BDP yok.
Önceki akşam Başbakan Erdoğan NTV’de soruları yanıtlarken şunu söylüyor:
“Nasıl olacak da, ben teröristle yanak yanağa olan, sarmaş dolaş olan bir eş başkanla konuşacağım? Siz bölücü terör örgütüyle omuz omuza yürüyecekseniz, onların yeri Kandil’dir. Biz onlarla parlamentoda aynı çatı altında yürüyemeyiz”.
Burada bir tutarsızlık var. Mantık ve siyasi olarak bir yanlış var.

MASAYA ENGEL

Hükümet PKK ile masaya oturmayı öngörüyor, bu amaçla İmralı’dan destek arıyor. Buna karşılık, PKK ile kucaklaşanları fena halde dışlıyor, “parlamentoda aynı çatı altında yürümeyiz” diyerek, BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılabileceği işaretini veriyor.
O zaman PKK ile masaya neden oturuyor? PKK ile masaya otururken, BDP’yi neden dışlıyor? Anlamak zor.
Kaldı ki, BDP’lilerin dışlanması, masada aranan çözümü de engeller. Masada PKK ile otururken, PKK ile kucaklaşanların dokunulmazlıklarının kaldırılması görüşmeleri tıkar. Masada çözüm aranan konulara, durup dururken BDP’lilerin dokunulmazlıkları eklenir.
BDP’yi dışlayarak masada çözüm olmayacağını Erdoğan nasıl görmüyor, anlamak zor.

BDP SEÇMENİ

Masada çözüm demek, halkta çözüm, tabanda çözüm aramak ya da halka ve tabana ulaşmak demek.
Geçenlerde bir anketin sonuçları ortaya çıkıyor. BDP seçmeninin yüzde 68.9’u, yani her üç BDP seçmeninden ikisi Meclis’e güveniyor.
Bu güvenin Türkçesi var. BDP seçmeni BDP milletvekillerini Meclis’te görmek istiyor.
Siz BDP’yi dışlayarak, PKK ile anlaşıyorsunuz. Ama, BDP’yi Meclis dışına atıyorsunuz. Meclis’e güven duyan BDP seçmeni sizin masada yaptığınız anlaşmayı ne kadar onaylayacak? Kendi milletvekilini Mecliste görmeyince, PKK ile anlaşmaya ne kadar katılacak? O anlaşmaya ne kadar güvenecek? Çok açık, hiç güvenmeyecek.
Herkesin bildiği bir sır var. BDP tabanı, aynı zamanda PKK’nın el attığı taban.
“Parlamentoda aynı çatı altında yürümeyiz” sözünü iyi düşünmek gerek.

Dikkate aldığım gazete değil

KİMİ Cumhurbaşkanı görmek istersiniz? Bu soruya ankete katılanların yüzde 51’i Abdullah Gül, yüzde 23’ü Tayyip Erdoğan yanıtını veriyor.
Seçimlerde AKP’ye oy verenlerin oranı yüzde 50 iken, konu Cumhurbaşkanlığı olunca, Erdoğan’ı tercih edenlerin oranı Gül’ün yarısına bile yetişmiyor.
Bu anket Taraf gazetesinde yayınlanıyor. Aynı gün bir TV programında bu anketle ilgili düşünceleri sorulduğunda, Erdoğan:
“Benim dikkate aldığım bir gazete değil”.
Olabilir, almayabilir. Dikkate alacağı yer var, almayacağı yer var. Alacağı yer örneğin Balyoz haberleri. Balyoz darbe planı iddialarıyla ilgili olarak ilk haberler Taraf’ta yayınlanıyor.
“Dikkate almadığı gazetenin” haberlerinin peşine düşülüyor ve Balyoz  bugünlere geliyor.
Ankette tam ters bir sonuç çıkmış olsaydı, “dikkate alma” oranı Balyoz haberlerine denk düşerdi.

Zamları Suriye politikasına borçluyuz

DOĞALGAZ ve elektriğe zam geliyor ama, zamların orada kalmayacağı besbelli. Doğalgaz ve elektrik üretimde ana girdilerden, ciddi bir maliyet unsuru.
Elektrik zammı peşinden beze, tuza, çaya, çorbaya da zammı beraberinde getirecek. Serbest piyasa elektrik ve doğalgaz zammını anında izleyecek.
Neden bu doğalgaz ve elektrik zammı? Bütçe açıklarını kapatmak için. Bütçe neden açık? İki temel nedenden:
1-Personel alımlarındaki harcamalar çok artıyor. İşsizliği azaltmanın yolunu hükümet devlete memur almakta buluyor.
2-İzlenen Suriye politikası sonucunda, sayıları şu anda 90’e yaklaşan Suriye muhaliflerine kamplar kuruluyor. Kampların her türlü masrafı bütçeden çıkıyor, bütçe açık verince, bizim cebimize müracaat ediliyor.

X