Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

PKK’nın ardında ne var?

UZMANLAR; PKK’nın son vahşi saldırısının geniş kapsamlı plan yapmış, teknik donanımı ve lojistik desteği yüksek, çok iyi eğitim almış teröristlerce gerçekleştirildiğini söylüyorlar.

Belli ki onları birileri destekliyor, besliyor, yetiştiriyor.

Terör örgütleri ile ilgili dünyada şaşmayan bir kural var. Terör örgütleri varlıklarını uzun vadeli sürdürebiliyorlarsa muhakkak arkalarında bir, hatta birkaç devlet bulunuyor demektir.

Birileri PKK üzerinden bizi Kuzey Irak’a çekmek istiyor.

PKK’nın ardında kim(ler) var?

* * *

Türkiye’de akla gelen ilk devlet ABD!

İkinci şüpheli ise Kuzey Irak’taki Kürt oluşum.

ABD’nin şu veya bu nedenle PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığına göz yumduğu bir gerçek.

Kuzey Irak’taki Kürt oluşumun da Türkiye’nin kendisini muhatap alması için "PKK silahı"nı kullandığı, Türkiye’ye "benimle doğrudan ilişki kurar, beni tehdit etmekten vazgeçersen bak ben de PKK terörünü nasıl durdururum!" mealli mesaj verdiği de bir gerçek.

Ama!

TSK’nın Kuzey Irak’a girmesi, bölgeyi yer yer berhava etmesi, peşmerge ile karşı karşıya gelmesi, ayrıca ABD askeriyle hasım haline dönüşmesi, ABD veya Kuzey Irak Yönetimi’nin işine gelir mi?

ABD, Ortadoğu’daki tek ciddi ve güçlü müttefikini PKK’yı kışkırtarak karşısına alabilir mi?

ABD bölgeden çekildikten sonra Irak’taki Şii ve Sünnilerin ve dahi El Kaide türü terör örgütlerinin ortak hedefi haline geleceğini bilen Kürt oluşum, yanına alamasa da, Türkiye’yi tamamen kaybetmek isteyebilir mi?

Bence ne ABD, ne de Kuzey Irak yönetimi bu kadar aptal olabilir!

* * *

Konuyu bir de tersten ele alalım:

Türkiye, kimseyle ittifak yapmadan Kuzey Irak’a uzun süreli girerse, hepimiz biliyoruz ki: i) ABD bölgedeki hem ciddi, hem güçlü tek müttefikini kaybeder, İsrail dışında bölgede tek başına kalır, ii) Türkiye Ortadoğu’da, değil sözü dinlenen başat ülke olmak, istenmeyen ve dışlanan ülke haline gelir. Örneğin, kasım başında İstanbul’da yapılacak "Irak’a komşu ülkeler konferansı" tamamen anlamsızlaşır.

Bunları kim veya kimler ister?

* * *

1) Hepimiz biliyoruz ki; bölgede ABD’nin çapsız yönetiminden en çok yararlanan ülke İran’dır. Şahsen büyük takdirle izlediğim İran, Ortadoğu’nun bölgesel emperyal ülkesi olmak için çok akıllı politikalar yürütmektedir. Amacı ABD’nin eninde sonunda, Ortadoğu batağından kurtulmak için kucağına düşmesidir. İran; Suriye’yi doğrudan, Lübnan’daki bazı yöneticileri Suriye üzerinden, Hizbullah’ı ve Irak’taki bazı Şii milis örgütlerini, hatta Sünni Hamas’ı bölgede yönlendirmektedir.

2) Rusya ve Çin ise dünyada hızla yükselen ve yeni(den) parlayan, ABD’nin pozisyonuna göz dikmiş, global emperyal ülke olmaya aday ülkelerdir. Bir diğer yükselen dev Hindistan’ın ne tarafta yer alacağı henüz açık değildir.

Ancak, bilinen odur ki Çin+Rusya+Hindistan ekonomisinin 2025-2030 civarında ABD+AB ekonomisini geçmesi mümkündür. Alıştığımız Batı merkezli dünya Doğu merkezli dünya haline dönüşebilir. Zaten, ABD, Ortadoğu’daki enerji kaynaklarına göz dikerken, Kuzey’deki enerji kaynakları ve hem Rusya, hem Çin’i Afganistan üzerinden zaptetmeye çalışırken aynı hesapları tersyüz etmeye çalışmaktadır.

* * *

Şahsen, PKK denklemine bir de bu gözle bakmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.
X