Piyasalardaki hareket abartılı

Reuters
20.09.2013 - 09:17 | Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, FED'in tahvil alımına devam kararınına piyasaların verdiği olumlu tepkiyi aşırı bulduğunu, farklı senaryolara her an hazır olunması gerektiğini söyledi.

ABD Merkez Bankası'nın (FED), beklenenin aksine aldığı bir kararla tahvil alımlarına devam edeceğini açıklamasının ardından dün BİST-100 endeksi yüzde 6.44 yükseldi, TL yüzde 3 değer kazandı.

İslam Kalkınma Bankası (İKB) Türkiye Ofisi'nin açılışı nedeniyle dün düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Babacan, FED'in kararıyla yeni bir döneme girildiğini, bundan sonra FED'in atacağı adımların zamanlaması ve büyüklüğünün önemli olacağını belirterek, "FED, fiiliyatta ne zaman ve hangi dozajda olacağını kuşkusuz kendisi belirleyecek. Bütün gelişmekte olan ülkelerin, Türkiye'nin de farklı zaman ve farklı dozajda gelebilecek sıkılaştırma adımlarına hazır olması gerekiyor" dedi.

Her açıklama ve adımda tansiyonun fazla yükseltilmemesi gerektiğini belirten Babacan, piyasa hareketlerini abartılı bulduğunu söyledi.

Babacan, "İyiye giderken de aşırı hareketler oluyor, sıkılaştırma dediğimizde de aşırı hareketler oluyor. Tabii buna da müdahale edecek durumumuz yok. Nihayetinde piyasa oyuncularının kendi kararlarıdır. Dolayısıyla bizim farklı senaryolara her an hazır olamamız lazım" diye konuştu.

ÜLKE FONU ÇALIŞMASINDAN BÜYÜK SONUÇLAR BEKLENMEMELİ
Hazine Müsteşarlığı'nın bir ülke fonu kurulmasına yönelik çalışmaları ile ilgili soru üzerine ise Babacan, "Ülke fonu olan ülkeler, ya cari fazlası ya bütçe fazlası olan ülkeler. Türkiye'nin ekonomik yapısı, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Norveç gibi ülke fonu oluşturup o fon üzerinden ciddi bir ekonomik aktivite oluşturmaya henüz yeterli değil, henüz ekonomik yapımız buna müsait değil" dedi ve ekledi:

"Ama çok daha küçük ölçekte, çok daha farklı uygulamalar belki olabilir. Hazine, bir ön çalışma yapılıyor; ama bu çalışmadan öyle büyük sonuçlar beklememek lazım, gerçekçi olmamız lazım."

Türkiye’nin cari açığı ve az olmakla birlikte bütçe açığı olduğunu hatırlatan Babacan, "Herhangi bir ülke fonundan bahsetmek; ancak daha çok borçlanıp, o borçlandığınız parayla üke fonu kurmak ya da borç ödemede kullanacağınız parayı ülke fonunda kullanmak anlamına gelir. Bu konudaki beklentileri çok da büyütmemek lazım. Bizim çalışmalarımız çok daha gerçekçi. Ülkenin ekonomik tablosunu dikkate alan ve borcumuzu gereksiz yere yükseltmeyecek çalışmalar olacaktır" dedi.

KATILIM BANKALARI İÇİN GEREKEN YASAL DÜZENLEME
Babacan, kamu bankalarının katılım bankacılığı faaliyeti yapabilmeler için gerekli yasal düzenleme ile ilgili soru üzerine ise, söz konusu düzenlemenin Hazine’nin kamu katılım bankalarına koyacağı sermaye ile ilgili oluğunu söyledi.

Babacan, "Mevcut yasal çerçevede Hazine’nin katılım bankalarına sermaye koymasına imkan yok. Sadece ona yönelik bir şey. Yoksa, kamuyla özel sektör arasında bir haksız rekabet oluşturacak, ya da kamu katılım bankalarına özel bir statü verecek bir çalışma kesinlikle değil. Kamu katılım bankalarıyla özel sektör katılım bankaları eşit zeminde rekabet edecekler" diye konuştu.

Babacan, İKB Türkiye ofisinin açılış törenideki konuşmasında ise, kurgusunda reel ticaret ve yatırımın olduğu faizsiz finans sisteminin, özellikle kriz dönemlerinde faizli finans sistemine göre çok daha istikrarlı ve güvenilir sonuçlar verdiğini söyledi.

Babacan, İKB’nin, 39 yılda üye ülkelere toplam yaklaşık 90 milyar dolarlık finansman sağladığını ve yıllık iş hacminin akım olarak 10 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Türkiye olarak, şu ana kadar 120'nin üzerinde proje finansmanında 2.4 milyar dolarlık ve 300'ün üzerinde ticaret finansmanı projesinde 3.6 milyar dolarlık finansman kullanmış durumdayız" dedi.

Türkiye’nin toplam 6 milyar dolarlık finansmanın 2 milyar dolarlık kısmını son üç yıl içinde kullandığını belirten Babacan, kullanılan finansmanın yaklaşık yüzde 34'ünün altyapı projelerine yönelik olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, faizsiz bankacılığın ne şekilde yapılacağı konusunda İKB’nin belirleyici olduğunu söylediği konuşmasında, "Dünyada 2 trilyon dolara ulaşmış bir para, İslami prensiplerle göre faaliyet gösteren bir hale gelmişse; bunda İKB’nin çok büyük katkısı olmuştur" dedi.

İKB'NİN TÜRKİYE’DE FİNANSMAN MİKTARI 2014'TE $1 MİLYARI AŞAR
Toplantıda konuşan İKB Grup Başkanı Ahmed Mohamed Ali de, gelecek yıllar için Türkiye’ye yönelik kesin bir kaynak limitleri ve sektörel dağılım hedefleri olmadığını belirterek,"Son 3 yılda Türkiye'de yapılan işlemler yaklaşık 3 katına çıktı, geçen yıl 1 milyar dolar oldu ve rakam sürekli artıyor. Önümüzdeki yıl (finansman miktarı) 1 milyar doların üzerine çıkacağını umuyorum" dedi.

Ali, "İlgili ülkenin yönetimiyle kalkınma programı üzerinde konuşacağız ve bunda esnek olacağız. Projeler, herhangi bir zamanda yönetimlere sunulabilir ve yıllar içinde programlar değişebilir" diye konuştu.

Dünya petrol ve doğalgaz rezervinin yüzde 60'ına sahip İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye 56 ülkenin hissedarlığından oluşan İKB, kamu ve özel sektör projelerinin finansmanının yanı sıra sosyal projelere de kaynak kullandırıyor.

Etiketler: ali babacan


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı