Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Piyasalarda tedirginlik mi?

Salih NEFTÇİ

Geçen hafta sonuna doğru yaşananlar siyaseti yine ön plana çıkardı.

Ekim ayından sonra bir seçim hükümeti, Mart'ta da yerel ve genel seçimler... denince siyaset toz duman oldu.

Mart ayında seçim olacağını yıllardır bilen bazı siyasetçilerin kendi koltukları tehlikeye girdiğinde ne gibi tepkiler gösterdikleri gerçekten ilginç. Ama bunu bir kenara bırakıp gelişmeleri piyasalar açısından yorumlayacağız.

Piyasalar gerçekten de bu haberlerden tedirgin mi oldu?

Yoksa bu gelişmeyi kullanıp kâr realizasyonuna mı gidildi...

Ucuza kâğıt toplama fırsatı mı yaratıldı?

TEDİRGİN OLAN YOK

Bizce Profesyoneller aslında son siyasi gelişmelerden fazla tedirgin değiller. Geçen hafta sonunda piyasaların verdiği tepki de zaten bunu kanıtladı.

Ama ilk önce bazı saptamalar.

Profesyonellerin neden tedirgin olmadıklarını satırbaşları şeklinde ele alalım.

Profesyoneller olaylara çok kısa vadeli bakarlar. Eylül'e doğru pozisyonlar zaten eski seviyelere çekilecekti. Ekonomideki iyileşmenin büyük çapta mevsimlik koşullar ve hükümetin 6 ay zam yapmamam kararından kaynaklandığı biliniyordu. Bu nedenle Mart ayında ne olacağı piyasalardaki pozisyonlar açısından marjinal bir durum. Üstelik Sayın Yılmaz ile Sayın Baykal arasındaki anlaşma Ekim'e kadar bir sürtüşme yaşanması olasılığını azalttı da diyebiliriz.

Özelleştirme konusunda atılan adımların ve dış piyasalardaki bazı olumlu gelişmelerin son siyasi kararlardan etkilenmeyeceği de biliniyor.

Enflasyon da öyle. Çünkü zaten enflasyon konusunda kalıcı bir şey yapılmış değil ki!

Bütün bunların yanında gelecek Mart ayında bir seçim yapılması uzun vade de ‘‘Refah kanadının’’ ortaya çıkacağı riskleri azaltacaktır.

Hesapları zaten haftalık yapın, yapısal önlemlerin alınmayacağını zaten bilen deneyimli bir grubun, Mart ayında yapılacak seçimlerden tedirginlik duyması biraz çocukça değil mi?

GEÇEN HAFTAKİ TEPKİ

Gelelim geçen haftaki tepkilerin bir analizine.

Cuma günü borsa düştü.

Doğru.

Ama hızlı yükselişten sonra bir kâr realizasyonu için fırsat aranıyordu. Kalıplaşmış ‘‘erken seçim’’ veya ‘‘seçim ekonomisi’’ sözlerinden daha iyi fırsat mı olur?

Kârları yaz. Bekle. Özelleştirmeden iyi haberler gelince yine alışa geç.

Kısacası bir çeşit silkeleme.

Bir ispatı da gelişmeleri daha derinlemesine analiz eden yabancıların tutumu. Geçen Cuma günü satışta olan çok sayıda yabancı olduğundan emin değiliz.

Çünkü yabancılar son siyasi gelişmelerin ‘‘ne anlama geldiğini’’ görebiliyorlar.

Son olaylardan dolayı piyasalarda gerçek bir tedirginlik olmadığının bir başka kanıtı daha var.

SONUÇ

Türkiye finansal piyasalarında tedirginlik olduğunu nereden anlarsınız?

Bonodan mı?

Yoksa Borsadan mı?

Bu piyasalara ‘‘satış’’ geldiği zaman bunun nedenini kesitirmek kolay değildir. Gerçek bir tedirginlik de olabilir. Silkeleme de.

Türkiye piyasalarının tedirgin olup olmadığı bonodan veya borsadan anlaşılmaz.

Döviz piyasasından anlaşılır.

Geçen Cuma hisse senedi fiyatları düştü. Bono da faizler yükseldi. Ama oyuncularda fazla bir korku yoktu...

Yoktu, çünkü Cuma günü döviz piyasası son derece sakindi. Merkez Bankası Dolar alıyordu.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI