Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Piyasalar birbirine yeniden bağlandı

Piyasa profesyonelleri bu durumu "piyasalar arasındaki korelasyon yeniden kuruldu" cümlesiyle açıklıyor. Korelasyon, yani piyasaların birbirini karşılıklı olarak etkileme durumu, mevcut durumu tanımlayabilmek için kullanılabilecek tek terim. Piyasaları tek tek ele alalım. Çıkacak sonuç oldukça ilginç olacak.

Önce bono piyasası ile başlayalım. Bono piyasasında gösterge kağıt olarak kabul edilen 3 Nisan 2002 vadeli kağıdın faizi üç puan kadar daha düştü. Pazartesi günkü işlemlerde yüzde 77.12 olan faiz Salı günü valörlü işlemlerde ise yüzde 75.42 seviyesine geriledi.

Peki fonlama maliyeti dikkate alınırsa faizdeki bu seviyeler gerçekçi mi sorusunu sormamız gerekiyor. Cevap ise "aslında hayır". Çünkü bankalar ellerindeki bono portföyünü yüzde 80 civarındaki Merkez Bankası faizi ile fonlamaya kalkarlarsa zarar ederler. Ama bu zararı dikkate almayıp alıma devam ettiklerini görüyoruz. Para Merkez Bankasından gelmiyor çünkü iki farklı kaynağı mevcut:.

Bankaların elindeki TL fazlası

Dolar satan bankaların elde ettikleri TL

İşte bu paralar faizdeki düşüşün önünü açıyor.
Borsaya bakalım. Birden bire 12,000 puan seviyesinin üzerine çıktı ve Pazartesi günkü kapanış 12.263 puandan gerçekleşti. 1 katrilyon 18 trilyon liralık bir işlem hacmine ulaşıldığını gördük. Geçen hafta Perşembe ve Cuma günleri 800 trilyonun üzerinde olan işlem hacmindeki artışın açıklaması da yine başka bir piyasa ile ilgili. Borsacılar bunun için de iki açıklama sunuyor:

Yeniden (yavaş yavaş) da olsa alıma geçen yabancılar. (Bazı fon yöneticileri geçen hafta 25-30 milyon dolarlık net yabancı alımı olduğunu iddia ediyor.)

Dolardan kaçan paranın borsaya yönelmesi.
Peki neden dolar geriliyor. Neden 1 milyon 650 binlerden 1 milyon 490 binlere indi. Çünkü Türkiye 10 milyar dolarlık yeni yardım ve yeni bir stand-by anlaşması (18. anlaşma) imzalayacak. Yani Merkez Bankası'nın piyasaya karşı eli güçleniyor.

Bu durum nereye kadar sürecek. Yani faiz ne kadar iner, borsa ne kadar çıkar… Bu sorunun yanıtı piyasanın dolar kuru tahmininde gizli. Yani piyasa dolar için 1 milyon 400 bin lira sınırını gerçekçi kabul eder ve satışlar burada kesilirse:

Faiz için ucuz fonlama imkanı kalmayacağından düşüş kesilecek hatta bir miktar kar satışı geleceği için hafif bir yükseliş göreceğiz.

Borsa yeni para girişi olmadığından daha yukarılara gidecek gücü bulamadığı için yatay seyre geçecek ama önce kar satışı ile bir miktar gerileyecek.

Bu düğümü çözecek tek etken ise güçlü bir yabancı yatırımcı girişi. Hem borsaya hem de bono piyasasına…

Yani çöpe atılan 16. ve 17. stand-by anlaşmalarında olduğu gibi imzalanacak olan 18. stand-by da yabancı yatırımcı girişine göbekten bağlı. Tüm bunlar can sıkıcı sonuçlar gibi görünebilir: Ama iyi bir tarafı da var. En azından piyasalarda taşlar yavaş yavaş da olsa yerine oturmaya başladı..
X