Piyasada 30 Eylül telaşı

Hürriyet Haber
10.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Yastık altında tutulan, para ve diğer benzeri değerlerin 30 Eylül'de bir günlüğüne bankalarda bloke edilmesine ilişkin uygulamanın hangi kıymetleri kapsayacağına dönük tartışmalara son noktayı koyacak olan tebliğin bugünlerde yayımlanması bekleniyor.

Yeni vergi yasasıyla getirilen en önemli değişikliği, vergi dairelerinin sadece gelire bakarak değil harcama ve mal edinimlerinden de yola çıkarak vergi tarhı yapmasına olanak sağlaması oluşturdu. Yasanın yürürlüğe girdiği 29 Temmuz 1998 itibariyle sahip bulunulan, varlığı devlet tarafından ya da devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller ile diğer kanaat getirici belgelerle kanıtlanan para ve alacak ile altın, döviz ve diğer mallardan karşılanan mal edinimleri ve harcamalardan hareket ederek geçmişe dönük olarak vergi incelemesi ve tarhı yapılmayacak. Bu tür kayıtlarda yer almayan ya da belgelerle kanıtlanamayan 3.5 milyar liranın üzerindeki nakit para, döviz ve benzeri kıymetleri bulunanlar, bunları 30 Eylül'de bir günlüğüne Türkiye'deki bankalara bloke ederlerse aynı avantajdan yararlanabilecekler.

Ancak 30 Eylül'de bir günlüğüne yapılacak olan sözkonusu uygulamanın yastık altındaki para ve döviz dışında hangi kıymetleri kapsayacağı konusunda açıklık yok. Uygulamanın usul ve esaslarını belirleme yetkisi Maliye Bakanlığı'nın elinde bulunuyor. Maliye Bakanlığı'nın konuyla ilgili tebliğinin bu hafta sonuna kadar Resmi Gazete'de yayımlayarak, yasadaki ‘‘ve benzeri kıymetler’’ tanımlamasının içeriğini belirlemesi bekleniyor. Uygulamaya dönük en önemli belirsizliği yurt dışındaki bankalarla, kıyı bankalarında bulunan paraların Türkiye'ye bir günlüğüne getirilip getirilmeyeceği ve kayıtlarda gözükmeyen çek, senet ve senetsiz alacaklar ile faturasız satışlardan kaynaklanan benzeri alacakların uygulama kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği oluşturuyor.

Açıktan alınan çek ve senetler ile faturasız satışlardan kaynaklanan alacakların 30 Eylül'de mutlaka beyan edilmesi gerekeceği konusunda fikir birliği oluşmasına rağmen, bu tür senet ve alacaklarını beyan edenler hakkında ‘‘devleti vergi ziyaına uğrattığı’’ gerekçesiyle ceza verilebileceği öne sürülüyor.






Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı