Piyasa kumarhane gibi çalışamaz el ele spekülasyona engel olalım

Nilgün KARATAŞ
25 Ağustos 2006 - 00:00Son Güncelleme : 24 Ağustos 2006 - 23:35

82’nci yılını kutlayan İş Bankası, "milli bankacılık" söylemiyle büyümesini sürdürürken Genel Müdür Ersin Özince, spekülatif hareketlere karşı uyarıda bulundu. "Dalgalanma sırasında sadece Merkez Bankası değil bizler de piyasa yapıcılığında başarılı olamadık" diyen Özince, "Biz seyirci değiliz, piyasa serbest ama kumarhane gibi çalışmaz. Spekülasyona hep beraber engel olmalıyız" dedi.

KURULUŞUNUN 82’nci yılını yarın kutlayacak olan İş Bankası, yabancıların evlilik yoluyla ağırlığını artırdığı finans sektöründe "milli bankacılık" söylemiyle büyümesini sürdürürken Genel Müdür Ersin Özince, piyasaların ve ekonominin istikrarı açısından spekülatif tavırlı yatırımcılara karşı durulmasını istedi. Yaşanan dalgalanmayla sektörün gücünü test ettiğini söylemekle birlikte, "Dalgalanma sırasında ne yazık ki yalnızca Merkez Bankası değil biz Türk kuruluşları dahi boyutlarımız itibariyle piyasa yapıcılığında başarılı olamadık" diyen Özince, "Regülasyonsuz piyasa olmaz. Piyasa serbesttir ama kumarhane gibi çalışmaz. Spekülasyona hep beraber engel olmalıyız" diye konuştu.

DALGA İLE GÜCÜMÜZÜ SINADIK

İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, bankasının performansı, hedeflerinin yanı sıra sektördeki ve piyasalardaki gelişmelere ilişkin sorularımızı da şöyle yanıtladı:

Yılın ilk yarısında yaşanan dalgalanmalar sektörünüzün yarı yıl performansını nasıl etkiledi?

- Dalga, ciddi bir test imkanı oldu, gücümüzü, orta boy bir dalga ile sınadık. İş Bankası olarak ’etkilenmedik’ desem yalan olur. Biz daha ziyade aldığımız risklerin, hazine kağıtlarının değer kaybından zarara uğradık. Sonuç olarak, dalga bizi uyardı ve Türkiye’nin henüz tam anlamıyla istikrarlı bir yapıya kavuşmadığını hatırlamış olduk.

İSTİKRAR SADECE KUR DEĞİL

Piyasalar sakin bir ağustos geçiriyor. Bunun kalıcı olduğunu düşünüyor musunuz?

- Kalıcı olması dileğimiz ve çabamız o yönde. Biz seyirci değiliz. Türkiye’nin en büyük finansal kurumlarından biri, en büyük özel bankası ve en istikrarlı kuruluşlarından biri olarak istikrarlar unsurlarının biriyiz. İstikrar sadece piyasada inen çıkan dolar kuru değildir. Önümüzdeki dönemde hassas siyasi, ekonomik olaylarımız olacak. Dikkat etmezsek yaşadığımıza benzer çalkantılar yaşanacaktır. Hepimiz işimizi iyi yapmalıyız.

Bu sözlerinizden yaşanan dalgalanmada sorumluluklarını yerine getirmeyenler oldu gibi bir anlam çıkarılabilir mi?

- Hayır, benim kimseyi değerlendirme konumum yok. Bunları kamuoyu değerlendirir. Ama ciddi deneyimler kazandık. İstikrarsızlığın ne demek olduğunu, faturasını kimin ödediğini biliyoruz. Ona göre istikrarsızlığın ticaretini yapanları da uyarmalıyız. Bu konuda hatalar olduğunu düşünüyorum. Biz de piyasalar sığ. Çalkantı sırasında da gördük, çok küçük işlemlerle o günün fiyatı belirlenebildi ve ne yazık ki yalnızca Merkez Bankası değil biz Türk kuruluşları dahi boyutlarımız itibariyle piyasa yapıcılığında başarılı olamadık. Kendine has zorlukları olan ülkemiz de bir de bu tür spekülasyon yapanlara ’dur’ demeliyiz. En başta söylentilere, ortama meydan vermeyerek engel olmalıyız. Çalkantıları seyirci koltuğunda oturup seyretmek, bize yıllarca çırpınsak geri koyamayacağız kayıplar getirir.

REGÜLASYONSUZ PİYASA OLMAZ

Piyasanın işleyişi kadar yetkililerin de bazı önlemlerle devreye girmesini mi istiyorsunuz?

- Dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki otoriteler spekülatif tavırlı yatırımcıları regüle etmeye çalışıyor. Türkiye’nin de bu tür yatırımcılarla, kalıcı anlamda ciddi yatırımlar amaçlayan yatırımcıları birbirinden ayırt etmesi lazım. Finansal piyasalar tabii ki serbest ama bir kumar gibi de çalışılamaz. Bugün bir Türk bankası olarak binlerce sayfalık mevzuata uyuyoruz, aynı ciddiyetin Türkiye piyasasında heraket eden herkese gösterilmesini istiyoruz. Burası da başıboş bir ülke değil ki. Aslında hiç bir şey istemiyoruz, bunlar yapılması gereken işler. En önemli isteğimiz istikrar. İstikrar sağlanması için de herkese, ama en başta devletimiz yetkili konumunda bulanan insanlara büyük ödev düşüyor.

1.30 YTL’lik dolar, ancak spekülatif olur

ÖNÜMÜZDEKİ
dönemde Merkez Bankası’nın izleyeceği tavra bağlı olarak doların 1.30 YTL’ye kadar gerileyebileceği beklentilerine karşılık Ersin Özince şu değerlendirmeyi yaptı: "Elbette çeşitli senaryolarımız var ama 1.30’lu senaryomuz yok. Türk Lirası’nı bu kadar değerli kılacak, bir gereklilik olduğu düşüncesinde değilim. Gereklilik olmadan böyle bir şey olursa bana göre spekülatif olur."

Piyasa payımı ucuza kaptırmam

TARİHİNDE ilk kez Ziraat Bankası’nı geçerek "Türkiye’nin en büyük bankası" konumuna ulaşan İş Bankası, sektördeki değişen tüm koşullara karşın kendi özkaynakları ile organik büyümekten yana olan tavrını koruyor. Genel Müdür Ersin Özince’nin bu konudaki açıklamaları şöyle:

Bankamızı Türkiye’nin en büyük özel inisiyatifi, devlete değil ama halka ait olan bir müessese olarak ülkemizde en kaliteli, en yaygın ve en kárlı bankacılık hizmetini veren kuruluş olarak konumluyoruz. İşimize gerektiği kadar değil, gerekeceği kadar sermaye koyuyoruz. Rekabeti Türkiye ile sınırlı görmüyoruz. Sadece Türkiye’deki pistte yarışmak global rekabette çok bir şey ifade etmiyor.

Türkiye’de çok hakim bir yabancı sermayeli bankacılık varken kurulmuş bir bankayız. Kurucumuz Atatürk söylemiş; biz ’halkın itibarına ve itimadına layık bir banka’ olmak durumundayız. Bizim görevimiz milli bankacılık yapmak ve milli ekonomiyi desteklemek. Biz ne özvarlık ne de bankacılık kültür ve birikimi açısından yabancı bir sermayedara ihtiyaç halinde değiliz. Hele hele böylesine başarılı bir dönemde, kendi iç pazarımızı yabancı sermayedarla paylaşmak için çok önemli nedenler olması lazım. Kimi zaman bu tür ilişkiler bir avantajmış gibi değerlendiriliyor. Bize ise bir eksiklik hissetmiyoruz.

Fırsatları değerlendiririz ama 45 milyar doları aşan bir bilanço büyüklüğüyle satın almalarla büyüme ihtiyacında değiliz. Buna karşın ülkemizde piyasa paylarının düşük bedellerle rakip müesseselere geçmesini de tabii ki arzu etmeyiz.

İş Bankası 50 yıl sonra da en büyük milli banka olma kararlılığında. Ne kazanırsak bu ülkeye yatıracağız, dışarda kazansak da buraya yatıracağız. Yaptığımız körü körüne bir milliyetçilik değil ama Türkiye’nin en büyük sermayesi olarak sorumluluğumuz var.

Paramız var, iştirakçilik yapıyoruz, Avea’da başarılıyız

SADECE
banka açısından değil, iştirakler açısından da bütün dönemlerin en iyi sonuçlarını elde ettiklerini belirten Ersin Özince, iştirakler ve Aria olarak lisans alan bugün özelleşmiş Türk Telekom bünyesinde Avea olarak faaliyet gösteren yatırımları hakkında şunları söyledi:

"Bizim bir işimiz de iştirakçiliktir, ana sözleşmemizde yer alır. Bugün özellikle Şişecam gibi yurtdışında Türk bayrağını dalgalandıran iştiraklerimizin bizim sahipliğimiz altında buraya geldiğinin altını çizerim. Türkiye bugün AB’ye girse, Avrupa bankacılık otoritesinin gelip de bize söyleyebileceği hiçbir şey yok. Gücümüz ve sermayemiz var, yapıyoruz, darısı diğerlerinin başına. ’Karşılık ayırın’ dendiğinde ayırırız, ’hiç yapılmasın’ dendiği zaman da ayırırız. "

"Bugüne kadar önde gelen gruplarla pekçok işbirliği yaptık. Bunların bazıları arzu ettiğimiz randımanı vermemiş olabilir, ama stratejik olarak o alanlarda o alanlarda bulunmayı da sürdürürüz. Telekomünikasyon da bizim için öyle. Avea’nın bütün çalkanlılar içinde geldiği durumu da son derece başarılı buluyorum. Rakipsiz ortamda büyüyenlere göre başarılı olmayabilir ama 25 yıl vadeli olan bir lisansın daha 10 yılını doldurmuş değiliz. Yaşayıp göreceğiz, biz Türkiye’ye 3-5 yıllığına gelmiş bir yatırımcı değiliz. Biz yaptığımız işe uzun vadeli bakarız, sonuna kadar arkasında dururuz."

Çalkantı da kriz de aşılır

TÜRKİYE’nin sadece "tektonik değil aynı zaman da sosyal ve siyasi bir fay hattı"nın da üzerinde bulunduğunu dile getiren Ersin Özince, önümüzdeki dönem ve seçimlerin de yapılacağı 2007 yılı için şu değerlendirmeleri yaptı: "Dışımızda ve içimizde bazı siyasi ve ekonomik darboğazlar olabilir. Benim istikrarsızlıklardan, olası çalkantılardan hiçbir endişem yok. Bunu kendi müessesem için de, sektörüm için de, Türkiye içinde böyle düşünüyorum. Bir kriz beklentisi içinde değilim, olursak da onu iyi yönetip, başarabileceğimizden tereddüdüm yok. Önemli olaylar olacak ama bu istikrarsızlık olmasını gerektirmiyor."
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı