Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Pişmiş horoz

Tevellüdü tutanlar hatırlayacaktır. Nasıl ki yakın, tabiri caizse fırından yeni çıkmış geçmişimizde bir İddaa furyası başladıysa, bir ara da <B>Kazı-Kazan oyunları salgın hálini </B>almıştı.

Bizim peder, şu Kazı-Kazan’a fena takmıştı.

Bir yerde maaile yemek yiyoruz diyelim; masanın yanından da bir Milli Piyango’cu geçiyor. Adam illa ki bizim masanın yanında uzunca bir mola verirdi ve babam önündeki balığı bir yana bırakır, elindeki bıçakla dizi dizi Kazı-Kazanlar’a girişir, onları ya kendi takati, ya bozukluğu, ya da adamın Kazı-Kazan’ları tükenene kadar kazırdı.

Üstelik her nasıl başarıyorsa, zaten gayet mütevazı ikramiyeler vaad eden Kazı-Kazanlar’da beleş bir kart daha edinmesini sağlayacak olan amortiyi bile tutturamazdı.

Ve sektirmeden hep aynı cümleyi kurardı:

‘Ulan bize hayatta hep Çalış-Kazan çıkıyor!’

Serbest çağrışımın dalağını yaracağım ama o zamanlar babama ‘Bırak bu işleri, Devlet Su İşleri’ demek istediğimden midir artık, ne zaman şu hayata kurnaz dikişi atmaya kalksa teğeli tutturamadığından mıdır...

* * *

Yani zavallı zihnimin hangi karanlık delhizinde yolu kesişiyorsa bu ikisinin, Ergun Göknel’in başına gelen her yeni ‘pişmiş tavuk’ hadisesinde aynı şeyi düşünürüm: ‘Ulan adamcağıza hep Çalış-Kazan çıkıyor!’

Üstelik eski İSKİ(İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) Genel Müdürü Ergun Göknel’in durumu, bitmeler bilmeyen bir vodvili andırıyor ki kendisinin hálá gülmeye takati kalmış mıdır, ondan yana da çok şüpheliyim yani.

İSKİ’de yaptığı yolsuzluklar, kendisinden 29 yaş küçük Feray Karvar ile evlenmeye niyetlenip eski eşi Nurdan Erbuğ’a yüklü bir tazminat ödemeye kalkınca, aldatılmayı içine sindiremeyen Erbuğ’un ihbarıyla ortaya çıkan ve bu yüzden 8,5 yıl hapis yatan; yetmemiş gibi hapisteyken genç eşi Feray Göknel tarafından terk edilen Göknel, siyasi yolsuzluk tarihimizin en katran ve tüye bulanmış elemanı dersek, abartmış olmayız herhálde.

Onun zamanında çalıp çırpıp köşeler dönen pek çok kişi, hálá o köşe benim bu köşe benim dön baba dönmekte.

Oysa Göknel’in yediği her haram kuruş, boğazında gemici düğümü oldu mübarek.

Hatırlarsanız, hapisten çıktıktan bir süre sonra, meteliğe kurşun attığı bir dönemde Kim 500 Milyar İster yarışmasına katılmıştı Göknel.

Yarışmanın da en popüler zamanları... E, okumuş etmiş adam. Bilgi birikimini de katakulli yollarında murdar etmiş yıllar boyu. Bir kez de meşru yoldan ‘şansını zorlayıp’ yolunu bulmaya niyetlenmişti tahminimiz.

Peki ne olmuştu? Fatsa’nın hangi ilin ilçesi olduğunu bilemeyince, taban ödüllerden birinde, sanırım 500 milyonda kalmıştı.

Adamın ‘talihsizliği’ dillere destan ya, beni bir evham almıştı. Zaten Allah vurmuş, şimdi yıllardır amansız bir sol neferi, Türkiye’nin en bi’ gönülden bağlı sosyal demokratı olan Fatsalı Kadir İnanır da sinirlenir mi; gidip adamı yer misin yemez misin diye bir temiz döver mi diye bayağı bir endişelenmiştim.

Göknel’e dair son haberi Gülden Aydın imzasıyla okuduk: Göknel, 89-94 yıllarını, zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen’in dönemini ve yolsuzlukları anlatttığı Başarısız Başarı/ Bir İstanbul Macerası adlı kitabını yayınlayan Truva Yayınları tarafından fena hálde oyuna getirildi..

Truva Yayınları yöneticisi Sami Çelik, altı ay önce kitabın promosyon işlerini her iki tarafın da haberi olmadan, Göknel’in hayatını söndüren eski eş Nurdan Erbuğ’un sahibi olduğu DES Tanıtım’a verince, kıyamet koptu.

Göknel, hiddetle dile gelip, Nurdan’dan da Feray’dan da bıktığını, kitabının tanıtımını da kendi üstleneceğini söyledi.

Şimdilerde enteresan bir PR şov izlemeye hazırlanıyoruz tahminim. Trajikomik gelişmelere gebe...

Vermeyince mabud, neylesin Göknel modelinde...
X