Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Pişkinsüt'ün dokunulmazlığı tehlikede

    Hürriyet Haber
    24.07.2001 - 15:00 | Son Güncelleme: 24.07.2001 - 15:00

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı iken, görüştüğü tutuklu ve hükümlülerin kimlik bilgilerini savcılığa bildirmediği ve hazırladığı raporlarda, soruşturmalarda işkence yapıldığ imajı yarattığı gerekçesiyle Sema Pişkinsüt'ün dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke hazırladı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Bekir Selçuk tarafından hazırlanan iki sayfalık fezlekede, TBMMİnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun 1998-2000 yıllarını kapsayan soruşturma, kovuşturma, yargılama, ceza ve infazı hakkındaki raporun Erzincan'la ilgili bölümünün 11-12-31-32. sayfaları ile Erzurum'la ilgili bölümünün 29. sayfası, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazısı ekinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Fezlekede, hükümlülerin isimlerinin raporda belirtilmediği, sadece rakam verildiğinden bu hususun soruşturma sırasında TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'ndan elde edilebileceği ve iddia olunan olaylar hakkında gereğinin yapılması, sonucu hakkında da bilgi verilmesi istendi.
    TOPLUMSAL BİR GÖREV
    Başsavcılık'ın, Pişkinsüt'ün Komisyon Başkanı olduğu dönemde hazırlanan raporun Erzincan ve Erzurum bölümleri ile ilgili soruşturma başlattığı ifade edilen fezlekede, şöyle denildi: ''Soruşturma kapsamında, Başsavcılık'ca 28 Haziran 2000'de İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı'na yazı yazılarak, Ankara'da gerçekleştiği iddia edilen işkence olaylarının mağdurlarının isimleri ve bulundukları cezaevlerinin bildirilmesi istenmiştir.
    Komisyon Başkanı Pişkinsüt imzasıyla 15 Eylül 2000'de verilen cevapta, 'Komisyonumuz yürüttüğü bu çalışmaları, toplumsal bir görev olarak üstlenmiştir. Bu bağlamda yapılan çalışmalar adli soruşturma gibi değerlendirilmemeli, incelemeler sırasında görüşülen ve bilgi alınan tutuklu ve hükümlülerin kimliklerinin saklı tutulacağına dair bu kişilere taahhütte bulunulmuştur' denilerek, istenilen hususlara cevap verilmemiş, bilgi ve belge gönderilmemiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da yürüttüğü soruşturma hakkında takibata yer olmadığına karar vermiştir.''
    Fezlekede, soruşturma konusu yapılan raporun incelendiği ve raporda, Piskinsüt'ün görüştüğü tutuklu ve hükümlüleri numaralandırarak konuşmaları, karşılıklı soru-cevaplar şeklinde yazdığı ve bu konuşmalarda tutuklu ve hükümlülerin, mahkumiyetlerine neden olan suçların hazırlık soruşturması sırasında Ankara Terörle Mücadele Şubesi'nde işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını anlattıkları bildirildi.
    İŞKENCE YAPILDIĞI İMAJI
    Bu beyanların alt alta yazılarak, rapor adı altında kamuoyuna duyurulduğu, bununla da soruşturmalarda işkence yapıldığı imajı yaratıldığı kaydedilen fezlekede, şöyle devam edildi:
    "İsimleri açıklanmayıp numaralandırılarak beyanları tespit edilenbu belgenin ilgili başsavcılıklara gönderilip, kötü muameleye maruz kalanların bulundukları cezaevleri, isim ve hüviyetleri bildirilerek soruşturma açılmasının sağlanması gerekirken bildirilmemesi, kamu adına takibi gereken bir suçun takibatını önlemiştir. Böylece, tutukluve hükümlülerin bulundukları cezaevleri, isim ve hüviyetlerinin bildirilmemesi suretiyle, 'adli soruşturma konusu bilgi ve belgeyi soruşturma makamına vermemek' suçunun işlendiği sonucuna varılmıştır.''
    Fezlekede, Sema Tutar Pişkinsüt'ün, Türk Ceza Kanunu'nun ''suçun işlenmesinden sonra failine yardım'' hükmünü içeren 296. maddesine muhalefet ettiği belirtilerek, yargılanabilmesi için dokunulmazlığının kaldırılması istendi.
     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı