Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Pınar daha fazla direnemedi

<B>PINAR</B> uzun süredir, neredeyse jenerik hale gelmiş <B>‘doğal süt, Pınar süt’</B> imajını etkileyecek diye <B>‘aromalı süt’</B> reklamı yapmak istemiyordu.

Ama bu kategoride kızışan rekabet Pınar’ın ‘aromalı’ süt reklamı yapmasını zorunlu kıldı. Bakalım yetişkinlere yönelik ‘aromalı süt’ kampanyası, uzun dönemde jenerik hale gelmiş Pınar markasını nasıl etkileyecek.

Reklama gelirsek... Pınar’ın Karamelalı süt reklamı komik. Bir çekim atmosferindeyiz. Tuba Ünsal, Karamelalı sütünü keyifle içerek yürüyor. Ama aldığı keyiften o kadar başı dönmüş ki, hızını alamayıp uçurumdan düşüyor. Son karede aynı elbiselerle, düşmek üzere olduğunu anladığımız başka bir oyuncu var. Ve aynı hattaki diğer Pınar aromalı süt paketleri...

Dikkat çekici, tekrar izlenme değeri olan bir reklam. Vaat ve mizah ilişkisi de iyi kurulmuş. Bir içecek reklamında ‘keyif’ ya da ‘hazzın’ mizah kullanılarak dolaylı olarak gösterilmesi ürünün farkında olma oranını artırır. Ama bu farkında olma ne kadar ‘satın alma’ davranışına dönüşür onu bilemem! (Bilirim de hani burada lafın gelişi söylüyorum).

NOT: Umarım RTÜK, ‘insan bir ürünü içerken bu kadar da keyif alamaz’ deyip Karamelalı Pınar Süt reklamı nedeniyle televizyon kanallarını cezalandırmaz. Bu arada Karamelalı sütü denedim, sonuç mükemmel, öneririm. Karamelalı Süt’ü çok zor bulduğumu söylemeden edemeyeceğim. Demek ki dağıtım sorunu var. Siz siz olun bu tür ürünlerde dağıtımı tamamlamadan reklam kampanyasına başlamayın.

Bıyıksız Türk Casper

CASPER
reklamında kadın, dizüstü bilgisayarlar arasından seçim yapmak istiyor. Rakipleri temsil eden bilgisayarların ekranlarında bir takım bıyıklı erkek yüzleri var. Hatta bir tanesindeki yüz sihirli lambalı Alaaddin’i andırıyor. Kadın ilerliyor, ilerliyor bıyıksız, yumurta gibi bir oğlan suratının bulunduğu ekranın önünde duruyor. Sonra Casper markasını okşuyor. Ekrana ‘seni seviyorum’ yazıyor. Reklam, Casper ‘Türkiye’nin prestiji’ sloganıyla bitiyor. Eeee... Ne bu şimdi? Kadın bıyıksız erkeği seçince Casper niye Türkiye’nin prestiji oluyor. Casper ne demek istiyor? Bıyıksızlar iyi teknoloji mi üretiyor?

O ne limon öyle

YENİ
Pepsi Twist reklamında, bir limon olduğundan çok büyük boyda ve erkeğin ikamesi gibi gösterilerek ‘Limonlu’ vurgulaması ‘göze’ sokulmak isteniyor. Ancak beynin biraz gizli bölgelerine gidince çıkan anlam hiç de böyle değil. Pepsi Twist reklamı kadınların ‘büyük’ şeylerden hoşlandığını öyle gizli bir dille anlatıyor ki, bu reklamı izledikten sonra Haydar Dümen'e başvurup ‘uzunluk’ hakemliği isteyenlerin sayısında ciddi bir artış olabilir! Fikir mi nasıl? Tabii ki müthiş. Bir limon soyulup, adamın pardon kadınların gözüne bu kadar sokulabilir.

Cep Bank alt markalaşıyor

GARANTİ
Cep Bank kampanyasının yeni reklamında iki genç, Michael Jackson dansı eşliğinde, cep telefonlarına gelen şifreyle bankamatikten para çekiyor. Yeni ürün önceki reklamlarda başarılı bir şekilde duyuruldu. ‘Danslı’ reklam bir bakıma gençlere yönelik küçük bir cila. Garanti, müziğin, tekrar yoluyla beyinde iz bırakma gücünden yararlanarak Cep Bank'ı güçlü bir alt markaya dönüştürmek istiyor. Böyle giderse kısa sürede başaracak da. Doğrusu da bu. Pıtır pıtır bir yerlerden rakipler görünmesi an meselesi. Erken marka yaratan, erken yol alır.

NOT: Sizi bilmem ama ben kişisel olarak Citroen reklamındaki ‘Robocop’ aracın Michael Jackson dansını çok daha başarılı buldum. Bizim gençler ayak hareketlerinde çok başarılı değiller!

Ömür lansmanında doğrular, yanlışlar

YENİ
bir pilicimiz oldu, adı Ömür. Ömür, markalaşma yolculuğunu çıktı. Bakalım neler yapacak hep birlikte göreceğiz. Şimdilik şu ana kadar yapılanları analiz edelim: Lansmana ‘Piliç Aranıyor’ meraklandırıcısı ile başlamak doğru. ‘Piliç Aranıyor’ başlığı altında gündemdeki ‘hijyen, sağlıklı piliç’ tartışmasına dikkat çekip ‘Aranan Pilicin Ömür’ olduğunu vurgulamak doğru. ‘Eleman aranıyor’ sayfalarını ‘Piliç’ Aranıyor’ başlıklı reklam için kullanmak çok yaratıcı. ‘Bir Ömür Gençlik’ vaadi iyi özetleyen çok iyi bir slogan. Açılış reklamından önce basın toplantısı yapıp ‘arkadaki güvenilir gücün’ Sabancı Gıdasa olduğunu duyurmak, gazetelerin ekonomi sayfalarını bir günlüğüne parsellemek doğru. Piliç gibi bir ürünün lansmanında, dağıtım sınırlı olsa da gazete-televizyon sinerjisinden yararlanmamak yanlış. Basın toplantısında günün sonunda evirip çevirip gırtlaklayacağın pilici süsleyip püsleyip, şirinlik muskası haline getirip görücüye çıkarmak yanlış. Peki bu tabloda yanlışlar doğruları götürür mü? Şu anda hayır. Ama Ömür çok dikkatli olmalı. Piliç kategorisi pazara inildiğinde tam bir cadı kazanı. Başarı için doğruların fazla olduğu pazarlama şart!

Citroen ilk 4’e girdi

HTP
’nin her hafta yaptığı ‘Reklam Algı-Etki Endeksi’ araştırmasına göre Citroen’in dans eden araç reklamı geçen hafta en çok anımsanan ilk beş reklam arasına girdi. Müthiş bir reklam fikri, müthiş bir prodüksiyon harikası. Bu reklamı tanımlamak için bilmem başka söze gerek var mı?

Jelibon’da sorun nerede

KENT
’in Jelibon reklamı ‘içimizdeki çocuğu’ vurgulayan çok eğlenceli bir reklam olmuş. Bir grup yetişkin, Jelibon yedikten sonra çocukluklarına dönerek ‘çilli bom’ şarkısı eşliğinde yaramazlık yapıyorlar. Buraya kadar mantık hatası yok. İçimizde bir çocuk olmasa niye çikolata, şeker yiyip sakız çiğneyelim değil mi? Bu çocuğu dışarı çıkarmak, bizimle hoş bir şekilde yüzleştirmek Jelibon’un yetişkinler arasındaki tüketimini artırabilir. Sorun reklamın sonunda. Son bölümde içerdeki odada uyuyan çocuk sese uyanıp, babasını yaramazlık yaparken görüyor ve ‘Yine mi benim Jelibonlarımdan yediniz?" diye soruyor. Yani Jelibon bir yandan yetişkinlere çengel atarken diğer yandan çocuklardan da vazgeçemiyor. Jelibon gibi ‘çocukça’ bir ürünün ‘çocuk’ hedefinden vazgeçmeden yetişkinlere yedirilmesi mümkün mü? Zor. Niye mi? Düşünün bakalım niye yetişkinler çok fazla süt içmez? Buldunuz mu? Valla ben söylemem. Siz de iyice hazır lopçu oldunuz canım. Çalıştırın biraz saksıları. Hayırrr...

Çekirgelik

Ne kadar süre yol gideceğiniz deponuzdaki benzine bağlıdır. Beynin benzini eğitimdir. Eğitilmeyen uzun süre yol alamaz.

(Richard Valletta)
X