Piknik parasıyla yol yaptırdılar

Hürriyet Haber
25.10.2015 - 21:45 | Son Güncelleme:

UĞURCAN Top, Edirneli, 24 yaşında, yolcu hizmetleri memuru... Kırklareli’nin Bulgaristan sınırındaki Armağan köyünde Paramı Yönetebiliyorum eğitimi verdi. Muhtar ve ileri gelenler, piknik paralarını biriktirip, köyün yollarını yaptırdı. Sonuç Armağan, Türkiye’nin en temiz 3. köyü seçildi.

VISA Europe’nin 6 yıldır Türkiye’nin dört bir yanında yürüttüğü Paramı Yönetebiliyorum eğitimleri sadece bireylerin hayatını değiştirmekle kalmıyor, toplumsal kalkınmaya da destek oluyor. 900’e yakın gönüllü eğitmeni ile bugüne kadar 1.3 milyon kişiye direk olarak ulaşan Paramı Yönetebiliyorum projesinin ilham veren öykülerini paylaştığımız yazı dizimizin bu haftaki bölümünde, finansal okuryazarlığın toplumsal kalkınmaya sağladığı katkıyı anlatıyoruz. Şu anda havacılık sektöründe yolcu hizmetleri memuru olarak çalışan 24 yaşındaki Uğurcan Top, üniversitede okumaya başlamadan önceki yaz katıldığı Paramı Yönetebiliyorum eğitiminde öğrendikleri ile sadece kendi hayatını değil, yüzlerce kişinin hayatını da değiştirdi.

KALKINMADA KIRILMA NOKTASI

Paramı yönetebiliyorum eğitiminden sonra hedef belirleyip, bunun için para biriktirme alışkanlığı kazanan, harcamalarını ‘istek mi, ihtiyaç mı?’ sorularını sorarak yapmaya çalışan Uğurcan Top, hayatındaki olumlu değişimi çevresiyle paylaşmak üzere projede gönüllü eğitmen olarak görev almaya başlıyor. Eğitim vermek için de memleketi Edirne ve çevresindeki köyleri seçen Top’un karlı bir kış gününde Kırklareli’nin Bulgaristan sınırındaki Armağan köyünde verdiği eğitim, köyün çehresinin değişmesini sağlayan bir kırılma noktası oldu. Nasıl mı? Hikayenin tamamını Uğurcan Top’tan dinliyoruz:

EN UZAK KÖYÜ HEDEFLEDİM

“Dilerseniz en başından anlatayım. Paramı Yönetebiliyorum eğitmeni olduktan sonra, proje kapsamında neler yapıldığını daha iyi görme fırsatım oldu. Sadece bir eğitimin neleri değiştirebileceğine inanamadım. Arkadaşlar çok farklı gruplara yönelik çok güzel işler yapıyorlardı. Ben de farklı bir kitleye yönelmek istedim ve köyleri hedef seçtim. İlk etapta Edirne ve çevresindeki illerde eğitimlere başladım. Şimdilerde fırsat buldukça üniversiteler dahil her türlü ortamda eğitim vermeye çalışıyorum. Bulgaristan sınırında Armağan diye bir köy var. Özellikle bu köye gitmek istedim. Çünkü biraz uzak bir köy. O yüzden bu tarz sosyal sorumluluk projelerinin çok az ulaştığını düşündüm ve özellikle hedefledim. Armağan köyünün muhtarını aradım, kendimi anlattım, projeyi anlattım, memnuniyetle kabul etti. ‘Ne zaman gelebiliriz’ dedim, ‘hemen gelin’ dedi. Yoğun kar yağan bir gündü. Biz de bir arkadaşımla kar lastiklerine zincir taktık, çıktık yola.

MAÇ SONRASI FİNANSAL EĞİTİM

Ancak akşam karanlığında köye varabildik. Gittik muhtar ve birkaç kişi bizi köy evinde bekliyordu. Hazırlık yapmışlar ama içerde çok az kişi vardı. Biraz moralimiz bozuldu. O kadar uzun ve maceralı bir yoldan gelmiştik. Ama neredeyse kimse konuya ilgi duymamıştı. Muhtara ‘neden kimse gelmedi’ diye sordum, cevabı; ‘Aslında çok kişi gelirdi ama maç var şu anda yandaki kahvede maç seyrediyorlar, maç bitsin gelirler’ oldu. Biz de ‘iyi o zaman bekleyelim’ dedik. Tabi artık gece geç saat oldu. Ama yine de biz başladığımız işi bitirmeye kararlıydık. Yola çıkmıştık bir kere. Maçtan sonra bütün köy doldu içeri, çok yoğun bir kalabalık oldu. Ben de başladım anlatmaya. Bilgisayar ekranından da görsel malzemeleri gösteriyorum bir yandan. Eğitimimiz çok güzel geçti, muhtar ve bir kaç kişinin not bile aldığını gördüm.

YOLLARA PARKE TAŞ DÖŞENDİ


Piknik parasıyla yol yaptırdılar

Biz eğitimi verdik ve oradan ayrıldık. Sonra Armağan köyünün Türkiye’nin 3. en temiz köyü seçildiğini duydum. Nasıl olduğunu ise sonradan öğrendim. Meğer bizim eğitimden sonra muhtar ve köyün ileri gelenleri toplanıp köyün ihtiyaçlarını tespit ediyorlar. Bunun için gerekli bütçeyi ve köyün gelirlerini ortaya koyuyorlar. Öncelikle köyün yollarının yapılması gerekiyor. Ondan sonra da çevre temizliğine odaklanıyorlar. Köye bir çöp kamyonu verilmesi konusunda girişimlerde bulunuyorlar. Köyün bütçesinden yol için ne kadar bütçe ayırabileceklerine bakıyorlar. O güne kadar bütün köyün katıldığı piknikler yapıyorlarmış. Bütçesi de muhtarlıktan karşılanıyormuş. Bu pikniklerin bütçesini, gereksiz harcamaları ve bazı sosyal etkinlikler için yapılan harcamaları kısıp o paraları biriktirmişler. İlgili kamu kurumunun da yardımı ile bütün köyün yollarına parke taş döşetiyorlar. Bir de köye bir çöp kamyonu verilmesini sağlıyorlar. Sonrasında da tabi ülkenin en temiz 3. köyü seçilmeleri mümkün oluyor. Köyün muhtarı bu yaşananları bana aktardığında kendim bütçe yönetimi ile büyük bir başarı elde etmiş kadar sevindim. Çünkü sadece daha bilinçli bütçe yönetimi ile koca bir köyün kalkınmasına katkı sağlanmıştı.”

Zor kazandığımızdan parayı seviyoruz

UĞURCAN Top, Armağan köyünde karlı bir kış akşamında verdiği eğitim sırasında yaşadıklarını da şöyle paylaşıyor: “Eğitimin ortalarına doğru baktım sorular azaldı, ilgi neredeyse yok oldu. İnsanların uykusu geldi diye düşündüm. Yine muhtara ne oldu diye sordum, ‘Sigara içmek istiyorlar, dışarısı da çok soğuk çıkamıyorlar, burada içebilirler mi?’ sorusuyla karşılık verdi. ‘Tabi içebilirler eğer istiyorlarsa’ dedim. İçenler arkaya geçti, baktım grup yine canlandı, ‘anlattıklarım ilginizi çekmiyor zannettim’ deyince de çok önemli bir şey söylediler: ‘Biz parayı çok zor kazandığımız için severiz. Anlattıkların paranın değerini daha da iyi gösteriyor. O yüzden çok ilgimizi çekiyor’ dediler.”

Hasat geliri ile geçinme

EĞİTİMDE sıra kredi kartına geldiğinde, kimsede kredi kartı olmadığını öğrendiğini kaydeden Uğurcan Top, “Eğitim sırasında katılımcılar ‘Biz yılı hasat ile elde ettiğimiz gelirle geçirmek zorundayız. Bütün yılı nasıl idare ederiz, bize ipuçları ver’ dediler. Ben de bunun üstünde bütçe ve disiplin ilişkisinin üzerinde biraz daha fazla durdum” diye konuştu.

Sorumsuzca harcamanın sonu yok

ÜNİVERSİTEYİ bitirdikten sonra İstanbul’da iş bulduğunu ve buraya yerleştiğini kaydeden Uğurcan Top, profesyonel iş yaşamına geçiş ile birlikte kazandığı parayla ilişkisini şöyle anlattı: “Artık kendi paramı kazanıyordum ve istediğim gibi harcama rahatlığım vardı. Öyle de yaptım. İlk günlerimde İstanbul’a her yeni gelen genç gibi sorumsuzca para harcamaya başladım. Sorumsuzca dediğim öyle çok büyük paralar olmasa da benim bütçem için fazla harcama olduğunu söylemeye çalışıyorum. Böyle rahat rahat harcama yaptığım bir günde üniversite hayatım boyunca paramı yönetebiliyorum eğitmeni olduğum aklıma geldi. Herkese anlattıklarımı kendimin yapmamasının ne kadar yanlış olduğunu fark ettim ve bir süre sonra kendime çeki düzen vermeye karar verdim. İlk olarak bir şey alırken, bir yere giderken bunun istek mi ihtiyaç mı olduğunu düşünmeye, kararlarımı buna göre vermeye başladım. İstek mi ihtiyaç mı sorusunu kalın harflerle hayatıma yazdım. Sosyal çevremdekilere de bunu aşılamaya çalıştım.”

Kilit konu DİSİPLİN

‘BANA göre bütçe yapmanın kilit konusu, disiplin’ diyen Uğurcan Top bu konudaki deneyimini şu sözlerle paylaştı: “Disiplinin önemini nasıl öğrendiğimi anlatayım; Parama Yönetebiliyorum eğitiminden sonra motosikletimi yenilemek gibi bir hedef koydum kendime. Mevcut motosikletimi satıp, biraz da para biriktirerek daha iyi bir motosiklet alacaktım. Çok güzel başladım. Paramı bir süre biriktirdim. Ama bunu istikrarlı bir şekilde yapmadım. bir süre sonra da biriktirdiklerimden de harcamaya başladım. Hem de aslında çok da gerekli olmayan şeylere. Sonra da ailemden yardım istedim. Ama destek olmadılar. O yüzden de ben o yıl planladığım gibi motosikletimi yenileyemedim. Hedefe sadık kalmayı, kararlılığı bu olaydan öğrendim. Şimdi istikrarlı bir şekilde para biriktirmeyi öğrendim.”

Kardeşim de eğitmen oldu

SİVİL toplum kuruluşlarındaki gönüllü faaliyetlerinin kendisi için önemli olduğunu söyleyen Uğurcan Top, “Gönüllü faaliyetlerimi bırakırsam hayatımda büyük bir boşluk oluşur diye düşünüyorum. Büyük bir manevi tatmin yaşıyorum çünkü. Profesyonel hayatımda başladım vardiyalı düzende çalışıyorum ve her fırsatta gidiyorum. Bırakmayı düşünmüyorum. Şimdi kardeşim de gönüllü eğitmenlik yapıyor. O’nun da hayatında çok olumlu değişimler oldu. Buna katkı sağlamış olmaktan dolayı çok mutluyum” şeklinde konuştu.

Önemli olan çoktan az götürmek

Uğurcan Top Paramı Yönetebiliyorum eğitiminden sonra birikim yapmaya, tutumlu olmaya yönelik atasözlerine daha çok dikkat etmeye başladığını belirterek, “Azdan az, çoktan çok gider, atasözü beni çok etkiliyor. Çünkü önemli olan çoktan az götürmek” dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı