Petrol bulmayı mı bekleyecektik!

07 Şubat 2017 - 21:55Son Güncelleme : 07 Şubat 2017 - 22:30

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ziraat Bankası, THY, Halkbank gibi kuruluşların devredildiği Türkiye Varlık Fonu için, “Ne isteniyor, fonu kurduk kenarda öylece beklemesi mi isteniyor? Kanundan gelen Hazine ve Maliye’de olmayan gücü ve esnekliği, varlığı olmayan Varlık Fonu olabilir mi, nakdi olmadan harekete geçebilir mi? Petrol buluncaya kadar fonu kenarda tutma şansımız yok” dedi.

MALİYE Bakanı Naci Ağbal, Türkiye Varlık Fonu’na ilişkin detayları Hürriyet’e anlattı. Öncelikle zararda olan kuruluşların Varlık Fonu’na alınması yönündeki eleştirileri yanıtlayan Ağbal, hiçbir zaman Hazine Müsteşarlığı’nın altındaki şirketlerde bir şeyleri gizleme düşüncelerinin olmadığını kaydetti. Bütün kuruluşların görev zararlarının ödendiğini ifade eden Ağbal, “2000 öncesinde kamunun açıkları KİT bütçeleri içinde gizlenirdi, bunu 2000’li yılların başında değiştirdik. Bunun için her yıl bütçeye ödenek konuluyor. Varlık Fonu’na devredilen bütün kurum ve kuruluşların kanunla verilmiş görev zararları aynen ödenmeye devam edilecek. Mevzuatın bütün hükümleri aynen işlemeye devam ediyor, bu şirketler nasıl yönetiliyorsa o şekilde yönetilecekler” dedi.

KENARDA MI BEKLESİN

Bu şirketlerin neden Varlık Fonu’na alındığına ilişkin olarak ise Ağbal, “Bizim petrolümüz, gazımız, bütçe fazlamız da yok. Ne isteniyor, Varlık Fonu’nu kurduk kenarda öylece beklemesi mi isteniyor? Kanundan gelen Hazine ve Maliye’de olmayan gücü ve esnekliği Varlığı olmayan Varlık Fonu olabilir mi, nakdi olmadan harekete geçebilir mi? Petrol buluncaya kadar fonu kenarda tutma şansımız yok” açıklamasını yaptı. Ağbal, devredilen kuruluşlarla bir asset (varlık) oluşturulduğunu, fonun da güvenilir, kredibl yapıya dönüştürüldüğünü vurguladı. THY ve Halkbank’ın hisselerinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda olduğunu yakın vadede verilmiş bir kararın zaten olmadığını kaydeden Ağbal, şunları söyledi:

REHİN GÖSTERİLMEYECEK

“Varlık Fonu’nun yapısını oluşturduk, organizasyon yapısını oluşturuyoruz. Dünyanın en önde gelen yatırım bankalarıyla ve yatırım danışmanlık şirketleriyle (ne yapabiliriz de uluslararası örnekleri kadar başarılı olur) konusu çalışılıyor. Varlık Fonu’nun önce güçlü varlık sahibi olması gerekiyor. Hiç varlığınız yoksa fonu nasıl harekete geçireceksiniz. Varlık Fonu envanterindeki varlıkları karşılık göstererek borçlanma yapabilir, proje finansmanı yapabilir büyük projelere finansman bulabilir. Bütün diğer ülke örneklerinde görülen şu, Varlık Fonu’nun içinde güçlü bir varlık varsa (ortak bir projeyi çalışalım) dediğinizde yatırım fonları ve o ülkelere geliyor. Stratejik yatırım fonları bir ülkeye geliyor, hayati projelere para yatırıyorlar. Yatırdıkları yerde de güçlü bir yapı görmek istiyorlar. Bu şu anlama gelmiyor: Varlıklarını rehin mi koyacak asla böyle bir şey söz konusu değil. Asla rehin ve ipotek gösterme gibi bir düşünce yok.”

 

TAPU HARCI DEĞİŞEBİLECEK

 

BAKAN Ağbal, alıcı ve satıcıdan yüzde 2’şer olmak üzere yüzde 4 olarak alınan tapu harcının farklılaştırılmasına yönelik düzenleme yapılacağını da söyledi. Ağbal, “Ben birinci ya da ikinci el satışta alınan yüzde 4’lük vergiyi düşürmek istediğimde bütün satışlardaki oranı düşürmek zorundayım. Şimdi alınacak yetkiyle konut ve işyerleri için farklılaştırılabilecek. Örnek veriyorum, konutta 150 metrekarenin altında konutlarda yüzde 3 yaptık diyebileceğiz. Alınacak yetkiyle 150 metkekare üstü ve altındaki konutlarda, büyükşehir ve illere göre, konutun vergi değerine göre değiştirebilirim” diye konuştu.

DÜZENLİ ÖDEYENE VERGİ İNDİRİMİ 2018’DE

AĞBAL, vergisini düzenli ödeyenlere yüzde 5’e kadar vergi indirim uygulamasının 2018 yılında mart ve nisanda verilecek beyannamelerde yararlanılabileceğini söyledi. Ağbal, gelir, kurumlar, KDV, gelir stopajı gibi vergilerde mükellefin vergisini geçmiş 3 yılda düzenli ödeyip ödemediğine bakılacağını anlatarak, trafik ya da Motorlu Taşıtlar vergisi gibi vergilerin ödenmemesinin indirimi etkileme-  yeceğini kaydetti.

3 MİLYAR TL DALGA İÇİN

TAPU Kadastro Genel Müdürlüğü kurulmadığını vurgulayan Ağbal, profesyonel bir yönetim yapısının oluşturulacağını, daha sonra Fon’un kendi planlarını hazırlayacağını belirterek, “Sonra Bakanlar Kurulu’na gelip, ‘Biz önümüzdeki 3 yılık vadede şu alanlarda, şu yatırım stratejileri ile şu kadarlık bir kaynağı kullanmak ve üretmek istiyoruz” denilecek. Bakanlar kurulu onay verirse ancak tasarruf edebilecek. Şu anda stratejik yatırım planı onaylanmadan herhangi bir şekilde yatırıma girişilmesi bir karar alınması mümkün değil” dedi. Şeffalık ve hesap verilebilirliğin mutlaka olacağını söyleyen Ağbal, varlıkların bugünkü değerlerini korumasının herkesten önce hükümeti ilgilendirdiğini vurguladı. Ağbal, Savunma Sanayi’nden Fon’a aktarılan 3 milyar lira için, “Fon’un görevlerinden birisi de finansal piyasalarda istikrarı sağlamak, piyasalarda meydana gelebilecek dalgalanmalara karşı gerekli tedbirleri üretmek. Fon’un kanunla verilen para piyasalarındaki istikrarı sağlama görevini yerine getirebilmesi için likit bir kaynağa ihtiyaç var. 3 milyar lirayı daimi olarak almıyoruz” dedi.

3 FARKLI DENETİM OLACAK

MALİYE Bakanı Ağbal, fonun denetime tabi olmadığı iddiaları ile ilgili, “Bağımsız denetim var, ardından Başbakan tarafından görevlendirilen konusunda 3 uzman merkezi denetim elemanının yine uluslararası denetim standartlarına uygun yapacağı denetim var. Bir de Meclis denetimi var” dedi. Ağbal, bir ülkenin kamu maliyesinin borç yükümlülüğünün ortaya konulmasının önemine işaret etti. Kamu-özel ortaklığı projelerinin kur riskinin ortaya konulması, uluslararası standartlarda raporlanmasına yönelik bir çalışma başlatıldığını belirten Ağbal, “Riski hangi oranda raporlamalıyız, mesela köprü geçişi. Köprü geçişinde ‘belli bir araç sayısına kadar riski ben öderim’ deniyor. Bir veya iki yıli tahmin edebilirsiniz, bu risk ne kadar yoğunlukta devam edecek bu riski hangi oranda raporlamanız gerekiyor, matematiksel bir formül ortaya koymanız lazım” diye konuştu.

OTOMOTİVE TEDBİR SİNYALİ

MALİYE Bakanı Naci Ağbal, Hürriyet’i ziyareti öncesinde CNN Türk televizyonunda katıldığı programda, inşaat şirketlerinin yabancı bir gerçek kişiye veya bir şirkete bir iş yeri veya konut sattığında, bunun örneğin yüzde 18 KDV’si varsa, bu KDV’yi istisna edeceklerini söyledi. Ağbal, “Dolayısıyla yabancı, Türkiye’de konut veya iş yeri satın almak istediğinde KDV ödemeyecek” dedi. Geçen hafta yapılan düzenlemeyle konutta da vergi indirimini eylül sonuna kadar uzattıklarını hatırlatan Ağbal, “Şu anda ne var gündemimizde? Özellikle inşaat sektöründe vergi maliyetlerini aşağı çekmek için, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı inşaat sözleşmeleri, inşaat taahhüt sözleşmeleri, yapı denetimi hizmet sözleşmelerinde vergi oranlarını aşağı çekebilecek bir yetkiyi Bakanlar Kurulu’ndan aldık” dedi. Ağbal, “Otomotiv sektörü için de düzenlemeniz olacak mı?” sorusu üzerine de tüm sektörlerle her zaman istişare ettiklerini söyledi. Ağbal, “Her zaman söylüyorum, onlarla da konuşuyoruz şu anda. Otomotiv sektöründe de aldığımız tedbirlere ilaveten ekonomiyi canlandıracak birtakım tedbirler alınması gerekiyorsa onu da beraber konuşur yaparız” dedi.

 

 

 

 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı