Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Pet corner

    Hürriyet Haber
    15 Mart 1998 - 00:00Son Güncelleme : 15 Mart 1998 - 00:01

    Köpeklerin annesi

    Tam 400 köpeği var. Kimileri ona 'Deli' diyor. Esin Saner Elingür, 63 yaşında ve kafası şıkır şıkır çalışıyor. Ne yaptığını çok iyi biliyor. 'Çocuklarım' dediği, hepsini adıyla çağırdığı 400 köpeği yaşatmak için, 'Zeyna' gibi mücadele ediyor.

    Esin Hanım'ın, köpekleriyle birlikte, yarı Robinson Cruseo yaşamı sürdürdüğü çiftliği, Tuzla'nın Tepeören Köyü'nde. Dünya nimetlerini elinin tersiyle itmiş. Üzerindeki eski elbiseler, ayağındaki yırtık lastik terlik onu hiç rahatsız etmiyor. Gazete alamıyor. Televizyonu yok. Onu dünyaya cep telefonu bağlıyor.

    ‘‘Eskiden butikten giyinirdim’’ diyen Esin Hanım, neden böyle yaşıyor?

    Sorunun cevabı çok eskilerde ve belil belirsiz. Geçmişinden bahsetmeyi sevmiyor. Üst düzey bir bürokratın eşi olduğunu, mimarlık yaparken iflas ettiğini, parasız kalınca tüm dostlarının onu terkettiğini cımbızla alıyoruz ağzından. Hikayenin en canalıcı noktası, eşinin ölümünden sonra aldığı iki köpek. Yoksulluk uçurumuna yuvarlandığı günlerde, başlarının çaresine bakmaları için sokağa bıraktığı iki köpek, onu terketmiyor.

    Kötü anılar

    Ve yeni bir Esin Saner Elingür doğuyor.

    Suya un karıştırıp, köpekleriyle paylaştığı sıkıntılı günler geride kalıp, işlerini yoluna koyduktan sonra Avrupa'ya çıkıyor. Köpek çiftliklerinde çalışıyor. Amacı, Türkiye'ye dönüp, dört dörtlük bir köpek çiftliği kurmak.

    Türkiye'ye dönüyor dönmesine de. Kuaförlü, eğitim parkurlu, pet shoplu, mezarlığı bile olan çiftlik kurma hayalleri, bin türlü engele tosluyor. Esin Hanım, Türkiye'ye geldikten kısa bir süre sonra kendini, sokaktan topladığı 30 köpekle aynı daireyi paylaşırken buluyor.

    Önce Gümüşdere'de bir çiftlik kuruyor. Ama çevre sakinleri onu ve köpeklerini istemiyor. Bir süre tehdit ediyorlar. Ardından otomobilini yakıyorlar. Esin Hanım, Gümüşdere'den kötü anılarla ayrılıp, köpeklerini Tepeören Köyü'nde kiraladığı eski tavuk çiftliğine taşıyor.

    İki yıldır burada yaşıyor. Kocasının ve kendi emekli maaşını köpeklere harcıyor. Köpeklerine ondülinlerden, ambalaj sandıklarından, eski somyalardan, bağış olarak gelen inşaat malzemelerinden kulübeler yapıyor. Çevredeki fabrikalardan aldığı yemek artıkları, hayvanseverlerin gönderdikleri makarnalar, yardımlarla aldığı kuru mamalarla yemek işini çözüyor.

    KİMSEYE VERMEM

    Özellikle sokağa bırakılmış ev köpeklerini koruma altına alıyor. Onların sokakta yaşamayı asla öğrenemeyeceğini biliyor Esin Hanım. Çiftlikte, sahiplerinin dövdüğü, Dobermanlar, kutu içinde kapıya terkedilmiş Setter yavruları, yaşlandığı için sokağa atılmış Huskyler, Colieler, yardımlar kesilmediği sürece yatacak kuru bir yer, bir kap yemek, hastalandıklarında ilaç bulabiliyorlar.

    Esin Hanım, köpeklerini kimseye vermiyor. Satmıyor. Çünkü ağzı bir değil, birkaç kez yanmış. Bakmaları için çok güvendiği kişilere verdiği köpeklerin perişan halini görünce, prensip kararı almış:

    ‘‘Çok köpek bakmak istiyorlarsa, buradakilerden bir tanesinin bakımını üstlensinler’’ diyor.

    Muhtaç

    hayvanlara

    para akıyor

    İstanbul'un Tepeören Köyü'nde, 63 yaşında bir kadın 400 köpeğe bakmak için dişini tırnağına takarken, İngiltere'de kredi kartlarından muhtaç hayvanlara oluk gibi para akıyor.

    Buluş, İngiltere'deki Bank of Scotland'a ait. Kredi kartları üzerine kedi ve köpek resimleri basan Bank Of Scotland'ın üye sayısında patlama oldu. Bir yılda 66 bin kişi bu kartlardan aldı. İngiltere'deki Hayvanları koruma Derneği'ne de para akmaya başladı. Çünkü, bu kredi kartlarından alanlardan, Hayvanları Koruma Derneği'ne aktarılmak üzere 7,5 Paund (2 milyon 900 bin lira) kesinti yapılıyor. Ayrıca, her 100 paundluk alışveriş üzerinden derneğe 25 pence (100 bin lira) aktarılıyor.

    Geçtiğimiz yıl mart ayında başlatılan kedi-köpek resimli kredi kartları sayesinde Hayvanları Koruma Derneği'ne 500 bin paundu (yaklaşık 200 milyar lira) aştı. Bu parayla 10 binden fazla kedi ve köpeğin bakımı sağlandı. Ayrıca sokaklarda yaşıyan 60 binden fazla kedi ve köpek veteriner kontrolünden geçirildi. Banka yetkilileri bu yılki toplanacak yardımın çok daha fazla olacağını umuyor.

    KÖPEK HİKAYELERİ

    Sular içinde

    Bir Pazar günü, yavruların annesi Girl, arka bahçede havlamaya başladı. ‘‘Ağlıyordu’’ diyor Aaron. ‘‘Başına kötü bir şey geldiğini bildiriyordu’’. Aaron'la karısı Sharon bahçeye koştular hemen. Köpeğin, su oluğuna açılan kapağı kaldırdığını anladılar. İkişer haftalık yedi yavrusu aşağı düşmüştü. Sharon kolunu uzatıp ikisini çıkarabildi. Aaron toprağı kazıp, kanalizasyon borusuna ulaştı. Basınç yüzünden içerideki tuvaleti su bastı. Her yer pislik içinde kaldı. Köpeklere ulaşamadılar. Yavrular öyle korkmuşlardı ki, ne kadar seslenseler, yerlerinden kımıldamıyorlardı.

    Aaron, umutsuzluk içinde, belediyeye telefon etti. Pazar olduğu için kimseyi bulamadı. Komşusundan aldığı büyük bir elektrikli süpürgeyle yavruların üçünü daha çekip çıkardı. Yavrulardan beşi kurtulmuştu. Yorgunluktan bitmişlerdi. Gerisini ertesi sabaha bırakmaya karar verdiler.

    Ertesi sabah Belediyeyi bir daha aradı Aaron. ‘‘Çek sifonu, geberip gitsinler’’ öğüdünü aldı. Komşusu Jose Perez yetkililerle konuştu, 15 belediye işçisi geldi. Her yeri kazdılar. Yavruların biri ölü olarak çıkarıldı. Öteki yavru kurtarıldı. Aaron onu Perez'e armağan etti.

    Gonzalez'lerin evi perişan durumdaydı. Onarım için bin doların üstünde masraf edilmesi gerekecekti. Paraları yoktu. Üzüntüleri uzun sürmedi. Olay, yerel televizyonda ve gazetelerde yer alınca, hayvanseverler yardım elini uzattılar. Cheers adlı televizyon dizisinin yıldızı Kirstie Allen, Gonzalez'leri telefonla arayıp bütün masrafları karşılayacağını bildirdi.

    YER SOFRASINDAN

    MASAYA

    İlerleyen yaşlarda köpeklerin omurgalarında bozulmalara yolaçan yer sofralarının pabucu dama atılmak üzere. Artık onlar da, anatomik yapılarına uygun masalarda, boyunları tutulmadan rahatlıkla yemek yiyebilecekler. Yemek masaları, özellikle eklem ve omurga iltihabı olan yaşlı köpeklere büyük rahatlık sağlıyor. ABD'de Our Pet's markasıyla, her boyda köpeğe uygun ölçülerde üretilen masalar ülkemize de ithal ediliyor. Plastik aksamı, köpeklerin dişleyip parçalamasına uygun olmayan masaların tabakları da paslanmaz çelikten.

    VİP Dahili Ticaret 0212 245 21 40

    EĞİTMEN GÖZÜYLE

    Eğitimde

    temel kurallar

    Bir köpeğin yapısında dostluk, bağlılık ve koruma içgüdüsü her zaman vardır. Bu özellikleri, köpeği insana en yakın dost yapar. Ama disipline edilmemiş bir köpek, verdiği zararlarla toplum içinde ters karşılanır. Köpek sahipleri bu hoş olmayan durumu, 10 temel kurala dayanan iyi bir eğitimle ortadan kaldırabilirler.

    Eğitime erken başlamalı (5-6 aylıkken)

    Eğitime önce gel, bekle, otur, kalk, yat ile başlamalı.

    Eğitim sırasında tasma kullanılmalı.

    Eğitmenin sesi hep aynı tonda ve kararlı olmalı.

    Komutlarınızın tepkisini anında alın, ertelemeyin.

    Doğru komuta doğru tepkiyi mutlaka övün, ödüllendirin.

    Eğitimi, dayaksız, eğlendirici ve oyun şekline sokun.

    Yetişkin bir köpeğin davranışları, sahibinin uygun gördüğü terbiye standardının göstergesidir. Bu standart, çevrenin ve komşuların kabul edebileceği düzeyde olmalıdır.

    Köpeklerin eğitimi 15'e dakikalık aralarla verilmeli, günlük 60 dakikayı aşmamalı.

    veteriner

    DOĞUŞ VETERİNER KLİNİĞİ

    Ümraniye Mahallesi Sarı Yakup Sokak 2/1 Yeşilköy İstanbul

    0212 574 04 00

    ZİRVE VETERİNER KLİNİĞİ

    Özel İdare İşhanı karşısı Mertel İşhanı 24 Çatalca-İstanbul

    0212 787 18 17

    DOMESTİC VETERİNER MUAYENEHANESİ

    Uğur Mumcu Caddesi 67/2 Gaziosmanpaşa Ankara

    0312 446 33 55

    SMİRNA VETERİNER KLİNİĞİ

    1442. Sokak 5/A Alsancak İzmir

    0232 422 35 38

    BREMEN'S VETERİNER KLİNİĞİ

    Şekerhane Mahallesi Teşfikiye Caddesi Özenoğlu Apt. No:1 Alanya

    0242 511 70 72

    TERAPİ VETERİNER KLİNİĞİ

    Utku Mahallesi Coşkun Sokak 14/10 Manisa

    0236 239 00 93

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı