Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Perinçek: Eşcinsellik 12 Eylül'de patladı

    Hürriyet Haber
    24.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 24.05.2000 - 00:01

    İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, eşcinselliğin tarihini anlattığı kitabında, Türkiye'de eşcinselliğin 12 Eylül darbesiyle patlama yaptığını yazdı. Perinçek'e göre bu dönemi en iyi anlatan sahne ise Kenan Evren ve Bülent Ersoy'un yan yana fotoğrafları.

    İŞÇİ Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek eşcinselliğin kitabını yazdı. Perinçek, daha önce Cumhuriyet Gazetesi'nde dizi olarak yayımladığı yazılarını biraraya getirerek oluşturduğu 'Eşcinsellik ve Yabancılaşma' adlı kitabında, eşcinselliğin, uzlaşmaz sınıfsal çelişkilerin aşırıya varması sonucunda ortaya çıktığını iddia ediyor. Eşcinselliğin bugün çok yaygınlaşmış olmasını kapitalist sisteme bağlayan yazar, Türkiye'de ise patlamanın 12 Eylül darbesiyle yaşandığını belirtiyor. Doğu Perinçek'e göre bugün solcu ve aydın olarak kabul edilmenin de tek yolu eşcinsellikten geçiyor.

    İLKEL TOPLUMLARDA YOK

    Perinçek kitabında eşcinsel ilişkilere eşitlikçi ilkel toplumlarda rastlanmadığını belirtiyor. Dede Korkut hikayelerinde, Türk Mitolojisi'nde ve Amerikan Kızılderilileri'nin mitolojilerinde de bu tür ilişkilere yer verilmediğini belirten yazar, eşcinsel ilişkinin ilkel toplumlarda erkek ile kadın arasındaki cinsel ilişkinin önlendiği koşullarda ortaya çıktığını söylüyor.

    Perinçek'e göre eşcinsel ilişki şu toplumlarda oluşup ortaya çıktı:

    ‘‘Eski Çin, Sumer ve Hitit'lerin göreli gelişmiş meta ekonomileri temelinde yükselen feodal hakim sınıf içinde.

    Eski Yunan toplumunda köle sahibi soylular sınıfı içinde.

    Sizans, İran, Emevi, Abbasi, Osmanlı sarayında.

    Japonya'da Samuray denen savaş ağaları zümresinde vs.’’

    ANTONİOUS EŞCİNSELMİŞ

    Köleci sistem, kadının cinsel köleliği yanında erkeğin de cinsel köleliğini, yani oğlancılığı da doğurmuş. Yazara göre bunun en önemli örneği ise Roma:

    ‘‘Eşcinsellik Roma'da imparator saraylarının ve zengin konaklarının kültürüdür. Zenginler, küçük çocuklardan oluşan haremler kuruyorlardı. Roma ozanları, eşcinsel ilişkiler yaşıyor ve erkek sevgililerinin isimlerini eserlerinde belirtiyorlardı. Sezar'dan dönemin belgelerinde, Kleopatra'nın kocası ve bütün Romalıların karısı diye söz edilir.’’

    KULLUK DA EŞCİNSEL YAPAR

    Doğu Perinçek'e göre Ortadoğu'nun kulluk sistemi de Roma ve Eski Yunan uygarlığının köleci sistemi gibi eşcinselliği körükleyen bir sistemdi. Oğlancılık, İslamiyetin yasaklarına rağmen, Emevi, Abbasi ve Osmanlı sarayının 'mutluluk kaynağı'dır. Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahlarla Nedim, Şeyh Galip, Taşlıcalı Yahya gibi şairler alenen erkek sevgililerine şiirler yazmışlardır.

    KAPİTALİZM AŞKI PİYASAYA DÜŞÜRDÜ

    Eşcinsellik, köleci ya da kulluk sisteminin egemen olduğu eski toplumlardan sonra varlığını günümüz kapitalist toplumlarında sürdürdü. Gelişmiş kapitalist toplumlarda cinsellik aşırı bir yer kazanmış ve bu işin ticareti yapılmaya başlanmıştı:

    ‘‘Kapitalizmin çürüme döneminde, başka bir deyişle emperyalizm çağında, eşcinsellik doruğa çıktı. Hitler'i, Mussolini'yi ve en son ABD saldırganlığını yaratan emperyalizm, yalnız şiddet alanında değil, eşcinsellikte de Neron'ların köleci imparatorluklarını geçmiş, eşcinselliği hakim sınıfın dışına taşırarak toplumun bütün sınıfları içine yaymıştır.’’

    KENAN EVREN BÜLENT ERSOY

    Perinçek, günümüz Türkiyesi'nde ise eşcinselliğin 12 Eylül'le birlikte bir patlamaya yol açtığını, homoseksüel, travesti, heteroseksüel, lezbiyen, gay gibi kavramlarla bu dönemde tanıştığımızı belirtiyor:

    ‘‘Türkiye'nin eşcinsellik olayını 12 Eylül'den sonra yoğun ve yaygın olarak yaşaması da anlamlıdır. 24 Ocak kararları ve 12 Eylül cuntası, sınıf farklarını Türkiye'nin görmediği oranda derinleştirmiş, toplam 650 bin insanın gözaltı ve hapishaneden geçtiği bir şiddet uygulanmış, emekçi hareketini ezmiş, Türk-İslam sentezini resmi ideoloji olarak kabul ettirmiştir. Bütün bunlara bağlı olarak, eşcinsellik de patlama yapmıştır.

    ...

    Yılmaz Güney'in 'Yol' filminde Kenan Evren ile Bülent Ersoy'un portrelerini yan yana göstermesi, günümüzün siyasal-kültürel gerçeğini çok iyi yansıtıyor.’’

    ENTEL EŞCİNSELDİR

    ‘‘İstanbul, İzmir ve Ankara'nın belli çevrelerinde eşcinsel olmayan entellerin entelden sayılmadığı ve utandığı bir hava yaratılmıştır. Eşcinsellik, yeni bar kültüründe, uyuşturucu bağımlılığı ile birlikte, bir sanatçı alameti olarak sunulmaktadır. Eşcinsel, yükselen değerlere göre çizgi ötesidir. 'Muhalif' veya 'aykırı' rütbesine mi ulaşmak istiyorsunuz, öyleyse eşcinsel ilişkiye gireceksiniz.’’

    <ı>(Eşcinsellik ve Yabancılaşma, Doğu Perinçek, Kaynak Yayınları)

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı