Ege Haberleri

EGE

    Perhiz ve lahana turşusu

    Hürriyet Haber
    16.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    YERLİ seferberliği son günlerde İzmir'in gündemindeki en önemli maddelerden. Körükleyicisi de Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği. Yabancı hayranlığı ile başka ülkenin firmalarına avuç dolusu para ödemek yerine, yerli sanayimize sahip çıkıp, ekonomiyi güçlendirmek gerektiğini savunan USİAD'ın açtığı kampanyanın bayraktarlığını da, Ege Şube Başkanı Ahmet Ertem yapıyor.

    ERTEM, Ticaret Odası Meclisi'nin de üyesi. Vargücüyle taraftar sayısını artırmaya çalışan Ertem, yabancı marka hayranlığı yüzünden firmalarımızın battığını anlatırken, ilginç bir saptaması var:

    ‘‘Bizim olduğu dönemde yüzüne bakmadığımız markaları, yabancıların eline geçtikten sonra baştacı ediyoruz.''

    GEÇEN haftalarda Ertem'in yerden göğe kadar haklı olduğunu, eski yerli malları haftalarını özlediğimizi, dolayısıyla kampanyanın arkasında olduğumuzu yazmıştım. İzmirli mühendis Mehmet Öztürk'ten cevap geldi. Türk ekonomisinin hantallığının 1980'lere kadar sürdürülen ithal ikamesi politikalar olduğunu söyleyen Öztürk, 1984'ten sonra ithalatın serbest bırakılmasıyla yerli sanayinin kendisine çeki düzen verdiğini söylüyor. Kesinlikle haklı, çünkü yabancı malları tanıdıktan sonra yerli sanayinin ‘‘Ne verirsem onu yerler'' anlayışı yıkılırken, tüketici olarak kalitesizliğe mahkum olmaktan kurtulduk. Ancak Avrupa'nın ün yapmış markalarının, bugün kalitede birçok sektörümüzün eline su dökemediğini biliyoruz. Böyle olunca da yerli malı kampanyası önem kazanıyor.

    BU arada Öztürk'ün bir gözlemi daha var. Yerli malı seferberliğini başlatan, ‘‘ikinci kurtuluş savaşı'' diye nitelediği kampanyanın tutması için gece gündüz mesai veren Ertem'in bir ay önce otomobilini yenilediğini söylüyor. Ben görmedim, bilmiyorum, ama Öztürk soruyor:

    ‘‘Yerli otomobiller dururken 15 milyar liralık Hundai Sonata alan USİAD Ege Şube Başkanı bu savaşın neresinde?''

    Patates kampanyası

    HAFTALARDIR gündemde olan şu patates işini bir türlü anlayamadım. Üreticinin elinde 5.5 milyon ton patates bulunduğu söyleniyor. Mercimek olayında olduğu gibi tanıtım kampanyaları için hazırlığa başlayan bakanlık, reklam filminde oynayacak starın yarışmayla belirleneceğini söylüyor. Üreticinin elindeki patatese 20 bin liradan bile alıcı bulamadığı anlatılıyor. Ama, ben semt pazarından 150 bin liraya patates almaya devam ediyorum. Anlayan bana da anlatsın.

    Enerjide koz bakanlıkta

    İZMİR'in elektrik dağıtım ihalesinin yıllardır sonuçlanamamasının sıkıntıları saymakla bitmez. Özellikle de yatırım açısından. Her ne kadar geçtiğimiz haftalarda başlayan elektrik kesintileri kaldırıldıysa da, bu enerji sıkıntısının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Kentin sorunu yatırımla aşabileceği, bunun için de görevli iki şirketin uzlaşması gerektiğini artık herkes biliyor. Ama o yönde hiçbir umut da yok.

    EBSO Başkanı Atıl Akkan, GEDAŞ ve SENKOM'u anlaşmasını sağlamak için çabalayadursun, konuyu dikkatle izleyen Enerji eski Bakanı Ersin Faralyalı, durumun vehametini dile getirip Bakan Cumhur Ersümer'i uyarıyor. ‘‘Koz bakanlığın elinde.''

    FARALYALI'ya göre durum giderek çıkmaza giriyor. 1993'te Türkiye'nin en az kayıp ve kaçağına sahip ili olan İzmir, bugün yüzde 28'lerle rekor kırıyor. Yatırımsızlık yüzünden sistem çöktü. Dün sistemi iyileştirmek için gerekli olan para 100 dolarsa, bugün 500'e çıkmış. Bunun için ne idare, ne de bakanlık suçlanamaz. İdare özelleştirilmiş bir işe niye para yatırsın? Bakanlığın karşısında ise hukuk var. Eğer iki firma şapkalarını önlerine koyup düşünse, büyüyen rakamlar karşısında bu işi aldıklarına pişman olacak.

    ÖZETLE boşa giden her gün kayıp. Görevi devralmakla iş bitmiyor. Dış kredi, işletici firma bulma aşamaları var. Faralyalı'ya göre bu iş siyasi baskı boyutunu da geçti, dört bir yandan hukukla kuşatıldı. Bu durumda yapılacak tek şey de bakanlığın olaya el koyması. ‘‘Koz bakanlığın elinde'' derken de bunu kastediyor. Peki bakanlık ne yapabilir? Elindeki kozun ‘‘şartname'' olduğu açık. Firmalar ya anlaşacaklar veya bakanlık ‘‘iyi bir gerekçe'' ile bu işi bozacak. Bunun yolu da devir sözleşmesinin şartlarını ağırlaştırmaktan geçiyor. Aksi halde iki firmanın kaprisinin faturasını İzmirli ödemeye devam edecek.

    Organize Sanayi’ye sıcak su

    ATATÜRK Organize Sanayi Bölgesi'nde açılan kuyulardan birinden sıcak su çıkması, sanayiciyi heyecanlandırdı. Kuyuyu kapatarak MTA'ya haber veren EBSO, 1500 metre sondaj yaparak bölgenin ısıtılması hazırlıklarına başladı. Dahası Çiğli'ye de sıcak su verilmesi planlanıyor. Gerçekleşirse İzmir'in kuzey bölgesi kurtulmuş sayılır. Çünkü çevre temizliği sorunu kalmayacak. Narlıdere'nin havasındaki kükürtdioksit ile Balçova'dan farklılığını görmek bile, Çiğli için heyecanlanmaya yeter.

    Bu da bir rekor

    GELİR uçurumunun en üst gelir gruplarını bile rahatsız edecek kadar açıldığı ülkemizde, toplumun büyük bölümü umutlarını şans oyunlarına bağlamış durumda. Loto, toto, sayısal loto, at yarışları, piyango.. Her çekiliş öncesi, ‘‘Üç tuttu, iki tuttu, kıyıdan kaçırdım'' nidaları yükselirken, Aydın'da çaycı Kemal Yardım en az büyük ikramiye kadar zoru başardı. Spor Toto'da 13'te sıfır tutturdu. Kendisi de bunun başarı olduğuna inanıyor ki, Milli Piyango İdaresi'ne mektup yazarak kendisine ikramiye verilip verilmeyeceğini sordu. Şimdi merakla cevabı bekliyor. (Fotoğraf: Mehmet KÜÇÜK, AYDIN)

    GÜNÜN SÖZÜ:

    TOPLUMUN FERTLERİ HAYATLARI SÜRESİNCE ÜLKELERİNE BİRŞEYLER VERMEYE, KALKINMAYA KATKIDA BULUNMAYA ÇALIŞMALIDIR. HAYAT DA BUDUR

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı