Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Pepe Danıştay’a sığındı

BALIK çiftlik sahipleri zil takıp oynuyor. Çünkü, Danıştay Altıncı Dairesi onları haklı buluyor. Çevre ve Orman Bakanlığı da, Danıştay’ın bu kararına sığınıyor.

Kim bilir, kaçıncı kez bu köşede aynı konu. Ama, sorun bir türlü çözülmüyor, ben de peşini bırakmaya hiç niyetli değilim.

Balık çiftlikleri dünyanın her yanında var. Ama, açık denizlerde. Bizdeki gibi, turistik alanlarda, cennet koylarda değil. Çünkü, balık çiftlikleri hem koyları kirletiyor, turizmi baltalıyor, hem denize girmeyi imkansız kılıyor, hem de köpekbalığı tehlikesine yol açıyor. Bunların buralardan sökülmesi gerek.

Çevre ve Orman Bakanlığı uzuuuun bir karar/kararsızlık süreci sonrasında, balık çiftliklerinin kaldırılmasına karar veriyor. Çiftlik sahiplerine 13 Mayıs’a kadar süre tanıyor. Bununla ilgili bir tebliğ yayınlıyor. Bu tebliğ meselesi, olayın bamteli.

Hangi 13 Mayıs, 13 Haziran, 13 Temmuz yaklaşıyor, öyle bir hareket yok. Çünkü, Danıştay kararı var.

USULDEN BOZDU

Çevre Bakanlığı’nın tebliğine balık çiftlik sahipleri itiraz ediyor. Danıştay’da, yürütmenin durdurulması ve tebliğin iptali için dava açıyor.

Danıştay Altıncı Dairesi 15 Mayıs’ta verdiği kararla, Çevre Bakanlığı’nın kararını usulden bozuyor. Balık çiftlik sahiplerini haklı buluyor.

İlk raund balık çiftlik sahiplerinin. Ama, onlara bu fırsatı tanıyan, balık çiftliklerinin kaldırılmasını isteyen Çevre ve Orman Bakanlığı!

Nasıl oluyor? Burası Türkiye, burada her şey oluyor.

Neyin, nasıl olduğunu anlamak için, Danıştay kararına bakmak yeterli.

TEBLİĞ-YÖNETMELİK

Danıştay balık çiftliklerinin kaldırılmasında yürütmenin durdurulmasını şu gerekçeye bağlıyor:

"Balık çiftliklerinin kapalı koy ve körfez alanlarındaki faaliyetlerinin sona erdirilmesi şeklinde yasayla getirilen ek yükümlülüklerin ayrıntılı ve kapsamlı biçimde yönetmelikle yapılacak düzenlemelerle gerçekleştirilmesi gerekirken, yasayla öngörülmeyen ve yönetmeliğe göre daha alt bir düzenleme olan tebliğle düzenlenmesi mevzuata uygun görülmemiştir".

Danıştay özetle şunu söylüyor, Çevre Bakanlığı bu işi çözmek için yönetmelik çıkarmak zorunda, oysa tebliğ çıkartıyor, bu da yasaya aykırı.

Hukuk açısından, tebliğ ve yönetmelik, yasaların uygulamasını gösteren bildirimler. Aralarındaki fark, yönetmelik daha zorlayıcı, tebliğ daha arkadan gelen bir kural. Yasa, yönetmelik diyor, tebliğ değil. Danıştay da, buradan bozuyor.

Danıştay’ın kılı kırk yararak, tebliğ yerine yönetmelikte ısrarı, şekil hukuku açısından geçerli olabilir. Ancak, ben Danıştay’ın bu kararıyla kamu yararını gözetmediği inancına kapılıyorum.

BİLE BİLE LADES

Ne var ki, asıl konu bu değil. Asıl konu:

1-Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, yasa yönetmelik dediği halde, neden tebliğ çıkartıyor? Pepe, komisyona havale mantığıyla, olayı sallamak için, bile bile lades mi yapıyor?

2-Danıştay yürütmeyi durdurma kararını 15 Mayıs’ta alıyor. Bugün 4 Temmuz. Aradan bir buçuk ay geçtiği halde, Pepe neden hálá yönetmelik yayınlamıyor?

Pepe 22 Temmuz seçimleri yaklaşırken, eğer bir siyasal hesap yapıyorsa, seçmen sayısı açısından balık çiftlikleri sahipleri azınlıkta, çiftliklerden zarar görenler çoğunlukta.

Dolayısıyla, gecikme seçimde AKP ve kendisinin aleyhine.

Farklı siyasal görüşlere rağmen, Pepe ile aramızda uygar bir ilişki var. Zaman zaman sohbet ediyoruz, zaman zaman bir araya geliyoruz. Çok da hoş sohbetler yapıyoruz.

Bu geciktirme, tanıdığımı sandığım Pepe’ye yakışmıyor.
X