Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Pek yakında!

Emin ÇÖLAŞAN

Şu olup bitene Refah Partisi dayanamaz. Önceki gün bir yerde bu partiden iki milletvekiliyle karşılaştık. Uygun bir ortamdı, sohbete başladık. Birbirimize epeyce ve dürüstçe içlerimizi döktük.

İki milletvekili de partide rahatsızdı. Partilerini ve genel başkanları Erbakan'ı açıktan eleştiriyorlardı.

Bir ara dayanamadım ve ‘‘Sanki başka bir partinin milletvekilleri gibi konuşuyorsunuz’’ dedim.

Sordum:

‘‘Anayasa Mahkemesi Refah'ı kapatırsa ne olur?..’’

Bir daha toparlanmanın mümkün olmadığını söylediler. Refah kapatıldığı takdirde, Erbakan başta olmak üzere partinin belli yöneticilerine siyaset yasağı gelecek. Yasa hükümleri böyle.

Dolayısıyla, bu işin lokomotifi olan Erbakan saf dışı kalacak. Yeni kurulacak partiye istediği kadar kendi adamlarını getirsin, partiyi onlara kurdursun, genel başkanlık ve yönetimi istediği kadar onlara verdirsin, hiç fark etmez.

Kaldı ki, Refah tabanında artık Erbakan'a da büyük tepki oluşmuş. Bunu hem örgütten duyuyoruz, hem de milletvekilleri doğruluyor.

Bir parti düşünün ki, hayatı ona buna ‘‘Müslümanlık’’ gösterisi yapmakla geçmiş ama Tansu'nun yolsuzluk dosyalarını -hem de kendi önergeleriyle gündeme getirdikleri yolsuzlukları- Meclis'te hiç sıkılmadan aklamış...

Ve bütün bunlar, Refah'ın ‘‘dürüstlük’’ palavrasının ne olduğunu topluma göstermeye yetmiş.

***

Parti içindeki son kavga, Refah'ın yayın organı olan Kanal-7'nin bazı yayınlarıyla ortaya çıktı.

Bu kanal, Sabah Gazetesi'nden kovulan ve iş bitiriciliği, ihale takipçiliği herkes tarafından bilinen Liboş Mehmet'i ekrana çıkarıp aklama çabasına girdi.

Kanal-7, bizim Liboş ve karısını ekrana çıkardı, saatler süren düzmece ve şike bir programla bunlara arka çıktı.

Hemen ardından, Tansu-Özer ikilisi Kanal-7 ekranına getirildi ve bu kez onlara çanak tutuldu.

‘‘Müslüman’’ geçinen bir partinin yine ‘‘Müslüman’’ geçinen televizyon kanalını düşünün ki, Liboş ailesini ve Tansu ailesinin karanlık servetini ekranda şike, çanak ve düzmece programlarla aklayıp paklıyor!

Refah tabanı bunu yer mi? O taban koyun sürüsü mü?

Nitekim yemedi ve büyük tepki oluştu. İl başkanları tavır koyuyordu:

‘‘Bu gibilerin avukatlığını yapmak bizim işimiz mi?..’’

***

Hemen ardından, Kanal-7'ye hortumlanan devlet ve millet paraları belgelendi. Bay Erbakan'ın Kanal-7'ye yardım isteyen cihat gibi kavramlarla süslü konuşması bomba gibi patladı.

Bu konuda da yalan söylediler, kıvırtmaya kalkıştılar!..

‘‘Erbakan'ın sözleri partimizi bağlamaz’’ dediler. Sonra Bay Erbakan daha da ileri gitti ve o konuşma bandının ‘‘montaj’’ olduğunu iddia etmeye kalkıştı.

Refah tabanı, Refah seçmeni koyun mu? Gözleri kör mü? Geri zekâlı mı? Şu olup biteni onlar görmüyor mu?..

Ve hemen ardından ortaya çıktı ki, bunlara Vakıfbank ile Ziraat Bankası da büyük paralar hortumlamış. Bu furyadan nasibini, yakın gelecekte şeriatçıların genel başkanlığına soyunması beklenen Hasan Celal Güzel de almış! Helal olsun!

***

Eğer Anayasa Mahkemesi Refah'ı kapatırsa, yandı gülüm keten helva. Bunların bir daha bellerini doğrultmaları çok zor olacak. Bunu milletvekilleri dahil, partinin içinde olan herkes açıkça söylüyor.

Yeni partiyi kim kurarsa kursun, aralarında hırgür çıkacak. Başka yerlere kopmalar olacak. Bölünecekler.

Şimdi genel başkanlığa El Tayyip de çaktırmadan soyunuyor. Önceki gün sohbet ettiğimiz milletvekilleri ‘‘Hoca ona yedirmez’’ diyorlar. İstanbul'u bu durumlara düşüren bir adamın, genel başkan olursa partisini ne durumlara düşüreceğini varın siz düşünün!

Ayrıca, Refah kapatıldığı takdirde, bunlara 1995 seçimlerinde ödünç verilmiş oylar da başkalarına kayıp gidecek. Tansu şimdi o oylara oynuyor!..

Türk milleti bir kez daha görecek ki, bu partiden ne köy olur, ne kasaba!.. Bu parti iktidar ortağı olur, yolsuzluk dosyalarını hasıraltı eder. Kendi televizyon kanalını dümencilerin, liboşların, yolsuzluk yapanların aklanıp paklanması için kullandırır.

Sadece Müslümanlık ticareti ve başörtüsü sömürüsü yaparak, Atatürk'ü aşağılamaya kalkışarak yapılan siyaset uzun ömürlü olur mu?

***

Önümüzdeki aylarda Türk siyasetinde tamamen yeni bir tablo ile karşılaşabiliriz.

Anayasa Mahkemesi Refah'ı kapatırsa, Erbakan ve partinin bugünkü yönetimi, Türk siyasetinden silinip gidecekler. Bu, işin ilk yanı.

İkinci yanı daha da ilginç.

Gelişmeler öyle gösteriyor ki, Tansu yargı önüne çıkarılacak... Ve hesap verecek.

Eldeki dosyalar ve ulaşılmak üzere olan bulgular dikkate alındığında, Tansu'nun bu işten sıyırması mümkün değil. Hesabını belki Yüce Divan önünde, belki adli yargıda verecek.

Ama verecek...

Ve o da silinip gidecek...

Ve çok yakında Türk siyaseti, büyük olasılıkla Hacı-Bacı ikilisinden yoksun kalacak!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI