Pegida'nın söylemleri 30'lu yılları hatırlatıyor

Cihan
23.12.2014 - 12:13 | Son Güncelleme: 23.12.2014 - 12:13

Almanya'da 72 bilim insanının yer aldığı Uyum Konseyi, İslam, göçmen ve mülteci karşıtı protestoları organize eden Pegida’nın tezlerinin insanilikten öte düşmanlık içerdiğini duyurdu. Konseye göre İslam sorun olarak gösterilerek toplumsal bir düşman üretiliyor.

Ekonomi kaynaklı sorunların göçmenler üzerinden çözülebileceği yönünde bir algı oluştuğunu belirten uzmanlar, bu yanlış tez yüzünden toplumun sağduyusunu kaybettiğinde birleşti.

Dresden’de İslam ve göçmen karşıtı protestolar düzenleyen Avrupalı Yurtseverler İslamlaşamaya Karşı (PEGIDA), protestolarını Kassel ve Bonn’a taşıyarak ülke genelinde etkili olmak istiyor.

Aşırı sağcı kişilerce organize edildiği ileri sürülen protestolara belli endişeleri taşıyan vatandaşların da destek vermesi ve Dresden’de 15 bin insana ulaşması protestoları Almanya’nın gündeminden düşürmüyor.

Müslümanlara, göçmenlere ve mültecilere karşı olan Pegida’nın düşüncelerinin insanilikten öte düşmanlık içerdiğini açıklayan 72 bilim insanın yer aldığı Almanya Uyum Konseyi, Almanya’nın İslamlaştığı tezinin doğru olmadığını, aksine yıllarca uyum adına yapılan sivil çalışmalara önemli zarar verdiğini duyurdu.

Konsey şu ifadelere yer verdi: "Almanya’da yapısal sorunlar için eğer bir dini azınlık günah keçisi yapılıyorsa bizim çok hassas olmamız gerekir. Nasıl Nazi döneminde Alman toplumu Yahudileşme tehlikesi uyarısıyla birçok kriz ve sorun belli bir azınlığa kanalize edildiyse, bugün de İslamlaşma propagandasıyla sağduyu yeteneği kaybettiriliyor."

Konsey, İslam’ın sorun olarak gösterilerek toplumsal bir düşman üretildiği ve toplumun çeşitliliğinin üzerinin örtüldüğü uyarısında bulundu.

Toplumda fakir ile zengin arasındaki farkın giderek açılması, yaşlılıkta fakirlik riskinin artması ve insanların sosyal sınıflarının düşmesi karşısında birçok ulusal sorunun göçmenler üzerinden çözülebileceği algısının yanlış olduğuna dikkat çeken Uyum Konseyi, siyasilerinde “Halkın endişelerini anlamalıyız“ açıklamalarıyla Pegida’nın savunduğu fikirlere cesaret verdiğini vurguladı.

Almanya’nın İslamlaşma tehlikesi altında olmadığı gibi demokrasinin de tehdit altında olmadığı üzerinde duran konsey, demokrasi için asıl tehdidin Pegida’nın toplumdaki sağduyuyu yok etmesi olduğunu duyurdu.

Pegida konusunda siyasilerde olduğu kadar gençlik kollarında da kafa karışıklığı yaşanıyor. Yeşiller Partisi Gençlik Kolları Sözcüsü Erik Marquartd, Pegida’yı ırkçı, yabancı düşmanı ve İslam karşıtı olarak nitelendirerek, “Kesinlikle anlayış gösterilmemelidir“ ifadesini kullandı. Marquartd bazı politikacıların sağduyu odaklı yaklaşımlarının doğru olmadığını kaydetti.

Birlik Partileri Gençlik Kolları Başkanı Pual Ziemiak ise Pegida’nın yok sayılmasının fayda sağlamayacağını söyledi. Spiegel’e konuşan Ziemiak, "Bütün bunların hepsi Nazidir ya da aşırı sağcıdır” demek yanlış. Pegida taraftarlarıyla konuşulabilir." ifadelerini kullandı.

Sosyal Demokrat Partili Başkan Johanna Uekermann ise Pegida’ya doğrudan anlayış göstermek yerine siyasetin protestoları ortaya çıkaran sebepleri belirleyip bir an önce çözüm yolları araması gerektiğini söyledi. Pegida’ya karşı göçmenlerin haklarının korunması talebinde bulunan Uekermann, göçmenlere "Sizi sokağa ve insanların yargılarına bırakmıyoruz." mesajının verilmesinin önemine değindi.

Bazı siyasilerin Pegida’nın aşırı olmayan taraftarlarıyla diyalog kurulması açıklamalarını eleştiren Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir de insanların hangi parolanın ve hangi pankartların arkasında yürüdüğünü bilmesi gerektiğini söyledi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı