« Hürriyet.com.tr

PAZARTESİ Saatin avaz avaz çığlıkları ile uyanalı daha yarım saat olmadı. Suratımdaki yastık izi bile kaybolmadan her zamanki gibi yollara düşme zamanı.

Hürriyet Haber
X
PAZARTESİ Saatin avaz avaz çığlıkları ile uyanalı daha yarım saat olmadı. Suratımdaki yastık izi bile kaybolmadan her zamanki gibi yollara düşme zamanı. Savaş boyaları sürülecek, topuklu ayakkabılar giyilecek!Günlerin en zalimi olan gün PAZARTESİ. Öfkeli bir kalabalık ile birlikte birazdan yollara düşeceğim. Sıkışık trafik hele bir de yağmur derken daha da sinirlenecek ve öfkemi dışa taşıracağım.Evet her pazartesi olduğu gibi, eski attığım adımların ayak izlerine geri basarak kürkçü dükkanıma geri döneceğim. Hayatta en nefret ettiğim atasözü bu: 'Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır.'İki günlük de olsa özgür bıraktığım ruhumun prangalanma zamanı geldi de geçiyor artık. Çöpçüler hayal kırıklarımızı süpürmüş ve kendileri kadar mutsuz olduğumuzu öğrendikleri için hain bir gülümseme ile dolaşıyorlar.Biliyorum ki bu sabah sadece benim değil, yüzlerce, binlerce, belki milyonlarca başka insanın aklında özgür bir zaman diliminde yapmayı hayal ettikleri şeyler var. Gemide karşımda oturan kadın belki benim gibi uçağa binip Londra'ya gitme hayalleri kurmuyor ama mutlaka aklından bir isyankarlık geçiriyor.Bazen "kaçmak" geliyor aklıma... Bas istifayı, çek git diyorum kendime. Ya sonra ne yapacağım. Param bittiğinde ya da -insan özgürlükten sıkılır mı bilmem ama- sıkıldığımda ne yaparım? Düşünmeden davranmaktan da nefret ediyorum. Kendimi biryerlerde ve kasa kuyruğunda, aldığım birşeylerin parasını öderken buluyorum... Ödemelerimi "taksit"lendiriyorum... Boyumu aşan borçlara giriyorum.Rasyonel düşünceden nefret ediyorum. Düşündükçe kapıldığım duygularla kendimi daha sıkı sıkıya bağlıyorum. Prangalarıma bir yenisini daha ekliyorum.Artık böyle yaşamayı öğrendim ama bir türlü alışamıyorum. Ezilmiş otlar gibiyim her yağmurda bir kez daha ayağa dikiliyor ve bir kez daha ezilip kıçımın üstüne oturuyorum.Köprü altında yaşayan insanlara özeniyorum. Herkes onlara acırken ben onlarla gurur duyuyorum. Prangalarını kırabilmiş nadir insanlar onlar. Ve biliyorum ki onlar bana şu yüksek ökçeli ayakkabıların üstünde sekerken daha çok acıyor.Her Pazartesi gibi bu Pazartesi de kendimden nefret ediyor, kendime kızıyor ve acıyorum...Akşama doğru kabullenme başlıyor. Salı, en geç Çarşamba günü ise heşeyi unutmuş kendimi kürkçü dükkanının vitrininde mutlu mesut sırıtır buluyorum.Ben bunları her hafta yaşıyorum.Ben bunları "niye" her hafta yaşıyorum?..Arzu SAYLI - 31 Mayıs 2000, Çarşamba

Kaynak:

Dün, Bugün, Yarın Bu Binada
Markalar Şehri Gaziantep
Yine OSB Rekoru Kıracak
Bayazhan'da Tarihi Eğlence
Hışvahan'a Hayran Kaldım
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
İşte yılbaşının en sıcak rotaları