Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Pazartesi öğleden sonra15.00-16.00 arasında

Son bir ay içinde, tamamen tesadüf eseri, internetteki alışveriş sitelerinde çalışan insanlarla o kadar çok görüştüm ki, meselenin kurdu olup çıktım.

Tamam, abarttığımı kabul ediyorum, meseleden bir miktar çakmaya başladım diyeyim.

Zaten görüştüğüm herkes, bu konudaki cehaletim karşısında dehşete düştü.

Ne yapayım sevmiyorum internetten alışveriş yapmayı. Benim online bir şey satın almam için, o şeyin Türkiye’de bulunmaması gerekiyor. Amazon’dan bir iki kitap ve DVD almıştım mesela. Onun için bile kendime hesap açmamış, bir arkadaşımın hesabını kullanmıştım. Bu konuda Türk kadının mükemmel bir örneğiyim.

İstiyorum ki, alacağım şeye dokunayım, elimde evireyim çevireyim. Kitap dükkanında etrafa bakına bakına zaman geçireyim. Poşetlerle eve döndüğümde ayaklarıma kara sular inmiş olsun. Markete iki kilo domates, kesme şeker, makarna almak için gireyim, raflara bakarken aklım çelinsin, lüzumlu lüzumsuz bir sürü ıvır zıvır alıp çıkayım (Şimdi böyle listeleyiverince fark ettim, bende mazoşizm var galiba).

Bir iki defa market alışverişini internetten yapayım dedim, alışveriş yaptım mı yapmadım mı anlamadım. Tatmin duygusu eksik kaldı. Üstelik ben olsam meyve ve sebzeleri daha iyi seçerdim.

Pekçok kategoride binlerce ürün satan estore.com’un genel müdürü Gülfem Toygar, ben böyle bilmiş bilmiş online alışverişi neden sevmediğimi anlatınca, "Sizin vaktiniz bol galiba" dedi. Kendimi son derece işsiz güçsüz ve arkaik hissettim. Sonra Alışveriş Cadısı olduğumu hatırladım da, kendimi toparladım. Yahu, bana vaktimi dükkan dükkan dolaşarak geçireyim diye para veriyorlar!

*

Ben estore.com’un sadece internette faaliyet gösteren bir şirket olduğunu sanıyordum. Meğer çağrı merkezi, televizyon, katalog ve cep telefonu yoluyla da satış yapıyorlarmış. 30 kategoride 150 binden fazla ürün satıyorlar. Kayıtlı 400 bin müşterileri var. Haliyle benim için bulunmaz bir kaynak.

Kullanıcılarının yüzde 76.33’ünü erkekler oluşturuyor. Bu aralar internet üzerinden alışveriş hizmeti veren tüm şirketlerin en büyük derdi, kadın müşterilerin sayısını artırmak. Açılış sayfalarına kadınların ilgisini çekecek ürünleri çıkarıyorlar, kadınların tercih edeceği kategorilere (kozmetik, giyim gibi) ağırlık vermeye çalışıyorlar. Reklamlarında onlara hitap ediyorlar.

Yine de en çok satan ürünler hep cep telefonu ve bilgisayar oluyor. Yani erkekler liderliği kaptırmıyor. Yapılan alışverişin yüzde 57.99’unu cep telefonu, yüzde 25.11’ini bilgisayar oluşturuyor.

Bu aralar en çok satanlar listesinde tuhaf bir ürün daha var: Altın. Kuyumcudan ziynet alacağınız zaman kredi kartı kullanamazsınız, ya da komisyon alırlar. Taksit de yok, peşin ödeyeceksiniz. Oysa online alışverişte hem kredi kartı kullanılıyor, hem de taksit yapılıyor. Bu nedenle bir kenara para koymak, yatırım yapmak isteyenler internetten taksitle altın alıyor.

Zaten estore’dan alışveriş yapanların yüzde 83’ü ödemeyi taksitle yapıyormuş. En çok tercih edilen taksit seçeneği 9 ay. Ardından 12 ay geliyor.

Aslında bu meseleye bir an evvel ısınmam lazım. Uygun fiyatlı alışveriş için dünyanın fırsatını kaçırıyorum.

Son bir veri daha: En çok pazartesi günleri, 15.00-16.00 arasında, en az cumartesi günleri 06.00-07.00 arasında online alışveriş yapılıyor. Demek Türk internet kullanıcıları pazartesi sendromunu alışveriş ile yenmeye çalışıyor.

Kiralık gelin ayakkabısı topuğu

Online alışveriş ile devam ediyoruz.

Halkımız neyi satacağını şaşırmış, bu kez karşımızda ayakkabısının topuğunu satılığa çıkaran bir müstakbel gelin var sevgili okurlar. Evde kaldım diyorsanız, fırsatı kaçırmayın. İşte gittigidiyor.com’da yayınlanan satılık ilanı:

"12 Ağustos’ta yapılacak olan 250 kişilik düğünde, her iki (sağ ve sol) ayakkabının topuk altı kısmına açık artırmada en yüksek teklifi veren kişinin (veya istediği bir kişinin) adı ve soyadı yazılacaktır. Sözkonusu bölümde (topuk altı) açık artırmayı kazanan kişi veya kişinin belirttiği isim (ve istenirse soyad) dışında herhangi bir isim yer almayacak ve bu kısımlar tamamen kazanana ait olacaktır.

Sözkonusu kısmın düğünden önce ve sonra fotoğrafı çekilerek, kazanana gönderilecek, ayrıca eğer istenirse kazanan talihliye yazıyı bizzat yazması veya görebilmesi amacıyla bir kişilik düğün davetiyesi de verilecektir."

Bakalım bu ilan kadın internet kullanıcısı sayısını artırabilecek mi?
X