Merhaba
Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

Hürriyet'i Takip Et

Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Görevim tehlikeydi

Cahit Akyol / Fotoğraf: Hüseyin Alsancak
25 Kasım 2012
    Görevim tehlikeydi

    İki günlüğüne bile olsa kendinizi gizli ajan gibi hissetmek ister misiniz? Ben hissettim. Hem de ünlü ajan 007 oldum. Nasıl mı?

    Ajanlık hevesim, İstanbul’daki Pera Palace Hotel Jumeirah’ın yeni bir hizmetini duyunca başladı. “Gizli Ajan Paketi ile sizi kendi filminizin ajanı yapıyoruz” deniliyordu: Aston Martin ile havaalanı transferi, Haliç manzaralı Presidental Suit’te konaklama, sabah özel ajan kahvaltısı, odaya şampanya ve çilek servisi, Orient Bar’da Vesper kokteyl, sürat teknesiyle Kız Kulesi ziyareti, Kapalıçarşı ve Sirkeci Garı’nı kapsayan şehir turu... Her şey düşünülmüştü. Geriye bir tek “varım” demek kalıyordu. Ben de öyle yaptım.

    OTOMOBİL DEĞİL CANAVAR

    İlk adım, süper lüks otomobille otele transferdi. Turuncu renkli Aston Martin’i ile Atatürk Havalimanında teslim aldım. Otomobil Madagaskar turuncusu diye bilinen renkteydi. 12 silindirli 6 bin beygir gücündeki motoruyla bir asfalt canavarı! Uzaktan fotoğraflarımı çeken arkadaşım Hüseyin ile elimdeki telsizden irtibat sağlıyorduk. Otomobile yaslanmış telsizle konuşurken yoldan geçen araçlar Aston Martin’i daha iyi görebilmek için önümüzde duruyor veya yavaşlıyordu. Allahtan konu mankeni kararlaştırılan saatte geldi de trafiği daha fazla tıkamadan hemen direksiyona geçtim. Otomobilin kadranı 320 kilometre sürati gösteriyordu. Hoş bir fanteziydi ama trafik polislerine yakalanma korkusuyla 90 kilometreyi geçmeden sahil yolundan otele doğru yola çıktım.

    PERA PALAS’TA ŞAMPANYA

    Şansıma yol açıktı. Otomobili sağ şeritten normal süratte kullanarak aracın keyfini daha fazla çıkarıyordum. Beni sollayanlardan ‘bu otomobile bu sürat yakışıyor mu’ bakışları yiyordum ama varsın olsun; 40 dakikada otelin kapısındaydım. Mata Hari, Ian Fleming gibi biri gerçekten gizli ajan, diğeri dünyanın en karizmatik ve gözde ajanının yaratıcısının kaldığı Pera Palace Hotel Jumeirah’dan içeriye girdiğimde ‘Hoş geldiniz şampanyası’ ikramı oldu.
    Ve bana ayrılan 401 numaralı süitin yolunu tuttum. Odamda şampanya ve çikolatalı çilekler beni bekliyordu. Dinlendikten sonra ver elini Kapalıçarşı dedim, turist gibi vitrinlere baktım, halıların, pırlantaların fiyatlarını sordum. Ajanlık rolüne o kadar kaptırmıştım ki, “İnsana çiklet gibi yapışan seyyar satıcılar yanıma yaklaşınca rakip ajanlar olabilir mi?” gibi garip bir paranoyaya bile kapıldım. Süratle çarşıyı terk edip Sirkeci Garı’nı gezdim. İki saat sonra otele döndüm. Smokinimi giydim. Yeniden otomobile atlayıp Kabataş’a gittim. Burada beni lüks bir sürat teknesi bekliyordu. Oldukça rüzgârlı bir havada Kız Kulesi’ne gittim. Aynen filmlerdeki ajanlar gibi smokinimle tekneyi ben kullandım. Tarihi Yarımada’yı buradan izlemenin keyfini çıkarttım. Sonra Galata Köprüsü’ne döndüm. Arabamı orada bırakmıştım.

    HERKES FOTOĞRAF ÇEKTİ

    Benim üzerimde smokin, mankenin üzerindeyse mini bir elbise vardı. Yoldan geçenler önce durup otomobilin fiyatını sormaya başladı. “485 bin Euro” diye yanıtladıkça cep telefonlarıyla fotoğrafımı çekmeye başladılar. “Belli ki mühim biriydim!” Evlerine gittiklerinde o fotoğaflara bakıp kim bilir ne düşünmüşlerdir...
    Otele döndüğümde Orient Bar’a geçtim. Kendime, âdet olduğu üzere Vesper kokteyl ısmarladım. Otelde konaklayanlar da sürekli fotoğrafları çekilen bu adamın kim olduğunu merak ediyordu. Ancak otelin müşterilerin kimliklerini açıklamama kuralı gereği personel bu soruları yanıtsız bıraktı. Bardaki turistlerin merakı arttıkça benim de keyfim artıyordu.
    Acıkmıştım. Kendime ünlü ajanın başlıca diyet yemeği olan ızgara balık fileto, kuşkonmaz, tereyağlı bezelye ve bir dilim ananas ısmarladım. Gece de erkenden 401 numaralı Franz Joseph adlı süitte yattım. Sabah kahvaltımı da odamda yapmaya karar verdim. Oda servisine büyük bardak portakal suyu, çırpılmış tavada hafifçe pişirilmiş iki yumurta, bacon, duble porsiyon kremalı espresso, tost ekmeği ve marmelat ısmarladım. Robdöşambırımı giyip kahvaltımı ederken kendime bir kadeh şampanya koydum.

    AJANLIK ZOR ZANAAT

    Çocukluk düşüm olan gizli ajan gibi yaşamanın keyfini çıkarırken gizli ajanların 24 saat hazır ve uyanık olmasının ne kadar yorucu olduğunu düşündüm.
    Komidinin üzerindeki telsizi açtım. Cihazdan gelen kısık kısık cızırtılı anonsları dinledim. Öğle saatlerinde otelden ayrılırken otelin genel müdürü Pınar Hanım bana bu iki gecelik özel konaklama paketi için iki kişilik fiyatın 5 bin 007 Euro artı KDV olduğunu hatırlattı!

    Her türlü hakkı saklıdır.

    Hürriyet Turuncu - Yorumlarınızı Yazınız
    Bu haber hakkında henüz yorum yok. Yorumlarınızı Yazınız.
     ADnet  
    Reklam için
    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding