Hürriyet'i Takip Et

Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Meriç'in bu yanı

Hakan GENCE - Fotoğraf: Fırat Koçak
8 Nisan 2012
Meriç'in bu yanı

Meriç Küçük (23) moda dergilerinin ve moda severlerin yeni gözdesi. Maritsa.co isimli blogunda hem moda yorumları yapıyor hem de kendisini fotoğraflıyor. Bu güzel ve seksi genç kadınla blogunun ötesinde kendi hikayesini, bu işe nasıl başladığını ve modaya nasıl yaklaştığını konuştuk .

Meriç Küçük, eğitimci bir ailenin ikinci çocuğu. Kendi sınırları içinde oldukça özgür bırakılarak büyüdü. 17 yaşında geleceğini seçmesi istendiğinde Boğaziçi Üniversitesi'nde okumak istediğime karar verdi. İlk tercihi olan psikolojiyi kazandı. En büyük tutkusu olan modaysa hep onunlaydı. Giyinmeyi, çevresindekileri giydirmeyi, farklı şeyler denemeyi çok seviyordu. Blog merakının bundan iki yıl önce üniversite son sınıftayken başladığını anlatıyor: "Blog yazmaya karar verişim aslında tam da moda dünyasında çalışmak isteyen bir psikoloji mezunu olma evreme denk geldi. 'Julie&Julia' filmini izlerken bir anda ihtiyacım olan şeyin bir blog olduğuna karar verdim. Elimdeki CV, bana istediğim kapıları açmayacaktı ya da belki bu yıllarımı alacaktı, ben de kendi istediğim CV'yi kendim yazmaya karar verdim. Aslında blog serüvenine 'Hayata Makyaj Yapın!' sloganıyla başladım, ancak bu hem çok uzun hem de uluslararası arenada akılda kalması çok zor bir blog ismiydi. Sonra, Meriç üzerinden ilerlerken Meriç Nehri'nin İngilizce isminin Maritsa olduğunu öğrendim. Hem fonetiği çok güzel hem de her dilde söylemek çok kolaydı. Böylece 'maritsa.co' isimli bloğu açtım. Yalnız 'com' değil, 'maritsa.co' lütfen yanlış adrese yönlenmeyin."

GERÇEKTEN O GÜN EVDEN ÇIKARKEN GİYDİĞİM KIYAFETLER

Şimdi Meriç Küçük bloguna hem yazıyor hem de kendi poz verip moda fotoğrafları çekiyor. Yani blogu için sadece kendi çalışıyor ama alt kimliklerimi sayarsak, yaklaşık yedi farklı Meriç bu iş için çalışıyor diyor: "Güncel moda haberlerini bulabileceğiniz birçok Türk ve yabancı siteler, bloglar ve portallar var. Oysa ben işin daha kişisel tarafında kalmak istiyorum. Amacım haber bülteni sunmak değil, kendi bakış açımı yansıtmak. Blogum için poz vermemin özgüvenle tabii ilgisi var. Ama bunun fizik yapımla birebir ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Özgüven fiziksel normlarınızla şekillenmiyor ki. Benim için, kendimi, giydiğim herhangi bir kıyafetin içinde iyi hissettiren vücut ölçüleri yeterli. Dolayısıyla stilimle ilgili yazı yazarken kendi proporsiyonlarımda nasıl giyindiğimi ve bunu nasıl taşıdığımı gösteriyorum. Onlar benim gerçekten o gün evden çıkarken giydiğim kıyafetler. Kıyafetimi tamamladığını düşünüyorsam, bluzümden ya da tişörtümün kenarından görünen bir iç çamaşırına da pekala o stilin bir parçası olarak blogumda yer veriyorum."

 "Kıyafetimi tamamladığını düşünüyorsam, bluzümden ya da tişörtümün kenarından görünen bir iç çamaşırına da pekala o stilin bir parçası olarak blogumda yer veriyorum"

GÜZELLİK ÖNEMLİ AMA BEN MODEL DEĞİLİM

Güzellik moda bloglarını geçin, moda dünyasında bile önemli. Ama bu tarif ettiğiniz model ölçülerine yakın bir güzellik değil. Kendinize has bir havanızın olması, eğer blogunuza fotoğraf koyuyorsanız fotojenik bir yüzünüz olması, iyi bir vücut diliniz olması gerekiyor. Ben model değilim, dolayısıyla bloguma koyduğum fotoğraflar bir modeli, yaratılmış bir kadını ya da bir projeyi değil, gerçeği yansıtıyor. 1.78 boyunda, 54 kiloyum. Sokakta, spor salonunda, plajda her gün gördüğünüz kadınlardan farklı bir durum yok.

BANNER ALMIYORUM

Blogumun ana sayfasına banner tipli küçüklü büyüklü reklamlar almıyorum. Birincisi blogumun temiz ve rafine duruşunu seviyorum, ikincisi sağda solda görünen reklamlar samimiyeti öldürüyor, yazıp çizdiğiniz her şey reklam kokmaya başlıyor gibi hissediyorum. Şu anda online bir dergide moda editörlüğü yaparak geçimimi sağlıyorum.

KADINLARA İPUÇLARI

* Çok klasik ama insan önce vücudunu bilmeli. Vurgulanacak güzel yanlarınızı ve kusurlarınızı bilmeden bu iş olmuyor. Gereksiz özgüven şovlarından kaçınmak şart. Özgüveninizi dekolteniz, vücut tipinize hiç yakışmayan kıyafetler giyebilmeniz göstermiyor.

* Belirgin bir stiliniz olacak diye uğraşmayın, uğraştıkça kendinizden uzaklaşırsınız. Giydiğinizde kendiniz gibi hissettiğiniz, sizden önde yürümeyen kilit parçaları bulup ve onların üzerinde oynayın.

* Herkesin sözünü dinlemeyin ve hatta mümkünse alışverişe gözüne güvendiğiniz biri yoksa yalnız gidin. Zayıflayınca giyilecek kıyafetlere boşuna para vermeyin, zayıflayınca gidip alırsınız, siz şimdiki halinizle iyi görünmeye bakın.

aerobilet - Yorumlarınızı Yazınız
Bu haber hakkında henüz yorum yok. Yorumlarınızı Yazınız.
 ADnet  
Reklam için
© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding