Hürriyet'i Takip Et

Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Erkekler mecburen sıkıcı

Demet CENGİZ BİLGİN-dcengiz@hurriyet.com.tr
11 Mart 2012
Erkekler mecburen sıkıcı

1924'te kurulan Hatemoğlu, Cumhuriyet'in ilk firmalarından. Markanın üçüncü kuşak temsilcilerden, Yönetim Kurulu Üyesi Hatem Saykı bir süre önce eşiyle birlikte MİB Mağazacılığı kurup perakendeye ağırlık verdi. Hatem Saykı hem Türkiye’de erkeklerin giyim kuşam alışkanlıklarını hem de kendi yaşam alışkanlıklarını anlattı.

Perakendede oldukça hızlısınız...

- 2010’u 40 mağaza ve 62 milyon lira ciroyla kapatmıştık. 2011’i 56 mağaza ve 84 milyon lira ciroyla kapattık. Hatemoğlu, Hatem Saykı, @html ve hteen markalarımızla faaliyet gösteriyoruz.

hteen 13 yaşa bile takım elbise üretiyor. Bu ihtiyacı nasıl tespit ettiniz?

- Bir baktık ki 46 bedenden yukarısına ürün yapıyoruz. 13 yaştan itibaren mezuniyetler başlıyor. Ve bu grup takım elbise bulamıyor. Bu ihtiyacı kızlarımızın okul arkadaşları ve onların velileri sayesinde tespit ettik. 12-14 yaş grubu genellikle vücut anatomisinin tam oturmadığı yıllar. O yaşa özel kalıp geliştirdik. Bir de bir erkeğin hayatında az sayıda önemli gece var: Sünnet, nişan, düğün ve tabii ki mezuniyetler... hteen bu noktada çok sempatik de bulundu.

H&M Türkiye Genel Müdürü, Türk erkeklerinin sıkıcı giyindiğini söylemişti. Sizce?

- Bu kısmen doğru bir tespit. Türkiye’yi sadece İstanbul'dan ibaret düşünmemeli. Anadolu’da erkeğin sorumlulukları farklı. Mesela bayramlarda önce çocuğa kıyafet alınır, sonra hanıma ve eğer para kalırsa erkeğe. Bu sıkıcılık biraz fedakârlıktan da kaynaklanıyor. Bir de etraf ne der baskısı var. Anadolu’da gömlek-kumaş pantolon ikilisi çok yaygın. TV dizileri, yayılan alışveriş merkezleri sosyal hayattaki giyim-kuşam alışkanlıklarını değiştiriyor. Üniversite açılan şehirlerde de giyim farklılaşıyor.

/_np/3473/16053473.jpg

Türk erkeğinin gardırobunda ne var?

- En az üç-dört beyaz ve mavi gömleği, bir siyah, bir lacivert takım elbise... Sonra bir de gri tonlarında kareli takım elbise ekleniyor. Bayramlık blazer ceket de muhakkak vardır.

Kuşaklar arasındaki en belirgin farklar neler?

- Jean ve kanvas pantolon! 40 yaş ve altındakiler kumaş pantolon kullanımını azalttı. Eskiden herkesin cebinde mendili vardı, kravat takmadan Beyoğlu’na çıkılmazdı. Pantolon askıları tamamen tarih oldu. Fular bazı kesimlerce tercih edilirdi. Artık kravat ve fular yerine kaşkol veya şal var. Gömlekle de, t-shirt’le de kullanılabilen bir aksesuvar... Mesela jean giyip, kemer takmayan bir kesim de var.

Sizce evli erkekler mi bekârlar mı daha şık? Siz evliyi, bekardan ayırt edebilir misiniz?

- Büyük ihtimal ederim. Bekâr erkek giyimini çok fazla önemsemeyebilir. Salaş giyinebilir. Evli erkekte sorumluluğu eşi alır ve evden çıkmadan son kontrolü yapar. İki bakış açısı da doğru.

Erkek alışverişinde kadının ne kadar müdahalesi oluyor?

- Müşterimiz erkek ve hemen hepsi yalnız gelir ama hafta sonları eşleriyle gelenler de var.

Kağıttan kuşlar sattım

KARİYER

* İlkokuldayken çekmeceleri para dolu otobüs biletçilerine özenirdim.

* 1980'de benzin kuyruğunda termosla su satıp avuç dolusu para kazandım.

* İlkokul 2'de, yaptığım kağıttan kuşları sınıf arkadaşlarıma satardım. Orta 1'de Bahçıvan Mehmet Amca'nın, 2'de ise Kapalıçarşı’da Mustafa Ülsever’in çırağı oldum.

* Lise bitene kadar yazları babamla çalıştım. Koli taşımaktan tezgâhtarlığa ve muhasebeye ne iş olsa yaptım. Üniversitede de Hatemoğlu’nda çalıştım.

* Üniversite sonrası önce perakende mağazamızda görev yaptım, sonra yurtdışı müşterilerimize hizmet verdim.

* Boğaziçi'nde işletme okurken Harvard Business School’da, Business Case Studies kursu aldım.

Ciddi bir sistematik var

TOPLANTI

* Her pazartesi 08.30’da bölüm yöneticileriyle bir saate yakın toplantı yaparız.

* Yine her pazartesi bölge müdürleri ve üretim planlamayla da toplantılarımız olur.

* Ayda bir salı günleri mağaza müdürleriyle tam gün toplantılar var ama ben 30-40 dakika giriyorum.

* Her çarşamba bir buçuk-iki saat süren AR-GE toplantıları oluyor. Yeni personelle eğitimlere de giriyorum. Ciddi bir toplantı sistematiğimiz var.

* İdeal toplantı süresi 30 dakika; 50 dakikayı geçmemeli. Uzarsa sıkılırım.

Okul servisine endeksliyiz

GÜNE BAŞLARKEN

* 06.15’te kalkarım. Çocukların servisi 06.45’te geldiği için bütün ev ayaktayız. Ona endeksliyiz yani.

* Uyandığımda kendimi zinde ve mutlu hissederim.

* Uyuşuk kalkmam ama sabahları çok aktivite yapacak kadar da sabah insanı değilim.

* Altı buçuk saat uyku bana yetiyor. 23.00 gibi uyurum.

* Trafiğe kalmamak için yola erken çıkarım, gazetelere göz gezdiririm.

Sauna sayılmaz değil mi

SPOR

* Hep niyetlenirim, başlarım ama bir türlü sürdüremem.

* Sekiz yıl önce ailece kayağa merak sardık. Biraz kaydım.

* Sonra tenis oynadım ama devamı gelmedi.

* Spor salonlarına üye olur, en fazla iki ay gider bırakırım. Aslında düzenli spor yapan biri olmayı çok isterdim.

* Haftada iki kez saunaya giderim. Bu spor sayılmıyor ama değil mi?

Böcek filan yemem

BESLENME

* Özel bir diyetim, beslenme disiplinim yok ama dikkatli yemeye gayret ederim.

* Seçici değilim. Yemek benim için bir öncelik değil.

* Kızartma yemem, sütlü tatlı tercih ederim.

* Her şeyin tadına bakmayı arzu ederim ama domuz eti, böcek filan yemem!

* Klasik kahvaltı yaparım, öğle yemeklerinde mönüde ne varsa onu yerim. Akşamları da hanım ne pişirdiyse...

* En çok İtalyan ve Çin mutfağını severim.

* Yemek pek pişirmem ama ayda bir veya iki kere hot-pot olur.

Deniz ve kum olsun yeter

TATİL

* Yılda iki kez birer hafta tatil yaparım.

* Türkiye'de Antalya, yurtdışında Londra, New York ve Şanghay tercih ettiğim yerler.

* Yaz tatili olarak deniz ve kum olsun yeter.

* Kış tatili için kültür turizmi tercih ederim.

* Tatilde genellikle aile bir aradadır ama bazen eşim ve çocuklar yazlığa gider.

Her çocukta yavaşladım

OTOMOBİL

* Otomobile düşkün değilim. Benim için bir araçtan ötesi değil. Güvenlik, estetik ve fiyatına önem veririm.

* Ferrari, Porsche güzel arabalar ama sorumluluk hissiyle elim gitmez onlara.

* Pahalı araba almak istemem. Aşırıya kaçmak hoş değil. Elimin altındaki her şeyi istediğim gibi harcarım duygusu yanlış. Ful özgürlük yok!

* İlk otomobilim Doğan’dı. Şu anda bir Passat’ım var.

* Şoförüm yok. Kendim kullanırım. Bekârken çok hızlıydım ama her çocukta 15-20 kilometre yavaşladım. Üç çocuğum var.

Renkli taş birikintim var

HOBİ

* Fotoğraf çekmeyi çok severim.

* Klasik müzikten ve yabancı pop müzikten hoşlanırım.

* Bilim kurgu filmleri severim.

* Renkli taşları seviyorum. Kalsedon, agat, firuze ve muhtelif minerallerden minik bir birikintim var. Ama koleksiyon denemez.

* Karakalem resim yapmayı seviyorum ama az yapabiliyorum.

* Vakit olsa kanun çalmak isterdim.

Yeniçarşım.com - Yorumlarınızı Yazınız
Bu haber hakkında henüz yorum yok. Yorumlarınızı Yazınız.
 ADnet  
Reklam için
© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding