Pazar
Kadınlar ve aşk üzerine NASİHAT MEKTUPLARI

Şermin TERZİ

Kadınlar ve aşk üzerine NASİHAT MEKTUPLARI’Bak yavrum bu da benden sana bir baba nasihatı" cümlesi, çocuklukta biraz burun kıvrılarak dinlenip, bir musibet başa gelmedikçe kıymeti bilinmeyen bir klişe. Nasihat biraz sinir, özgürlük törpüleyici, sevimsiz bir kelime gibi gözükse de, içinden yaşanmışlık geçtiği için verene keyif, alana huzursuzluk yaşatır. Hayat durdurulamıyor, geri sarılmıyor. O yüzden verilen nasihatlarla yaşamaktansa, herkes kendi bildiği gibi yaşıyor. İşte biz de Babalar Günü için Türkiye’de nam salmış babalardan, küçük yaştaki oğullarına "Kadınlar ve Aşk Üzerine Nasihatlar" mektubu yazmalarını istedik.

Kendi yaşanmışlıklarından çıkardıkları dersleri, oğullarının zamanı geldiğinde, ceplerinden çıkarıp okusun diye...

REHA MUHTAR-POYRAZ DENİZ MUHTAR (40 günlük)

Hiçbir kadına kendisini ucuz hissettirme


Sevgili Oğlum, Henüz kırkını yeni doldurdun... Tanrı izin verirse geldiğin bu muhteşem dünyayı, koskoca bir hayatı, bir erkek olarak yaşayacaksın...
/_np/6533/8236533.jpg
Kim bilir kadınlarla ne ilişkilerin olacak, kim bilir nasıl büyük aşklar yaşayacak, kim bilir hangi aşk acıları çekeceksin?

Acaba kadınlara karşı fazlaca cool takılıp kayıtsız mı kalacaksın?

Onları çok ciddiye alıp, derin acılardan mı geçeceksin?

Hayatı aşkı ve kadınları nasıl okuyacaksın bunları bilmiyorum, bilemiyorum...

Kadınlar ve aşk üzerine bir babanın kırkını henüz geçmiş oğluna nasihat verme fikri benim değil, Hürriyet Gazetesi’nin...

Ben kadınlar ve aşk konusunda sana nasihat vermeyi doğru bulmam...

Olsa olsa önerilerde bulunabilirim...

Annemin babamın bana verdiği nasihatları sevmedim ben... Nasihat kelimesini sevmediğim için dinlemedim de...

Nasihat kelimesinde bir ben bilirim edası, bir tepeden bakmacılık, bir afra bir tafra var...

Sana bunları yapmayacağım...

Aşkta nasihat olmaz, belki birkaç öneri...

Bugün kardeşin Mina’yla bana sunduğunuz "ilk biyolojik babalar günüm..."

Ağabeyin Engin Deniz annene anneliği, ablan Ayşe Nazlı bana babalığı daha önce tattırmıştı...

Ne mutlu ki, kardeşin Mina’ya siz doğmadan üç yıl önce, daha annenizi bile tanımadığım o günlerde "Mina’ya Mektuplar" diye bir kitap yazmıştım...

Mina Deniz, kendini veya kadınları o kitapta ne kadar bulur bilemem...

Sen bir erkeksin...

Sana kadınları ve aşkı anlatmak ve önerilerde bulunmak çok daha zor...

Çünkü "erkek gibi erkek olmak" çok zor bir şey sevgili Poyraz Deniz...

AŞKTAN KORKMA

Sana öncelikle şunu önerebilirim: Hayatına iyi ve akıllı kadınları al...

Çünkü senin erkek olma sürecini hayatına giren kadınlar belirleyecek...

Onlar sana kadınlar karşısında nasıl davranman gerektiğini gösterecek...

Onlarla janti olmasını öğreneceksin, onlarla kadınlara muhteşem jestler yapabilecek kıvraklıklara geleceksin, onlarla güzel giyinmesini, onlarla iyi sevişmesini öğreneceksin...

Onlar senin hayatındaki değişmez hocaların olacak...

Kadınlar seni ehlileştirecek, makyajlayacak, karizmalaştıracak...

Aşık ol... Aşık olmaktan korkma...

Her aşkın kadını seni bir başka düzleme kanatlandıracak...

Her biten ilişki sana hayatla ilgili çok değerli dersler sunacak, seni geliştirecek, tekamül ettirecek...

Kadınlardan korkma Poyraz Deniz...

Eğer onurlarıyla oynamazsan, eğer gururlarını herkesin ortasında kırmazsan, eğer kadınlık duygularıyla alay etmezsen, sana "çok iyi dost olurlar kadınlar..."

Ama bunun için biraz çalışman gerekiyor...

Biraz karizma yapman, onlar kadar güçlü olman gerekiyor... Yoksa güçsüz erkekleri sevmez kadınlar...

O zaman top diye oynarlar onlarla...

Kadınları sev ve onlara çok değer ver sevgili Poyraz Deniz... Ama bana sorarsan onların çizdiği zikzakları takip etme, dehlizlerinde kaybolur, denizlerinde boğulursun...

Hayatına giren her kadın zaten senin üzerinde çok etkilidir... Bu etkiyi bil, ama sakın seni bütünüyle yönetmesine izin verme...

Her kadın bir erkeği tamamıyla yönetmek için sonsuz ve sınırsız bir arzu duyar...

Onu tam anlamıyla yönettiğine kanaat getirirse, ondan hafif sıkılır...

Unutma ki, kadın yöneteceği erkeği arar ama yönetemeyeceği erkeğe arıza duyar...

O KENDİLİĞİNDEN GELECEK

Son olarak senin hayatında "kadınlarla ilişkilerini belirleyecek" çok güzel ve çok anlayışlı bir annen var sevgili Poyraz Deniz...

Annenin anlayışının ve güzelliğinin sende bir özgüven duygusu yaratacağından eminim... Ve fakat, annende bulduğun anlayışın aynısı elbette ki hayatına girecek kadınlarda olmayacak...

Onlar senin annen değil, sevgilin olacaklar...

Önceleri hayal kırıklıkları yaşayacaksın...

Üzüleceksin, için acıyacak...

Sonra belki umarsız bir kayıtsızlığın dehlizlerine savrulup gününü gün, geceni gece edeceksin... Farketmez, bunların hepsi seni olgunlaştıracak...

Eğer hayatta iyiysen, doğruysan, bir gün muhtemeldir ki karşına elmanın ikinci yarısı olan kadın çıkacak...

Onu çok bekleme, her kadında onu arama, o kendiliğinden gelecek...

Seni tamamlayan kadın, sana huzur veren kadın olacak... Sen de ona huzur vereceksin...

O zamana kadar, kadınları hor görme...

Onları tek gecelik yatılacak yaratıklar olarak hiç değerlendirme... Hiçbir kadına kendisini "ucuz" hissetirtme...

Kolay gelsin yavrum...

NURİ SOYSAL - HASAN VE ÖMER SOYSAL (11)

Aşık olunca, kalbin öyle çarpar ki aklının sesini duyamazsın bile

/_np/6534/8236534.jpg
Ağabeyiniz Mehmet’in bana yarım yarım da olsa ilk "baba" deyişinin üzerinden 20 yılı aşkın zaman geçti.

Demek ki 20 yıldır, bu sözün ağırlığını taşıyorum omuzlarımda.

Ağır yük derken, taşınması zor bir şey değil sözünü ettiğim. Tam tersi çok zevkli bir yük.

Ama insana bir ağırlık vermiyor da değil.

Attığım her adıma daha dikkat etmem bundan sanırım.

Bana bu mektubun konusunun "kadınlar ve aşk üzerine oğullarıma nasihatlar" olduğu söylendi.

Hem kolay hem de zor bir konu.

Kolay, çünkü sizi bana veren annenizle geçirdiğim hayatta önemli ve basit bir şey öğrendim:

Sevgini göstermeye korkma!

Zor, çünkü her kadın birbirinden farklı. Benim, tek bir kadından aldığım yaşam derslerimin herkes için geçerli olma ihtimali zayıf.

Çünkü her kadın apayrı bir dünya. Onları tanıdıkça yaşamın renklerini, zevklerini ve tadlarını daha iyi algılarsınız.

Bu tanıma yolculuğunun da o kadar kolay olmayacağını bilin.

Ama şunu da bilin ki; sevgiyle bağlanacağınız ve sizi seven bir kadınla karşılaşmanız, hayatta başınıza gelebilecek en iyi şey!

Doğru kadını bulduğunuzu düşündüğünüzde, bunu yüreğinizde hissettiğinizde onun değerini bilin.

Bilin ki, bir daha onun bir benzerini bulabilmeniz o kadar da kolay olmayacak.

Bu insanın başına hayatta bir kere gelir.

Bazı insanlara iki kere uğradığı da olmuştur ama gerçek sevgiden söz ediyorsak, bununla bir kez karşılacağınızı unutmayın.

İşte o zaman da değerini bilin.

Sevgi, ortaya konulduğu ve göstermekten kaçınılmadığı zaman büyür. Sevgi biten bir şey değildir. Kendini besler, beslendikçe olgunlaşır.

Sevginizi göstermeye utanmayın.

Bizim ülkemizde erkekler biraz da "ağır ol da molla desinler" baskısıyla büyütülür.

Halbuki küçük bir erkek çocuğuyla, olgun bir erkek arasındaki tek fark oyuncaklarıdır!

Ağır olmak zararlı bir şey değil ama bunu bir hayat rolü haline getirirseniz karşılığında alacağınız tek şey can sıkıntısıdır.

Eğlenceli olmaya, hayattan keyif almaya bakın. Unutmayın, kızlar eğlenceli erkekleri severler.

Eğlenceli olmak, sadece "lay lay lom" yapmak değildir.

Geniş bir kültür sahibi olmak, dünyadan haberdar olmak, bir erkeği eğlenceli yapacak şeylerin başında gelir. Edebiyattan, şiirden, sanattan ve okumaktan vazgeçmeyin.

Başarı da, beğendiğiniz bir kadının dikkatini çekmenin iyi bir yoludur. Bu yüzden çalışın, meslek sahibi olun, bilginizi geliştirin.

Bir doktor olarak, aşkın temel bir dürtü ve fizyolojik bir ihtiyaç olduğunu söyleyebilirim.

Aşık olunca feniletilamin, dopamin ve norepinefrin salgıları insana heyecan, motivasyon ve mutluluk verir. Çarpıntı ve uykusuzluk oluşur.

Hatta aşık olunca "Kalbin öyle yüksek çarpar ki, aklının sesini duyamazsın" bile.

Ama unutmayın ki aşkı kadınlar başlatır. Seçimi daima kadınlar yapar.

Sevdiğiniz kadının sizin gibi bir birey ve insan olduğunu unutmayın.

Onunla eşit olduğunuzu, onun sahibi değil sevgilisi olduğunuzu hiç aklınızdan çıkarmayın.

Size tavsiyem, yüreğinizi sevgiyle herkese açabilen ve sizi aklıyla sevip, aşık olan kadının peşinden gidin.

Sizler ve ağabeyiniz benim için candan öte sevdalarsınız.

İçinizde hep yepyeni sevdalar yaratabilmeyi başarmalısınız.

MUSTAFA SANDAL- YAMAN SANDAL (11 aylık)

Erkekler kadınlara sadece asistanlık yapar


Sevgili oğlum,/_np/6535/8236535.jpg

Kadınlarla ilişkilerinde seninle hep yakından ilgileneceğim.

Sana en önemli tavsiyem; Sakın bir kadından daha zeki olduğunu zannetme. Onların zekası bizden o kadar üstün ki, ben bile bunu çok geç öğrendim...

Evlenip çocuk sahibi olduktan sonra gördüm ki, kadınlardan öğreneceğimiz çok şey var.

Onlar bize her defasında, az şey bildiğimizi hatırlatacak şeyleri yüzümüze nazikçe çarpar.

Erkekler aslında kadınlara sadece asistanlık yapar.

Onlar doğurur, büyütür, besler. Biz de eşlik ederiz.

Çok romantik bir beyefendi ol. Bir demet papatyanın çok şeyi değiştireceğini bil...

Aşkın asla basit bir şey olmadığını, sevmenin ve aşık olmanın seni olgunlaştıracağını aklının bir köşesine kazı. Asla, "aşk acı çektirir" diyerek sevmekten korkma. Sonuna kadar sev.

O sevginin içinde acı çekmek varsa, zaten onu er ya da geç çekeceksin...

Kadınlar sıcak bir dokunuşla kendini sana emanet edebilecek kadar narin ve zarif, soğuk bir bakışınla senden kaçıp hayatından yok olacak kadar cesurdur.

Unutma ki, mutluluğu yakalamak senin elinde.

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bil.

Kadınların ruhunu okşamazsan, açamayan tomurcuğa dönerler. Sıcak bir tebessüm, bir dokunuş, yanağına kondurduğun bir buse, kulağına fısıldadığın bir cümle pek çok kadın için yeter de artar.

Hiçbir zaman bir başka benliğin esiri olma...

Önce kendine ait ol... Unutma ki, kadınlar kendi olabilmeyi başarmış erkekleri sever.

MEHMET ALİ ERBİL - ALİ SADİ ERBİL (3)

Mutluluğun iki sebebi; kadınlar ve aşk

Oğlum;

Sana bırakacağım en büyük miras olsun bu satırlarım.../_np/6536/8236536.jpg

Hayatının en önemli nasihatlarından biri olacak bu okudukların...

Mutluluğun iki ana sebebi kadınlar ve aşk...

Önce aşkı deneyecek sonra da bunu senin için önemli olan insana hissettireceksin... Birçok deneyimlerin olacak sağlıklı bir erkek olarak...

Kimi zaman üzüleceksin...

Çünkü sen; duygusal bir yengeç erkeğisin...

Kimi zaman da istemeden ve farkına varmadan inciteceksin...

Annen ve ben sana sevgiyi, değer vermeyi, değerini bilmeyi ve bu değerlerine sahip çıkmayı öğretmeye çalış...

Ömür boyunca yaşanılan en güzel duygulardan biridir aşk...

Aşkı yaşamaktan korkma, aşkına sahip çık ve onu koru!

Hisset! Hissettir!

Sana sevgiyi, saygıyı, sadakati ve özel olduğunu hissettirecek en değerli şey kadınlardır...

Ona sadık ol, şefkatle sev ve en güzel duyguları hissettir...

Aşk ve kadın!

Akrep ve yelkovan misali...

Birbirlerini yakaladıklarında...

İşte tam o saat başında nefesini tut ve bekle... Sana tüm güzellikleri sunmalarına izin ver ve bırak kendini onlara...

Değerlerini bilerek sonuna kadar yaşa!

KERİMCAN GÜLERYÜZ - ALİ GÜLERYÜZ (5)

Biz erkek olmayı da kadınlardan öğreniriz

Sevgili oğlum,

Bilgilerin babadan oğula aktarılmasıyla daha ileriye, daha doğruya gideriz.

O yüzden söyleceklerim biraz benden, biraz deden Mehmet Güleryüz’den...

Kadınları hayatında nereye koyacağını bünyen tayin edecek.

Kendi duygularını ön plana almaktan daha önemli, beraber olduğun kadına zaman ayırmak, anlamaya çalışma.

Kadınları iyi gözlemle.

Onları öğren ama unutma ki, kadınlarla ilgili hiçbir bilgi mutlak değildir.

Daima kalbini dinle. Kalp insanı hep doğru yönlendirir.

Her kadında başka bir hal, başka bir yüzey ve meseleyle karşılaşacaksın.

Ama bunlar bir bütünü oluşturacak ve kadının neyi önemsediğini anlamana yardımcı olacak.

Karşındakine zaman ve nefes alma imkanı ver.

Önemli olan onu bunaltarak sevmek değil, onun beyninde dolanarak ona huzur vermektir.

Bu genelde erkekler için zordur.

Ama kadınlara ilgini ve sevgini sıkıştırmadan, zorlamadan hissettirmen en güzel yoldur.

Unutma ki, biz erkek olmayı da kadınlardan öğreniriz!

Hayatı, gücü, zaafları, inşa etmeyi, yıkmayı onlar bize öğretir.

Bir kadının karşısına "Ben biliyorum" diye peşin hükümlü çıkma.

Bu düşeceğin en büyük tuzaktır.

Seni daima ve sonsuzca seven baban.

İBRAHİM KUTLUAY - ÖMER KUTLAY (2,5 aylık)

Aşkının peşinden git ve ona sahip çık

Sevgili oğlum,

Henüz 2,5 aylıksın. Baba olarak tek dileğim sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir hayatın olması.

Bana düşen seni bu hayata hazırlamak.

Hayatın içinde en çok da aşk var.

Aşk, tarifi yapılamayan bir duygu.

Kadınları ise çözebilene henüz rastlanmadı.

Bu iki konuda sana nasıl yardımcı olacağımı aslında bilmiyorum.

Verebileceğim en iyi tavsiye; "Aşık olduğun ve sana aşık olan bir kadınla evlen!"

Umarım sen de benim gibi bu şansı yakalarsın.

İnan hayat böyle daha tatlı ve güzel.

Kadınları anlamaya çalışma ama tanımaya çalış.

Bütün kadınlar aynı değildir.

Onlara önem ver, değerli kıl.

Ama hiçbir kadın için doğrularından ve karakterinden ödün verme.

Aşk, yaşanası en güzel duygu.

Aşkının peşinden git ve ona sahip çık.

Hayatın sana neler göstereceğini kimse bilemez.

Ama sen her şartta dürüst, çalışkan, sorumluluk sahibi, karakterli ve iyi kalpli ol.

Unutma ki, iyiler her zaman kazanır.

Baban...



21 Haziran 2009