Ege Haberleri

    Pazar Sohbeti

    Hürriyet Haber
    17.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Nesrin COŞKUN

    Hanım eli farkı

    Eğitim ve Diş Hastanesi'nin Başhekimi Doç. Dr. Gülay Vural, adım adım yürüttüğü çalışmalarla çağdaş bir sağlık tesisi yarattı, belgesini de aldı.

    İZMİR Eğitim Diş Hastanesi'nde yenilenme, çağdaşlaşma yolundaki adımlar, ‘‘Çalışana ve hastaya saygı’’ anlayışıyla bütünleştirilince ortaya kalitesi tescilli bir sağlık kurumu çıktı. Bu değişimin ardında ise ‘‘Hanım eli’’ var. Bir ara kesintiye uğramasına karşın 7 yıldır başhekimliği yürüten Doç. Dr. Gülay Vural, değişimin mimarı. Vural, kolay olmasa da ‘‘Katılımcı yönetim’’ anlayışını inandırdığı ekibiyle örnek bir sağlık kurumu yarattı.

    TÜRKİYE'de tek olup, kamu sağlık tesisleri arasında kalite belgeli ilk hastane olan kurum, bu özelliğiyle Vural'ı da uluslararası bir organizasyona taşıdı. Vural, İsrail'den ‘‘Sağlık sistemleri yönetimi diploması’’ alan ilk ve tek Türk oldu. 50'sinde diploma alıp amatörlükten profesyonelliğe geçen Vural, artık farklı bir yöneticilik anlayışında. Vural, diplomasız yönetici olarak hastaneye getirdikleriyle diplomalı getireceklerini anlattı.

    Nasıl bir hastaneye yönetici oldunuz?

    O ZAMAN da bir bölge hastanesiydi. Felsefe olarak günlük hasta sayısının takip edildiği, dikkate alındığı bir işleyiş vardı. Halbuki biz sağlıkçılar olarak halkımızın daha kaliteli, daha iyi takip edilebilir, denetlenebilir bir hizmet almasının mümkün olduğunu düşünüyorduk.

    Değişim nasıl başladı?

    ÖNCE teknik altyapımızı gözden geçirip o andaki durumumuzu, nelere ihtiyacımız olduğunu saptamamız, ikinci olarak ta personelimizin daha kaliteli hizmeti vermek için neleri hedef alacağını belirlemek gerekiyordu. Siz bir şeyler verdiğiniz zaman sonuca ulaşmanız çok zor. Talep karşıdan geldiği zaman çok çabuk ulaşıyorsunuz. Personeli motive ederek, bizden bir takım taleplerde bulunmalarını sağladık.

    Bu nasıl oldu?

    ALT komisyonlar kuruldu. Her kliniğin görüşlerini, bir noktada hayallerini dinledik. Sonra hepsi bunları süzgeçten geçirdi. (Bunlar hayal, şunları yapabiliriz, bunları yapamayız) noktasına geldiler. Neleri yapabileceklerini kendileri belirlediler.

    Hastalar yıllarca bekliyor, sorun çözülmüyor.

    SORUN Ortodonti Kliniği'mizdeki asistan açığı. 40 bin kayıtlı çocuk hastamız var. 5 bin kadarının tedavileri tamamlandı. 3 bini aktif tedavide. Geri kalanları kontrol altında. 6 aylık-bir yıllık kontrollerle biz bu hastaların yüzde 40'ını tedavi ediyoruz. Yaklaşık 15 bin tel takılarak tedavi edilmesi gereken hastamız var. Tedavi uzun, 2 yılda hasta 30 kez geliyor. İl dışından gelenler için maddi manevi yıkım. Ancak bakanlığımız ilk kez bu konu üzerinde ciddi duruyor. Eminim ki çözüme ulaşacak.

    Kalite belgesi bu koşullarda nasıl alındı?

    ‘‘BİZ devlet hastanesiyiz, kalite neyimize’’ gibi karşı çıkmalar oldu. Yine çalışanı konunun içine çektik. Sistemimizi sorguladık. ‘‘Ortodontide 5 yıl sonraya gün verirken, ne kalitesinden söz ediyorsunuz’’ diyebilirsiniz. Orada kalitenin anlamı şu; Hastaya 5 yıl sonra diyorsam, günü gelince mutlaka alacağım. Kalitede hedef bu. Hastayı sıfırlamak, hastaya çabuk bakmak değil. Hastaya vaadettiğiniz şeyi vaadettiğiniz süre içinde ve onun haklarını koruyarak yapmak. Biz bu işi şu kurallarla, şu sırayla yaparız standardı getirdik.

    İsrail'deki organizasyona nasıl seçildiniz?

    SANIRIM, hastaneye kalite belgesi kazandırmak etkili oldu. New York Üniversitesi'nde aldığım eğitimin de etkisi var herhalde. Bu grup içinde burs verdikleri tek kişiydim. Bu başka bir onur yaşattı.

    Kimlerle, nasıl bir eğitim aldınız?

    İSRAİL'de Kibutz Mizra denilen yerleşim merkezindeki Gallilee Koleji Kampusu'nda Filipinler'den Meksika'ya, Uganda'dan Hindistan'a çeşitli ülke ve meslek gruplarından bir araya gelen 80 kişiydik. 16 kişilik sağlık eğitim grubunda tek diş hekimi bendim. Sistemin özü, sağlık konusunda projelerin nasıl hazırlanacağıydı. İnsan kaynaklarından finansa, ileşitim araçlarına her türlü detay ele alındı. Beyin fırtınası, arkasından hedeflerin saptanması, öncelikler sırası ve nereye gideceğinizin belirlenmesi şeklinde yoğun bir eğitim oldu.

    Size neler kazandırdı?

    UFKUMU çok açtı, çok heyecanlıyım. Çünkü karanlıkta el yordamıyla iyi işler yapmışım, onu öğrendim. Ama çok zaman kaybetmişim. Onu da gördüm. Böyle bir programın Türkiye'ye neler kazandırabileceğini bir raporla müsteşarıma ilettim, organize edilmesini önerdim. O zaman hiçbir başhekimin, koltuğunun altında dosyalarla, Ankara'ya gidip gelmesine gerek kalmaz, Bakanlığımız da, bizler de çok rahat ederiz. 50 yaşında bile olsam, emekliliğim gelmiş bile olsa hala fikir bazında çok şey verebileceğime inanıyorum. Ekonomi, finans ve projeksiyon, hepsi hakkında çok şey öğrendim. Bu bilgiler beni hizmet bekleyen 40 bin çocuk hastamızı 20 bine indirecek formüllere götürecek.

    Her klinik hayallerini ortaya koydu. Bu hayaller öyle bir noktaya geldi ki insanlar bunları süzgüden geçirdi. ‘Bunlar hayal, şunları yapabiliriz, bunları yapamayız’ dedi, neleri yapabileceklerini kendileri belirlediler

    Türkiye'de mutlaka her yöneticinin alması gereken bir eğitimden geçtim. Ufkumu çok açtı, çok heyecanlıyım. Çünkü şunu öğrendim; karanlıkta el yordamıyla iyi işler yapmışım. Onun için bir rahatlama oldu bende. Ama çok zaman kaybetmişim. Onu da gördüm.

    Kimdir?

    1950 Sivas doğumlu Gülay Vural, 1973'de Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi'nden mezun oldu, aynı fakültede 1977'de ortodonti uzmanlığını, 1982'de doçent ünvanını aldı. 1980/81 yıllarında ABD Pittsburg ve New York State üniversitelerinde konuk öğretim üyesi olarak görev aldı. 1990'da Sağlık Bakanlığı İzmir Eğitim Diş Hastanesi'ne Ortodonti Klinik Şefi olarak atandı. 5 yıldır başhekimliği yürüten Vural, meslektaşı Doç. Dr. Faruk Vural'la evli. İki çocuk annesi Vural, çok sayıda Türk ve yabancı meslek örgütüne üye. İngilizce bilen Vural'ın 40 kadar yazılı ve sözlü bildirisi bulunuyor. Vural, çeşitli sosyal dernek, vakıflarda aktif görev alıyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı