Ege Haberleri

EGE

    Pazar Sohbeti

    Hürriyet Haber
    10 Aralık 2000 - 00:00Son Güncelleme : 10 Aralık 2000 - 00:01

    İzmirli İngiliz diplomat

    İngiltere'nin İzmir Konsolosu Willie Buttigieg, kentin ve bölgenin özellikle turizm potansiyelinin iyi kullanılamadığı görüşünde

    İZMİR'de İngiltere'yi temsil eden ve herkesin ‘‘Bay Willie’’ olarak tanıdığı Willie Buttigieg, 260 yıllık İzmirli bir ailenin ferdi. Anne tarafı 1840 yılında, baba tarafı ise 1870 yılında Malta'dan İzmir'e göç edip yerleşmiş. 260 yıldan beri atalarının ve kendisinin yaşadığı kentine aşık. Tarihe ise inanılmaz bir merakı var. Dedesinin av tutkusu, onun 9 yaşında av tüfeği kullanmasına neden olmuş. Bu tutku zamanla inanılmaz bir silah koleksiyoncusu yapmış kendisini. Yüzlerce av tüfeği ve silahı antikacılardan satın almış. Bunların bir bölümünü Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne müze kurulması için bağışlamış. Willie'nin son günlerdeki en büyük çabası ise turizmde kan kaybeden İzmir'in sorunlarını gündeme taşımak. Belediye Başkanı'ndan diğer yetkililere birçok kişiyle görüşlerini paylaşıyor. Yıllar önce turizm sektöründe çalışan Konsolos Willie Buttigieg, bir İzmir tutkunu olarak sorularımızı yanıtladı.

    Turizmde İzmir niçin geriledi ? Bunu neye bağlıyorsunuz?

    GEÇMİŞTE turistlerin çoğu İzmir'e geliyordu. Hatta İzmir'den turistler İstanbul'a götürülüyordu. Türkiye turları yapılıyordu. Ben de turizm sektöründen geliyorum. Bugün iş değişti. Her tarafa turist gidiyor, Ancak, İzmir nedense pasifize oldu. En büyük sorunlarımızdan biri, acenta sektörünün yurtdışında anormal biçimde güçlenmesi. Holdingler, büyük şirketler acentaları satın aldı. Avrupa'da ve dünyada acımasız bir savaş var turizmde. Küçükler git gide büyük şirketler bünyesine giriyor ve güçlü oluyor. Bizim turizm acentalarımız işlerini karşı tarafa bıraktı. Yabancılar turist getirsinler diye bekledi. Hala bu sistem devam ediyor. Ancak, görüyoruz ki, böyle devam etmeyecek.

    Acentaların yeniden yapılanmasını mı öneriyorsunuz?

    BİZİM de acentalarımızı güçlendirmemiz gerekli. Gördüğüm kadarıyla, acentalarımız, Avrupa'daki kadar güçlü değil. Buradan bir acenta İngiltere'ye gidip tur satmaya kalkarsa, oradaki büyük acentanın engelleme şansı var. Çok düşük fiyat verip, tekeli elinde tutma şansı var. Biz de onlar gibi güçlü olarak yurtdışına gidersek karşılarına çıkarız. Özetle, artık bizim kendi turlarımızı satmamız lazım.

    İzmir bunu hasıl başaracak. Yolu sizce nedir?

    CHARTER uçaklar açısından büyük kan kaybı var. Gecede 35-39 charter uçağı inerken, bu sayı halen haftada 10-15'e düştü. Bodrum Havaalanı da İzmir'e darbe vurdu. Turisti kent içine çekmek için birşeyler sunmamız gerekli. Örneğin, Arkeoloji Müzesi yanlış yerde. Acentalar, şehir içine girmiyor. Konak'a hiç girmiyor. Müze istatistiklerinden düşüş belli. Bu müzeyi ya havaalanı yolu, ya eski salhane, ya da fuar içine taşınmasını önerdim. Örneğin, Bayraklı var. Kaç turist gidiyor Bayraklı'ya? Bunu pazarlamamız lazım. Daha ileride bir önerim ise sanayiden fazla Türkiye'ye gelir getirebilecek turizm için Londra'daki British Museum, Almanya'daki Berlin Müzesi gibi İzmir'de bir müze kurulması. Hangi taşı kaldırsanız altından tarihi eser çıkan bir kentteyiz. Bunu başarabiliriz.

    İngiltere'den ne kadar turist geldi?

    BÖLGEYE İngiltere'den 800 binin üzerinde İngiliz turist geldi. Bu artacak. Ancak, bazı sorunları aşmamız gerekli. Sadece İngiltere'den değil, tüm dünyadan büyük artışlar olacak. Son olarak İsrail'e giden bir İngiliz arkadaşım, burada karşılaştıklarını anlattı ve Türkiye'nin alacağı turistin halen dörtte birini aldığını söyledi.

    İngiliz konukların bölgedeki tercihleri nereler?

    İZMİR içinde pek turist kalmıyor. Halen Çeşme ve Foça faal durumda. Ancak, Çeşme ve Foça'da da İngiliz turist açısından düşüş var. Foça ve Çeşme'ye önümüzdeki yıl da gelmeye devam edecekler ama özellikle Çeşme'de risk var. Düşüncelerini aldığım İngilizler, Çeşme'de sadece deniz ile yetinmek durumunda kaldıklarını söylüyorlar. Efes ve Bergama'ya gitmek zaman alıyor. Oysa, örneğin Çeşme Kalesi niçin Bodrum kalesi gibi düzenlenmesin? Antik Erithrai Kenti var. Kapatıldı. Bunlar devreye alınırsa sadece deniz ile sınırlı kalınmaz.

    Diğer dezavantajlarımız neler?

    ŞU anda en çok turisti çeken yer Antalya. Marmaris bizim bölgemizden iyi. Antalya aldı başını gidiyor. Yakında daha da artacak. Disney World gibi projeler gelişiyor. Örneğin golf alanları çoğalıyor. Avrupa'dan sadece golf için gelen bile var. Ege'de bunların hiçbiri yok. Turiste bunları sunmak gerekli.

    Diğer alanlarda ilişkiler nasıl? Örneğin eğitim ve ticari alanda ilişkiler de gelişiyor sanırım?

    İZMİR'in kalkınması en büyük idealim. Bu benim şehrim, memleketim. Benim için İzmir çok önemli ve koyu bir İzmir aşığıyım. Turizmde belki olumsuz bir tablo çizdim ama diğer açılardan iyi giden yanlar var. Sanayi açısından iyi gidiyor. Ticari ilişkiler gelişiyor. Organize sanayi bölgeleri gelişiyor. Marmara sıkıştı. Buradaki daralmanın İzmir'de yeni potansiyel yaratacağı inancındayım. Eğitim ilişkileri ile hızla gelişiyor. Son yıllarda Türkiye'den İngiltere'ye eğitime giden çok öğrenci var. İngilizce'nin ticari ve diplomatik lisana girmesi ilgiyi artırdı. Buradaki öğrenci yüksek öğrenim yapmasa bile ailesi İngiltere'ye İngilizce öğrenmesi için göndermeye çaba harcıyor.

    İzmir için umutlu musunuz?

    EVET, inanıyorum. İzmir eski yerini alacak. Zaten İzmir tarih boyunca önemliydi. Birçok açıdan İstanbul'a kaptırdığımız öncülükleri geri alacağımız inancındayım.

    Turisti kent içine çekmek için birşeyler sunmamız gerekli. Örneğin, Arkeoloji Müzesi yanlış yerde. Acentalar, şehir içine girmiyor. Konak'a hiç girmiyor. Müze istatistiklerinden düşüş belli.

    Marmara sıkıştı. Buradaki daralmanın İzmir'de yeni potansiyel yaratacağı inancındayım. Zaten İzmir tarih boyunca önemliydi. Birçok açıdan İstanbul'a kaptırdığımız öncülükleri geri alacağımız inancındayım.

    Kimdir

    İZMİR'de doğdu. St. Joseph Lisesi'ni bitirdi. Üniversite eğitimini İngiltere ile mektupla eğitim çerçevesinde ‘‘İngiliz Dili Edebiyatı’’ alanında yaptı. Üniversite eğitiminden sonra bir ticari kuruluşta çalıştı. Ardından turizm sektörüne geçti. 1973 yılında İngiltere'nin İzmir Konsolosu olarak atandı. 27 yıldır bu görevini sürdürüyor. Evli ve iki çocuk babası olan Willie Buttigieg, 5 dili ana dili gibi konuşuyor. Lisede Fransızca, üniversitede İngilizce eğitim alan Buttigieg, çocukluğunu geçirdiği Alsancak'taki Rum yerleşimi nedeniyle Rumca'sını mükemmel hale getirdi. Willie, Türkçe ve İtalyanca da biliyor.

    3 yıllık ticaret programı

    İNGİLİZ Hükümeti, Türkiye ile iş ilişkilerinin geliştirilmesi için 3 yıllık bir program hazırladı. Türkiye'yi gelişmekte olan pazarlar arasında değerlendirdi. Bu çerçevede İzmir Konsolosluğu'nda ticari bölüm açıldı. 2 yılı dolan bu program çerçevesinde özellikle Türkiye'deki küçük ve orta boy işletmelerin ilişkilerini geliştirmesi hedef alındı. Daha çok İstanbul ağırlıklı olarak gelişen ilişkilerde İzmir'de de kıpırdanmalar oldu. Türk işadamlarının özellikle makine alımlarında İngiltere'yi pahalı olarak değerlendirmesi, Almanya ve İtalya'ya yönelmesi ise dikkat çekti. Bu nedenle Türk işadamlarına dönük tanıtım programlarına ağırlık verildi. İngiliz işadamlarına ise Türkiye'ye yatırım yapmaları konusunda önerilerin bu program çerçevesinde sürdüğü kaydedildi.

    İngilizler’in evlilikleri

    BU yıl İzmir Konsolosluğu'nun sorumluluk bölgesi olan Foça, Dikili, Çeşme, Kuşadası, Didim, Bodrum, Marmaris ve Fethiye'de evlilikle yerleşimler oldu. 350 kişi bir Türk'le evlilik yapmak için belge aldı. Evlilikler hızla artıyor. Evlenenlerin bir bölümü İngiltere'ye, bazıları Türkiye'ye yerleşti. Bu çiftler iki ülke arasında bağlarını koparmadan yaşıyor. Türk insanının cana yakın ve misafirperver özellikleri İngilizler'in evliliğinde rol oynuyor. Sakin bir yaşam sürme isteğinin yanı sıra İngiliz parasının değerli olması ve maaşlarıyla Türkiye'de rahat geçinmeleri Türkiye'ye yerleşimi etkiliyor. Bölgedeki İngiliz yerleşiminin toplam sayısı ise 765'e ulaştı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı